‘Sürgü’deki aileye dönük tehditler devam ediyor’
00:39
Sultan KILIÇ - JINHA
MELETÎ – Jandarmanın koruma altına almış olduğu Evli ailesine beldede yaşayan halkın “Jandarma sizi ne zamana kadar koruyacak, en sonunda evinizi yakacağız” söylemlerin devam ettiğini belirten Evli ailesinin Avukatları Ali Hamamcı ve Cansu Yıldırım, olay mahallindeki delillerin kaybedildiğini belirtti.
Malatya Gazeteciler Cemiyetinde basın açıklamasında bulunan Hasan Evli ailesinin avukatları Ali Hamamcı ve Cansu Yıldırım, Sürgü beldesinde yaşanan olayın ardından ailenin vatandaşlar tarafından hâlâ tehdit edildiğini iddia etti. Jandarmanın koruma altına almış olduğu Evli ailesine beldede yaşayan halkın “Jandarma sizi ne zamana kadar koruyacak, en sonunda evinizi yakacağız” söylemlerin devam ettiğini belirten Evli ailesinin Avukatları Ali Hamamcı ve Cansu Yıldırım, olay mahallindeki delillerin kaybedildiğini söyledi. Avukatlar, olayı üzerinden 4 gün geçtikten sonra olay yeri incelemesiyle olayla ilgili elde herhangi bir kanıtın olmadığını söyledi. Taraflarına ulaşan dosyada olaya ait bir görüntünün de fotoğrafın da olmadığını ifade eden avukatlar, ayrıca bunun nedenini yetkililere sorduklarında “Önceliğimizi aileyi korumaya verdiğimiz için bunu geri plana attık” cevabını aldıklarını ifade etti.
‘Deliller kaybedilmiştir’
Avukat Ali Hamamcı, yapmış olduğu basın açıklamasında özetle şunları ifade etti:
“Olay 27 Temmuzda başlamış olaya ilişkin soruşturma 30.07.2012 tarihinde resmen başlamıştır. Olaya ilişkin olay teri tespit tutanağı 30.07.2012 tarihidir. Dosyada Evli ailesini tümüyle yakmak eylemine ilişkin tek bir delil yoktur. Çünkü deliller bu dört günlük sürede yetkililerce kaybedilmiştir. Son bir yılda Adıyaman’da Hatay’da ve ülkemizin değişik yerlerinde Alevilere ait evlerin kapıları işaretlenmişti. Bu olay da bu sürecin devamıdır. Bu sürecin işlenmesine sebep ve zemin hazırlayanlar ise ülkemizde son 10 yıllık dönemde Sünni-Türk eksenli iç ve dış politik izleyen politikacılardır. Bu siyaset ülkemizi içte toplumsal bölünmeye, yurt dışında ise yalnızlığa sürüklemektedir. Yukarıda saydığım olaylar münferit ya da çocuk işi olarak değerlendirilmiştir. Siyasal iktidarın olayları bu şekilde küçümsemesi, Sürgü olayının da zeminini hazırlamıştır. Toplum vicdanında yıkılmış olan adalet inancını yeniden tesis etmek için bu olayların üzerine gidilmesi ve olaya karışan tüm faillerin adalet önüne çıkarılması ve en ağır şekilde cezalandırılmasının sağlanması gerekir.
‘Aile travma yaşaıştır’
Avukat Cansu Yıldırım, şunları dile getirdi: “ Aile toplu olarak öldürülme korkusu yaşamaktadır. Devlet ve toplum olarak Evli ailesine sahip çıkmalı, ailenin güven içinde memleketlerinde yaşaması sağlanmalıdır. Ailenin göç etmesi, bu katliam ve soykırım hareketinin faillerinin kazanması anlamına gelecektir. Aile işinden ve gücünden olmuştur. Bu sebeple oluşan maddi ve manevi zararlarının derhal karşılanması gerekir. Aile bir travma yaşamıştır. Çok acilen psikolojik desteğe ihtiyacı vardır. Aileye bu destek en kısa zamanda sağlanmalıdır. Evli ailesi, artık rahat etmek ve günlük yaşamına dönmek istiyor. Bunun sağlanması için herkesin üstüne düşeni yapmasını istiyoruz.”
Foto: Sultan KILIÇ
(sk/hp)

