‘Kadın özgürlüğü, cinsiyet eşitliği politikamızın temel taşlarıdır’

08:31

 


Gülşen Koçuk / JINHA


AMED – İki yıldır demokratik anayasa çalışmalarını yürüten Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda yer alan BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, yeni Anayasa için gelinen aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, komisyonda gerçekleştirilen tartışmaların tarihe not olarak düşeceğini belirtti. Kadın haklarına ilişkin komisyona sundukları önerilerle komisyonda bir kadın bakış açısının da oluşmaya başladığına işaret eden Meral, “Kadın özgürlüğü, cinsiyet eşitliği politikamızın temel taşlarından biridir” dedi.


12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında askeri yönetim emriyle danışma meclisi tarafından hazırlanan ve 18 Ekim 1982 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren ve hala da “Darbe Anayasası” olarak anılan Türkiye Anayasası, günümüzde de tartışılmaya devam ediyor. Darbe Anayasası’nın değişmesi için TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda yer alanlardan BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, 1982 Anayasası’nın korunduğu, vatandaşın hak ve özgürlüklerinin dikkate alınmadığı bir anayasa olduğunu belirtti. 1982 Anayasası ile gelen birçok sınırlamayla hak ve özgürlüklerin özünün boşaltıldığını ifade eden Meral, “Anayasa, en üst norm olarak belirli koruma sağlayamadığı zaman; yasal değişiklikler, zihniyet ve geleneklere, toplum yaşamına, ön yargılara, hayata yön veren olgular devam ediyor” dedi. Ayrıca Meral, yürürlükte olan Anayasa’nın Türk, Müslüman ve erkek olmayan kadın, çocuk, LGBT ve engelli yurttaşların eşitlik taleplerini karşılamayacak bir noktada olduğunu kaydetti.


‘Tartışmalar tarihe not olarak düşecek’


Katılımcı ve çoğulcu bir Anayasa için toplumun kendisini ifade edebileceği, taleplerini dile getirebileceği özgür bir ortamın sağlanması gerektiğini vurgulayan Meral, “Darbe Anayasası” olarak anılan Anayasa’nın değiştirilme tartışmalarının, 1982 yılından beri sürdüğüne dikkat çekti. Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun çalışmalarına hala devam ettiğini söyleyen Meral, “Tekçi-monist anlayış, farklılıkları ret yaklaşımı tek vatandaş, tek din durumu devam ediyor. Şu an tartışmalarda büyük bir ilerleme sağlanabilmiş değil” değerlendirmelerinde bulundu. Kadın hakları savunucuları olarak, kadınları ayrı tuttuklarını ifade eden Meral, “Sonuçta toplumun özgürleşmesi için kadınların mutlaka bu toplumun bütün alanlarında her zemininde eşit haklara ve özgürlüklere sahip olması gerektiğini ifade ediyoruz. Kadın özgürlüğü, cinsiyet eşitliği, politikamızın temel taşlarından birisidir. Bu nedenle, biz kadınlara ilişkin anayasada çok temel düzenlemeler yapılmasını önerdik” açıklamasında bulundu. Kadına dönük talepleri doğrultusunda güçlü tartışmalar yürüttüklerine vurgu yapan Meral, “İleride Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda gerçekleştirilen tartışmalar tarihe not olarak düşecek” dedi.


Kadın haklarına ilişkin sunulan öneriler


Özellikle kadına yönelik hak ihlalleri, aile içi şiddet, kamusal alanda şiddet, kadınların iş olanakları istihdam olanakları gibi her konu başlığında ayrı düzenlemeler önerdiklerini belirten Meral, Anayasa’ya kadın-erkek eşitliğine ilişkin bir madde konulduğuna, fakat bunun yaşama yansımasının olmadığına dikkat çekerek, değişikliğin ayrıntılı olması gerektiğini kaydetti.


Meral, komisyona sundukları önerilerin bir kısmını şöyle sıraladı:


“- Kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu, buna ilişkin alınacak tedbirlerin eşitliğe aykırı olamayacağına, devletin bu eşitliği hayata geçirmesinin gerekli kadına yönelik her türlü şiddetin ve kötü muameleyi önlemekle doğrudan sorumlulukla yükümlü kılan bir düzenlememiz var.


- Kadın haklarını, diğer partilerden farklı olarak özgün bir madde şeklinde formüle ettik. Sadece kadın haklarını konu alan bir madde önerimiz var. Çünkü ‘eşitlik’ tam olarak karşılamıyor.


- Kadınların siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlardaki hak ve özgürlüklerini kullanması ve her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına ilişkin önermemiz var.


- Hukuk önünde eşitliğe ilişkin önermelerimiz mevcut. Özellikle cezaların infazında şuan ceza ve tutuk evlerinde kamuoyuna da sıklıkla yansıdığı gibi kadın olduklarından ve cinsel obje olarak değerlendirildiğinden dolayı birçok taciz, tecavüz ve istismar vakalarını geçmişte yaşadık ve bugünde zaman zaman şikâyetler yükseliyor. Buna ilişkin özel bir fıkra önerdik: Cezaların infazında kadınlara pozitif ayrımcılığı sağlayacak özel önlemler alınacak şeklinde,


- Seçme, seçilme ve siyasette bulunma hakkına ilişkin de özgün düzenlememiz var. Özellikle cinsiyetler arası adil temsil ve kadınların katılımını sağlayacak özel tedbirlerin alınması gerektiğine ve kamu hizmetine girme hakkında ayrıca kadınların durumuna ilişkin eşit, özgür temsil ve yer alma açısından öneriler,


- Sağlık hakkı maddesinde de kadınlara ilişkin bir cümle önerdik. Her kadının üreme sağlığı ve doğurganlık hakları konusunda ücretsiz hizmet alma hakkına sahip olduğunun üzerinde durduk.


- Devletin ev kadınları da dâhil olmak üzere tüm kadınların ev içi emeğini de gözetecek şekilde sosyal güvenlik hakkına sahip olması şeklinde önerimiz var. Çünkü ev içi emek, emek olarak kabul edilmiyor, sosyal güvenlik hakkı kapsamında değerlendirilmiyor.


- Sendika hakkı adil çalışma ve iş gücü maddesinde yine kadınlara ilişkin meclisin dizaynında cinsiyetler arası eşit temsili önerdik. 550 milletvekilinin yarısının kadın olması gerektiği yönünde bir önermemiz var. Meclisin başkanlık divanına da bir önerme yaptık eşit temsil olarak.


- Kadınların toplumsal olaylarda karşılaştığı haksızlık şiddet istismara karşı anayasanın güçlü bir koruma oluşturması ve zemin yaratmak açısından bu önermelerimiz taslak olarak komisyonun önünde.”


‘Önerilerimiz ile, komisyon kadın bakışını tanıdı’


Tüm önerilerinin kabul edilmediğini söyleyen Meral, “Şunu büyük bir mutlulukla ifade etmek istiyorum. Bu komisyon büyük bir kadın hakları eğitimi aldı. Kadın bakışı nedir? Kadınların temsili nasıl olur?  Kadına yönelik uygulamalar nelerdir? Geleneksel ön yargılı ataerkil zihniyetin yarattığı perspektif. Bunları doğrudan anlatma, ikna etme, tartışmanın tarihsel bir belge olarak kalması konusunda iyi bir noktadayız” şeklinde konuştu. Kadın haklarının komisyonda gündeme geldiği ilk süreçlerde tepkisel yaklaşımlar olduğunu belirten Meral, zamanla bu direncin kırılarak, anlamaya çalışma, kabul ve ret arasında gidip gelme ve bazı düzenlemeleri de kabul etme noktasına gelindiğini kaydetti. Meral, “Diğer üç partinin de (AKP, MHP, CHP) kadınlarla ilgili düzenlemelerde, 1,5 yıl önce oldukları noktada olmadığını, bu konuda bir mesafe kat ettiğimizi de ifade etmek istiyorum” dedi.


‘Önerilerimizde uluslararası değerleri esas alıyoruz’


Anayasa hazırlama sürecinin birçok toplumsal gündemden etkilendiğini ifade eden Meral, yeni Anayasa hazırlama sürecinin ne kadar zamana yayılacağına ilişkin tahmin yürütmenin zor olduğunu dile getirdi. “Partilerin kendi ideolojik yaklaşımından vazgeçmemesi de Anayasa hazırlık sürecini zorlaştırıyor” diyen Meral, ”BDP olarak önerilerimizin, taslağımızın temel referanslarını uluslararası değerler, sözleşmelerden alıyoruz. Yani kendimize özgü bir öneri sunmuyoruz. Anadilde eğitim deyince dünyanın bunu aştığını biliyoruz ya da vatandaşlık tanımı önerilince, dünyanın vatandaşlıkta tekliği, artık çok eski yıllarda bıraktığını biliyoruz. Biz demokratik özerklik, bölge yönetimleri önerimizde, halkın karar alma süreçlerine doğrudan katılımını önerince, bu konuda Avrupa’nın yerel yönetimler özerklik şartını esas alıyoruz. Diğer partiler bu noktada olmadıkları için bu süreç uzuyor. Uzadıkça doğal tepki olarak halkta da bir huzursuzluk başlıyor, beklenti yaratıyor. Tabi ki anayasa yapımı katılımcılık, şeffaflık, hak ve özgürlüklerin tesisi noktasındaki taleplerden vazgeçmek olanaklı değil. Demokratik bir anayasa yapılana kadar bu çalışma devam edecek. Tek millet, tek vatan diliyle demokratik bir anayasa yapmamız mümkün değil” sözlerini ifade etti.


(gk/zd/mg)