'Yerinden yönetim tüm Türkiye için bir gelişme olacak'
14:08
JINHA
İSTANBUL – HDK ve HDP tarafından düzenlenen 2014 Yerel Seçimlere Doğru Yerel Yönetimler Konferansı’nda konuşan Gazeteci-Yazar Cengiz Aktar, yerinden yerel yönetim tartışmalarının PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından başlatıldığını hatırlatarak, yerinden yerel yönetimin sadece Kürt illerinde değil tüm Türkiye illeri için bir gelişme olacağını söyledi.
İstanbul’da Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Halkların Demokratik Kongresi'nin (HDK) düzenlediği ve 2 gün sürecek olan “2014 Yerel Seçimlere Doğru Yerel Yönetimler Konferansı” Cezayir Resteurant Toplantı Salonu'nda başladı. HDP ve HDK’lilerin yanı sıra çok sayıda yurttaşın katıldığı konferansın açılış konuşmasını BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder yaptı. Konuşmasına, öncelikle kent ve kent yönetimi anlayışının anlatılacağı bir kampanyanın düşünüldüğünü ifade eden Sırrı, “Etkili bir kent muhalefeti yaratmanın kent iktidarından daha düzenleyici ve dönüştürücü olacağını düşünüyorum. Bunun ilk adımı Gezi'de atıldı. Forumlar bunun en önemli alt organları oldu” açıklamasında bulundu.
Konferansın açılış konuşmasından sonra moderatörlüğünü HDK Yürütme Kurulu üyesi Sevtap Akdağ’ın yaptığı, TESEV Yönetim Direktörü Fikret Toksöz, gazeteci-yazar Cengiz Aktar ve BDP Muş Milletvekili Demir Çelik ise konuşmacı olarak katıldığı“Neden Yerinden Yönetim” adlı ilk oturumuna geçildi.
‘Bölge yönetimleri ilk defa gündeme gelmiyor’
Konferansın ilk oturumunda ilk olarak TESEV Yönetim Direktörü Fikret Toksöz konuştu. Fikret, konuşmasında öncelikle Gezi eylemleri ile birlikte başlayan ve forumlara dönüşen direnişe işaret ederek, “Kendinden doğan kent muhalefeti çok önemli. Bu Gezi ile başlayan bir süreç oldu” ifadelerine yer verdi. Bölgesel yönetimlerin oluşturulması ve toplumun kabul görmesi açısından Türklerin ikna edilmesi gerektiğine konuşmasında yer veren Fikret, bölge yönetimleri oluşturulması tartışmalarının yeni bir konu olmadığını aktararak, “1922’de Celal Bayar yazdığı raporda bölgesel projelerle Türkiye’yi kalkındırabileceklerini söylüyor. Cumhuriyet’te de bunun gibi bir takım girişim ve çabalar var” şeklinde konuştu. Mevcut durumda Türkiye’de bölgeler arası ciddi eşitsizliklerin olduğuna dikkat çeken Fikret, sağlık, ekonomi, eğitim, sosyal alanlarda var olan problemlerin, ancak en yerel birimlerden başlanarak, çözülebileceğine vurgu yaptı.
‘En doğru karar ancak yerinden alınabilir’
Fikret Toksöz’ün ardından konuşan gazeteci-yazar Cengiz Aktar da, yerinden yönetim, bölgesel yönetim ve demokratik özerklik konularına değinerek, “ Yerindenlik, en doğru kararın yerinden alınabileceğini gösteriyor. Gezi olayları da bunu gösterdi zaten. Vatandaşın kamu hayatına katılımı, işlevselliği, siyasi alanın muazzam genişleyeceği yer yerelliktir. Gezi’de kamusal eğilim olarak da eylem sahiplenildi. Vatandaşın sesi duyuldu. Bu katılımdır, yerel yönetim bu işe yarar” dedi.
‘Anayasal değişiklik şart’
Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından 30 Eylül’de açıklanan pakete de değinen Cengiz, beklentilerin olduğunu ancak yerelleşmenin anayasal değişikliklerle sağlanabileceğinin altını çizdi.Anayasal değişikliğin öneminin BDP tarafından iyi anlaşıldığını belirten Cengiz, “Bu özerklik yada yerellik meselesi, Avrupa Konseyi’nin özerklik şartı ile biten bir şey değil. Bu anayasal bir konu, anayasa ile bitebilir” dedi. BDP’nin verdiği anayasa teklifinde de yerel yönetimlere ilişkin “ademi merkeziyet” bağlamında düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Cengiz, “Yerellik, sadece Kürt illeri için değil Tüm Türkiye için bir gelişme olacak” diye konuştu. Yerinden yönetim tartışmalarının PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından başlatıldığına dikkat çeken Cengiz, Abdullah Öcalan tarafından başlatılan özerklik tartışmaları ile AKP’nin bu tartışmaya başkanlık sistemi ile eklemlendiğini vurguladı.
‘Yereli siyasete katan bir örgütlenme ön gördük’
Cengiz’den sonra ise BDP Muş Milletvekili Demir Çelik söz aldı. Artık hiyerarşiye ve sermayenin kutsiyetine tapan bir insanlık oluştuğunu kaydeden Demir, kentlerin iktidarla buluşmasıyla insan-doğa ilişkisinin koptuğunu ifade etti. Özgürlükleri de iktidarların ve devletlerin yok ettiğine işaret eden Demir, Kürt siyasal hareketin kapitalist moderniteye karşı demokratik modernite deneyimi ile devlet dışı sistemin esas alınıp alınamayacağının sorgulandığına dikkat çekti. “Önümüzdeki yıllar, demokratik modernite ile kapitalist modernite tartışmalarının yaşanacağı yıllardır” diyen Demir, “Biz devlet dışılığı esas alan, özgür yerel yönetimler modeli için verdiğimiz mücadele ile bugüne geldik. Biz Ankara’nın belirlediği merkeziyetçilikten farklı olarak yereli siyasete katan demokratik bir örgütlenme ön gördük. Aynı şekilde ekolojik bir dengenin oluşturulabilmesi açısından mücadele yürüttük” şeklinde konuştu.
‘Demokratik özerklik, tüm Türkiye’de uygulanabilecek bir proje’
Kürtlerin emperyalizmi itiraz eden bir halk olduğunu ifade eden Demir, devletin varlığına rağmen bulundukları coğrafyada demokratik özerklik projesini yaşatmaya çalıştıklarına değindi. “Demokratik özerklik bir Kürt projesi değildi” diyen Demir, “Demokratik özerklik, bizden önce başlayan otonom yapılara benzeyen ve toplumun tüm kesimlerini içine alan bir proje. Bu yüzden Kürdistan’da resmiyete rağmen, uygulamaya çalıştık ve çalışıyoruz. Bu proje tüm Türkiye’ye de uygulanabilecek bir proje. Sadece Kürdistan’da mücadele yürüten bir sınırlamada olmadık. Demokratik paradigmanın büyütülebileceği noktasında Halkaların Demokratik Kongresi’nde yer bulduk” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından soru ve cevap kısmı ile ilk oturum sona erdi. Konferans verilen aranın ardından “Yerel Yönetimler ve Demokratikleşme” oturumu ile devam edecek.
(ed/gk/mg)

