BDP’den ‘tezkere’ çağrısı: Çözümsüzlük politikalarına ortak olmayın
14:53
JINHA
ANKARA – Önümüzdeki günlerde Meclis gündemine gelecek olan tezkerenin geri çekilmesini isteyen BDP Grup Başkanvekili ve Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, BDP olarak tezkereye şimdiye kadar olduğu gibi karşı çıkmaya devam edeceklerini belirterek, parlamentonun savaş tezkeresine onay vermemesini ve çözümsüzlük politikalarına ortak olmaması yönünde çağrıda bulundu.
BDP Grup Başkanvekili ve Iğdır Milletvekili Pervin Buldan Meclis'te Perşembe günü görüşülmesi beklenen tezkereye ilişkin Meclis’te basın toplantısı gerçekleştirdi. Önümüzdeki günlerde Meclis gündemine gelecek olan tezkerenin geri çekilmesini isteyen Pervin, "Güvenlikçi bakış açısını bir türlü terk etmeyen ve sorunlara halen güvenlikçi politikalarla çözüm bulmaya çalışan bu hükümet, önce Suriye ardından şimdi de Güney Kürdistan'a operasyon tezkeresini parlamento gündemine getirmiştir. Parlamentoya demokratik çözüm adımlarını getirmesi gereken hükümetin bunun yerine savaş tezkerelerine öncelik vermesi zaten tıkanıklık yaşayan çözüm sürecini daha da sekteye uğratacaktır" dedi.
‘Tezkereler ülkeye ne getirdi’
Yıllardır bu parlamentodan savaş tezkereleri geçirildiğini ve bu tezkerelere dayanarak sayısız sınır ötesi operasyon düzenlendiğini ifade eden Pervin, "Peki ne sonuç elde edildi? Acı ve gözyaşından başka bu tezkereler bu ülkeye ne getirdi? Tezkereler ve operasyonlar hangi sorunu çözdü? Bu tarihi ve acı deneyimlerden ders çıkartması gereken hükümet ne yazık ki, güvenlikçi politikalardan vazgeçmemekte ısrar ediyor. Madem sorun çözülecekse, hükümet, Kürt sorununu çözeceğini iddia ediyorsa, bu tezkereye ne ihtiyaç var? Bu noktada hükümetin tutumu kuşku uyandırmakta ve samimiyetini sorgulanır hale getirmektedir" diye konuştu.
‘Hükümet samimi değil’
Hükümetin süreç karşısında sergilediği tutumun samimi ve güven verici olmadığına dikkat çeken Pervin, "Sürekli oyalamacı bir pozisyon içerisinde olmuştur. Meclisin görevi savaş tezkeresi çıkartmak değil, barışı tesis etmektir. Bu gün bu parlamento barış rolünü oynayamıyorsa bunun baş sorumlusu hükümet ve onun zihniyetidir. Hükümet ne yazık ki, aylardır çatışmasızlığı kalıcı hale getirecek, çözümü ilerletecek, güven verici hiçbir adım atmamıştır. Barış sürecine samimi yaklaşmamıştır. Yeni karakol inşaatları, korucu alımları, politik tutukluların cezaevlerinde siyasi esir olarak tutulmaya devam etmesi ve daha sıralanacak birçok olumsuz gelişme bu hükümetin izlediği çözümsüzlük politikasının bir sonucudur” şeklinde konuştu.
‘Hükümet biran önce bu yanlış yoldan dönmeli’
Tezkerenin derhal geri çekilmesini isteyen Pervin, “Hükümet biran önce bu yanlış yoldan dönmeli ve çatışmalara, ölüm ve gözyaşlarına neden olan bu savaş tezkeresini derhal geri çekmeli, güvenlikçi yaklaşımı terk etmelidir. Türkiye'nin ihtiyacı operasyon tezkeresi değil, demokratikleşme ve çözüm adımlarıdır. Hükümet tezkerelerle, güvenlikçi politikalarla uğraşacağına müzakereleri derinleştirmelidir. Sayın Öcalan bu hükümete bir mektup gönderdi. Hükümet bu mektuba ne zaman cevap verecek? Sayın Öcalan süreci yeni bir formatta ilerletmek istediğini açıkladı ve hükümete çağrıda bulundu. Peki bunun karşılığı sınır ötesi operasyon tezkeresi çıkartmak mıdır? Sürece cevap olmayan, gerçek anlamda demokratikleşme adımları içermeyen bu paketle mi hükümet sorunu çözecek?" diye sordu.
‘Çözümsüzlük politikalarına ortak olmayın’
'Hükümetin biran önce bu yanlıştan dönmesini, sürecin ciddiyetini kavramasını ve ona göre yaklaşmasının elzem olduğunu belirten Pervin, "Biz hem tezkereye hem de hükümetin bu süreci ağırdan alan yaklaşımına karşı olmaya, demokratik muhalefetimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Çözüm noktasında hükümeti demokratik bir çizgiye çekmek için politik mücadelemizi yükselteceğiz. Barış ve Demokrasi Partisi olarak tezkereye şimdiye kadar olduğu gibi karşı çıkmaya devam edeceğiz. Bu yöndeki demokratik muhalefetimizi sürdüreceğiz ve Genel Kurul'a getirilmesi halinde de 'hayır' oyu kullanacağız" dedi. Pervin, son olarak parlamentonun savaş tezkeresine onay vermemesini ve çözümsüzlük politikalarına ortak olmaması çağrısında bulundu.
(mg)

