Unutulan ‘Teşî’ sanatı kadınlarla yaşam buluyor

08:52

 


Sarya Gözüoğlu – Tekoşin Tekin / JINHA


MERDÎN - Mardin’in Nusaybin İlçesi’ndeki kadınlar, yaz boyunca küçükbaş hayvanlardan kırptıkları yünleri yıkayıp renklerinin ağarması için geniş çarşaflara seriyor. Teşî’yle yünleri ip haline getiren kadınlar, daha sonra iplerden halı, kilim ve namazlık yapıyor.


Nusaybinli kadınlar keçilerin yünlerini kırparak, topladıkları yünleri nasıl işlediklerini ve nerelerde kullandıkları ile ilgili bilgi verdi. 68 yaşındaki Hatice Kaya, bu kadar zahmetli olan Teşî’yi (Eğirmeni) yapmanın ne kadar keyifli olduğunu belirterek, yapım aşamalarını anlattı. Hatice, işe ilk önce yazın kırptıkları küçükbaş hayvanların yünlerini yıkayıp, renginin ağarması için güneşte bekleterek, başladıkları belirtti. İlk aşamanın keçi, yünlerinin sarılması olduğunu söyleyen Hatice, “Keçi yününü önce Teşî’ye sarıyoruz daha sonra ince ince çektiğimiz yünleri sararak, sabitliyoruz” dedi.


‘Teşî yok olmak üzere’


Yünlerin ikiye katlanarak, ip haline getirildiğini söyleyen Hatice, “Daha sonrada o ip haline getirdiğimiz yünleri birçok işlerimizde kullanıyoruz” diye konuştu. Keçi kılı dedikleri yünleri Teşî yardımıyla kalın ip haline getirdiklerini kaydeden Hatice, “Kalın ipleri daha çok hayvan yüklerimizi bağlayarak,  kullanıyoruz” dedi. Eskiden Teşî yaparak, hazırladıkları ipleri birçok alanda değerlendirdiklerini belirten Hatice, “Eskiden çorap, hırka, kazak ve seccadelerde kullanıyorduk şimdi ise Teşî ve bu keçi kılı yok olmak üzere” sözlerini ifade etti. Teşî’ye eskisi kadar değer verilmediğinin altını çizen Hatice,  “Herşey artık fabrikalarda makinelerde yapılıyor” dedi.


‘Ninemden anneme kalmış annemde bana bıraktı’


Eskiden annesinin Teşî’yi birçok alanda kullandığını dile getiren Hatice, “Önceleri hatırlıyorum annem birçok şey yapıyordu kilim dahi yapıyordu. Ben o zamanlar daha küçüktüm ama anneme baka baka öğreniyordum”  şeklinde ifade etti. Annesinin eline bakarak Teşî’yi öğrendiğini ve yaparken ne kadar mutlu olduğunu belirten Hatice, “Keçi yünlerini makasla kesip eve getiriyorduk ayıklayıp dereye götürüp yıkadıktan sonra güneşe bırakıyorduk daha sonrada eğirmenleyip ip haline getiriyorduk. Teşî ninemden anneme kalmış annemde bana bıraktı. Ben hala kullanıyorum ve hatıra olarak yanımda kalacak” şeklinde konuştu.


(sg-tt/mg)