Anneler: Sözümüz Önderliğimizin barış çabalarına bir cevaptır

18:41

JINHA


AMED  - Diyarbakır'da gerçekleşen ve iki gün süren 2. Barış Anneleri Konferansı sona erdi. Konferansın sonuç bildirgesinde "Sözümüz evlatlarımızın şahadetine bir cevaptır, sözümüz Roboskili anaların devrim mücadelesine bir cevaptır, sözümüz önderliğimizin barış çabalarına bir cevaptır. 14 yıldır tecrit atında bulunan önderliğimizin özgürlüğünün Kürt halkının özgürlüğü ve Ortadoğu'nun özgürlüğü olacağını vurguluyoruz" denildi.

Diyarbakır'da gerçekleşen ve iki gün süren 2. Barış Anneleri Konferansı'nın sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgeden önce bir yıllık faaliyetlerin sıralandığı konferansta, şu eylemlilikler karar altına alındı:


"Roboski aileleri için Türkiye genelinden Ankara'ya yürüyüş düzenlemek. Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için annelerin öncülüğünde kitlesel bir yürüyüş düzenlemek. Operasyonlara ve karakol yapımlarına canlı kalkan eylemleri düzenlemek. Fransa'nın başkenti Paris'te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçisi için Türkiye'deki Fransa Konsolosluğu önünde eylem düzenlemek. Yaşamını yitiren asker, polis ve korucu aileleri ile görüşülmesi, Rojava için Barış Anneleri ve Cumartesi Anneleri ile beraber komisyon kurmak."  


‘Önderliğimizin sağlık koşulları oluşturulsun’



Ardından Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi Panayır Çelik tarafından konferansın sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, "Barış Anneleri olarak 2. Konferansımızı başta Önderliğimize, Rojava'daki halkımızın devrimine, Roboski'de evlatlarının katilini arayan analara, Gezi direnişinde evlatlarını yitiren analara, cezaevlerindeki tutsaklara, dağlardaki özgürlük savaşçılarına adıyoruz" denilerek, Ortadoğu'da yaşanan savaşlara, yoksulluklara ve kadın katliamlarına lanet yağdırdıkları belirtildi. PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın özgürlük koşullarının sağlanması vurgusu yapılan bildirgede, "Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan, bizim Önderliğimiz, Ortadoğu'da bu büyük savaşların yaşanacağını yıllar önce belirtmişti. Aynı şekilde Kürt sorununun Ortadoğu sorunu olduğunu, Türkiye'de demokrasi sorunu olduğunu söylemiştir. Bugün artık hepimiz biliyoruz ki Kürt sorunu tüm dünyada belirleyici olmaktadır. Önderliğimizin doğru anlaşılması ve barışa daha fazla katkı sunabilmesi için daha sağlıklı koşulların oluşturulması gerekmektedir" dedi.

‘Kürtler özgürlüklerinden asla vazgeçmeyecektir’

Rojava'da yaşanan çatışmalar ve buna karşı verilen direnişe değinilen bildirgede, "Konferansa katılım gösteren Rojavalı annelerimiz bizleri onurlandırmış, sunumları konferansımıza güç katmıştır. Rojava devriminin kadın devrimi olduğu bir kez daha konferansımızda açığa çıkmıştır. Rojava devrimi ve devrimdeki anaların direnişi de göstermiştir ki Kürtler özgürlüklerinden asla vazgeçmeyecektir. Konferansımızda Rojava devrimiyle birlikte Kürt ulusal birliğinin ne kadar önemli olduğu da dile getirilmiştir. Dört parça Kürdistan'daki analar olarak evlatlarımızın şahadetlerine ve anılarına bağlı kalarak özgürlüğümüz için mücadele edeceğimizi bir kez daha dünyaya duyuruyoruz" ifadeleri yer aldı.

'Kürtler önderliklerinin özgürlüğüyle kendi özgürlüklerini bir görmektedir'

"Türkiye Başbakanı Erdoğan, önderliğimizin başlattığı çözüm sürecini boşa çıkarmaya çalışmaktadır. Bizleri oyalayarak seçime girmeye çalışmaktadır. Başbakan bilmelidir ki Kürtler önderliklerinin özgürlüğüyle kendi özgürlüklerini bir görmektedir" denilen bildirgede, "Başbakan bilmelidir ki Roboskili anaların gözyaşları durmadan bu ülkeye barış gelmeyecektir, evlatlarımızın kemiklerini hala bulamıyorsak bu ülkeye barış gelmeyecektir. Kürtler artık kazanmaya çok yakındır, kaybeden AKP'nin kendisi olacaktır. Çünkü Kürtler asimilasyona karşı, imhaya karşı, kandırılmaya karşı tarihten dersler çıkarmıştır” sözleri ifade edildi.

'Anadil hakkı evrensel bir haksa biz bu hakkı devletten geri alırız'

Bildirgede Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan "Demokratikleşme paketi"ne yönelik eleştirilerde yer buldu.
AKP'nin açıkladığı paketi kendilerine bir hakaret olarak gördüklerini dile getiren Barış Anneleri, paketin savaş paketi olduğu vurgusunda bulunarak "Pakette yer alan anadilde eğitimin özel okullarda verilmesini bir halka yapılmış hakaret olarak görüyoruz. Anadil hakkı evrensel bir haksa biz bu hakkı devletten geri alırız. Anadilimiz bizim namusumuzdur, bizim evlatlarımızın mücadele gerekçesidir. Hiç kimse bizim dilimiz hakkında karar veremez. Anadilimizde eğitim için barış anneleri olarak mücadelemiz devam edecektir" dedi.

'Evlatlarımız bu devletin zulmüne, asimilasyonuna karşı çıktı'

"Bizim evlatlarımız bu devletin zulmüne, asimilasyonuna karşı çıktı ve dağlara, özgürlük mücadelesi vermeye gitti" denilen bildirgede, "Bizim çocuklarımız halkının özgürlüğünü kendi özgürlüğü olarak gördü, bizim çocuklarımız halkının onuru için şehit düştü. AKP'nin paketi bu halkın özgürlük mücadelesine geri adım attıramayacaktır. Biz analar, konferansımızda bugünden itibaren daha çok örgütlenmeye, daha çok sokağa çıkmaya, daha çok evlatlarımıza layık olmaya söz verdik. Sözümüz evlatlarımızın şahadetine bir cevaptır, sözümüz Roboskili anaların devrim mücadelesine bir cevaptır, sözümüz önderliğimizin barış çabalarına bir cevaptır" diye kaydedildi. 

Asker, polis ve korucu ailelerine çağrı

Yaşamını yitiren asker, polis ve korucu ailelerine de çağrı yapılan bildirgede, "Biz analar, Türkiye'ye barışın gelebilmesi için asker anneleriyle, korucu aileleriyle, Gezi direnişindeki annelerle birlikte mücadele etmemiz gerektiğini belirtiyoruz. Artık evlatlarımızın ölmesini istemiyoruz. Bu ülkeye barışı ancak kadınların anaların çabaları getirecektir. Konferansımız asker annelerine ve korucu ailelerine seslenerek birlikte mücadeleyi pekiştirmeyi bir kez daha dile getirmiştir" diye belirtildi. 

'Ülkemizin ulasal birliği Ortadoğu'nun güneşini aydınlatacaktır'

Bildirgenin devamında "14 yıldır tecrit atında bulunan Öderliğimizin özgürlüğünün Kürt halkının özgürlüğü ve Ortadoğu'nun özgürlüğü olacağını vurgulamakta fayda görüyoruz. Kadınların mücadelesiyle, kadınların öncülüğüyle, anaların direnişiyle Kürt halkı özgürleşecektir. 4 parçaya bölünmüş ülkemizin Bakur, Başur, Rojhilat ve Rojava'nın ulusal birliği Ortadoğu'nun güneşini aydınlatacaktır” denildi.


(sg/tt/mg)