‘Hükümet katliamlar karşısında hala sessiz’

13:13

 


JINHA


AMED – Lice’nin Şenlik Köyü’nde 28 Eylül 2009 tarihinde katledilen Ceylan Önkol’u anmak amacıyla bir basın açıklaması düzenleyen Mazlum Der Diyarbakır Şubesi yaptığı açıklamada hükümetin hala sessizliğini koruduğunu belirterek, “Olaya ilişkin verilen soru önergelerine halen cevap vermeyen hükümet, Suriye'de kimyasal silah kullanıldığı iddialarına 24 saat geçmeden ‘elimizde belge var!’ açıklamalarıyla cevap yetiştirme telaşı içerisinde olmuştur” sözleriyle tepkisini dile getirdi.


Lice’nin şenlik Köyü Xambaz mezrasında 28 Eylül 2009 tarihinde hayvan otlatırken Yayla Karakolu'ndan atılan patlayıcı ile katledilen 12 yaşındaki Ceylan Önkol için Mazlum Der Diyarbakır Şubesi bir basın açıklaması yaptı. Mazlum Der adına açıklama yapan Nurettin Bozkurt, Amed’in Lice ilçesinde yaşanan olayın üzerinden dört yıl geçmiş olmasına rağmen henüz bir yol kat edilmediğini kaydederek, sadece olayın değil olay sonrasının da “skandallar dizisinin bir kısmı” olarak nitelendirilebileceğini vurguladı. Yapılan açıklamada Nurettin, “Üç gün boyunca Cumhuriyet savcısının olay yerine gitmemesi, sözde delilerin toplanmasının ve soruşturmanın, birinci derecede şüpheli olan jandarma tarafından yürütülmesi, soruşturma dosyasında gizlilik kararının verilerek kamuoyunun ve mağdur vekillerinden bilgi ve belge gizlenmesi, olay yerine savcıyı üç gün boyunca götürmediği için hakkında soruşturma açılan kolluk kuvvetleri hakkında takipsizlik kararı verilmesi ve aradan geçen dört yıla rağmen soruşturma dosyasından bir arpa boyu yol alınmamış olması olaya ilişkin skandallar dizisinin bir kısmı olarak zikredilebilecektir” dedi.


‘Soruşturma, incitici, onur kırıcı ve lakayt şekilde yürütülüyor’


Kamuoyundaki duyarlılığa rağmen soruşturma sürecinin “incitici, onur kırıcı ve lakayt” şekilde yürütüldüğünü ifade eden Nurettin, hükümetin olay karşısında sessizliğini koruduğunu belirtti. Nurettin olayın hala aydınlatılmamış olması karşısındaki tepkisini, “Olaya ilişkin verilen soru önergelerine halen cevap vermeyen hükümet, Suriye'de kimyasal silah kullanıldığı iddialarına 24 saat geçmeden ‘elimizde belge var!’ açıklamalarıyla cevap yetiştirme telaşı içerisinde olmuştur” sözleriyle dile getirdi. Nurettin açıklamasında, Roboskî Katliamının da aynı şekilde üç yıldır aydınlatılmadığını hatırlattı.


Dünyanın birçok yerindeki mazlum ve masum çocuklar için göz yaşı dökenlerin kendi yönetimleri altında işlenen cinayetlere/katliamlara sesiz kalmaları karşısında söylenecek çok fazla sözün olmadığının altını çizen Nurettin, “Biz de bu tavrı kirlenmemiş masum ve mazlum vicdanların muhakemesine havale ediyoruz” ifadelerine yer verdi.


‘Katliamları aydınlatmak devletin yasal görevi ve ahlaki sorumluluğudur’


“Eski devlet ve zihniyet ile hesaplaştığını her defasında haykıran hükümet, maalesef eski zihniyetin sadece kaportasını değiştirebilmiş fakat reflekslerinden bir türlü kurtulamamıştır” açıklamasında bulunan Nurettin, açıklamasına şöyle devam etti:


“Bilinmelidir ki hastalığa sebep olan virüs ölmediği sürece güçlenecek ve bir gün tedavi olmamakta direnen bedenin canına kastedecektir. On bir yılı bulan iktidar, döneminde sistemden kaynaklı hiç bir hastalığı tam tedavi etmemiş ve bu gün tedavi etmediği hastalıklar kendisinin varlığına kastetmektedir. Bu, tabiatın gereği, İlahi adaletin tecellisinden başka bir şey değildir.


Biz Mazlum Der olarak, adaletin mutlaka tecelli edeceğine inanıyoruz. İktidarın, Ceylan Önkol olayını, Roboskî katliamını ve faili meçhulleri aydınlatması yasal görevi olduğu gibi, acılı yakınlarına karşı ahlaki sorumluluğu olarak da görüyoruz. Hükümeti ve yargıyı incinen, rencide olan ve zedelenen adalet duygusunu tamamen köreltmeden adaleti tecelli etmeye ve failleri bulup yargılamaya davet ediyoruz.”


Lice’nin şenlik Köyü Xambaz mezrasında 28 Eylül 2009 tarihinde hayvan otlatırken Yayla Karakolu'ndan atılan patlayıcı ile 12 yaşındaki Ceylan Önkol katledilmişti. Patlamaya ilişkin Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu Genel Müdürlüğü'nün 1 yıl önce yaptığı kriminal inceleme sonucunda hazırladığı raporda, patlamaya neden olan cismin "40 mm bomba atar mühimmatı" olabileceği belirtilmiş ve raporda da buna genişçe yer verilmişti. 4 Nisan 2013 tarihinde de Önkol'un ölüm nedeniyle ilgili şüpheliler hakkında, "Görevini kötüye kullanmak" suçlamasıyla açılan soruşturmada Lice Cumhuriyet Savcılığı tarafından takipsizlik kararı verilmişti. Lice Cumhuriyet Savcılığının gerekçeli kararı ise şöyle:


“Lice ilçesi ve kırsalında 2012 yılı Haziran ayından bu tarafa aralarında ilçe jandarma komutanın da olduğu 7 askeri personelin şehit olduğu, 15 BTÖ mensubunun ölü olarak ele geçirildiği, pek çok terör eylemi meydana gelmiştir. Dolayısıyla bu kadar yoğun terör olayının yaşandığı bir bölgede bölgenin durumu da gözetilerek Cumhuriyet Savcısı'nın bilgisi dahilinde bir karara varıldığı ve cesedin ölüm ve muayene işleminin olay bölgesine en yakın güvenli yer olan Abalı Jandarma Karakolu'nda yapıldığı, delillerin toplandığı ve Ceylan Önkol'un olay yerinde bulunan 40 milim bomba atar mühimmatının patlaması sonucu öldüğünün anlaşıldığı, Ceylan Önkol'un ölümü ile ilgili dosyanın 2009/757 sırasında kayıtlı olup, halen derdest olduğu şüphelilerin görevlerini ihmal ettiklerini ve müsnet suçun unsurlarının oluştuğuna dair delil bulunmadığı anlaşılmasıyla, şüpheliler aleyhine kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.”


(gk)