BİG: Başbakan kışkırtıcı ifadelerle beklenti yarattı
15:56
JINHA
AMED- Başbakan tarafından açıklanan ‘Demokrasi Paketi’ni değerlendiren Barış İçin Kadın Girişimi, Başbakanın “Herkesin şaşıracağı sürprizler”, "Görülmemiş bir demokratikleşme hamlesi”, “Sessiz devrim mahiyetinde bir paket” gibi kışkırtıcı ifadelerle bir beklenti yarattığını ancak demokrasiye ihtiyacı olan kesimlerin taleplerine bir kez bile değinmediğine dikkat çekti.
Barış İçin Kadın Girişimi (BİG) aktivistleri Başbakan tarafından açıklanan “Demokrasi Paketi”ne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Başbakanın “Herkesin şaşıracağı sürprizler”, "Görülmemiş bir demokratikleşme hamlesi”, “Sessiz devrim mahiyetinde bir paket” gibi kışkırtıcı ifadelerle bir beklenti yarattığını kaydeden BİG, “Demokrasiye en çok ihtiyacı olan kesimlerin adını bir kez bile dile getirilmedi. Q, X,W harflerinin kabulü ve Andımızın kaldırılması, Mor Gabriel'in gasp edilen vakıf mallarının ve zorla değiştirilmiş köy isimlerinin iadesi gibi konulardaki yasakların ve engellemelerin büyük bir kısmı demokratik mücadele zemininde zaten aşılmıştı. Bu paket, kadınlara, Kürtlere, Alevilere, LGBT bireylere, çözüm sürecinin ilerlemesini ve barışın toplumsallaşmasını isteyen herkese eşitlik, özgürlük ve demokrasi getirmekten çok ama çok uzaktır” denildi.
‘Anadili özel okullara havale etmek o dili reddetmektir’
Anadil eğitiminde özel okullara havale edildiğini ifade eden BİG, “Anadilinde eğitimi özel okullara havale etmek, bunun tartışmasız en doğal hak olduğunu reddetmekle eşanlamlıdır. Yüzde 10’luk seçim barajının kaldırılmasına dair bir adım yoktur. Yıllardır zaten tartışılan seçim sistemini ‘tartışmaya açıyoruz’ diye ilan etmek bir ilerleme sayılamaz. Bu topraklarda yaşanan insanlık ve savaş suçlarının araştırılmasına izin verecek, devlet arşivlerini erişime açacak siyasi bir irade beyanı yoktur. Kayıpların bulunması için devlete sorumluluk yükleyen, kayıp ailelerine gerçeği öğrenme hakkı tanıyan BM’nin Kayıplar Sözleşmesi’nin imzalanacağına dair bir taahhüt, kaybedenleri koruyan cezasızlık zırhının kaldırılacağına dair bir düzenleme yoktur. Devletin gözaltına alarak kaybettiklerinin akıbetinin açıklanmasını, faillerinin yargılanmasını sağlayacak düzenlemeler yoktur. Cinsel yönelim ve kimliklere ayrımcılığın önlenmesine dair tek bir sözcük yoktur. Oysa nefret suçu mağdurlarının ilk sıralarında LGBT bireyler gelmektedir” sözleri dile getirildi.
‘Hükümet ayrımcılığın esas failidir’
Cezaevlerinde tutuklu bulunan binlerce Kürt politikacının demokratik siyasete katılabilmesinin ve temel hak ve özgürlüklerin önündeki en büyük engellerden biri olan TMK’yla ilgili herhangi bir imanın dahi olmadığına dikkat çeken BİG, kılık ve kıyafetlerine dair düzenlemenin dışında kadınların eşitlik, özgürlük ve her türlü ayrımcılığın önlenmesi taleplerine ilişkin her hangi bir şeyin olmadığına değindi.
Kadınların her yerde yüzde 50 temsil istediğini kaydeden BİG, “Kadınlar tüm savaş suçlarının, taciz, tecavüz, zorla yerinden etme, öldürme, kaybetme, sindirme, toplu mezara gömme, mezara zarar verme gibi tüm insanlığa karşı işlenmiş suçların faillerinin bulunması ve bir daha bu suçların işlenmesine izin verilmeyecek reformlar yapılmasına demokrasi diyor. Herkesin anadilinde eğitim ve öğretim görmesini garantiye almayan bir hükümeti ayrımcılığın esas faili olarak görüyor” sözlerini ifade etti.
‘Kadınlar yaşam alanlarını geri istiyor’
Kadınların yaşam alanlarını geri istediğini belirten BİG, Kürt bölgelerinde yeni karakolların yapımının hemen durmasını ve askeri güç sayısının azaltılmasını talep etti. Kadınların hemen şimdi cezaevindeki ve dağdakilerin eve dönmesini kolaylaştıracak yasaların geçmesini istediğini sözlerine ekleyen BİG, Girişim olarak bugüne kadar savundukları taleplerin arkasında olduklarını belirterek, “Devletin alması gereken yolun çok gerisinde olduğunu görüyoruz ve kadınlar için mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
(sg/mg)

