‘Demokratikleşme paketi, demokratik yollarla hazırlanmadı’
14:03
JINHA
AMED - Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Koordinasyonu, "Demokratikleşme paketi" öncesinde, Kürtlerin taleplerini ve beklentilerini kamuoyu ile paylaştı. Yapılan basın açıklamasıyla paylaşılan talepler arasında PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın güvenlik, sağlık ve özgürlük koşulları sağlanması, PKK kadrolarının siyasal hayata katılabilmesi, anadilde eğitim ve siyasi tutsakların serbest bırakılmasının sağlanması yer aldı.
Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Koordinasyonu önümüzdeki Pazartesi günü Başbakan Erdoğan'ın bizzat kendisi tarafından açıklanması beklenen "Demokratikleşme paketi"ne ilişkin Kürt cephesinin taleplerinin neler olduğuna dikkat çekmek amacıyla Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, DTK Daimi Meclis üyesi Osman Özçelik, Seydi Fırat, KADEP Genel Başkanı Lütfi Baksi, DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sayar, DDKD Genel Başkanı İmam Taşçıer, ÖSP Diyarbakır İl Örgütü Başkanı Nusret Maçin ve koordinasyona üye çok sayıda STK ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Açıklama metni Kürtçe ve Türkçe olarak okundu. Açıklamada konuşan KADEP Genel başkanı Lütfü Baksi, “Tarihsel, toplumsal, siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik ve demokratik boyutları olan Kürt meselesi, tekçi ve inkârcı zihniyet anlayışından kaynaklı Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar Türkiye’nin en temel sorunu haline gelmiştir” dedi.
“Cumhuriyetin asli kurucu üyesi olan Kürt halkına, egemen sistem tarafından inkâr ve imha politikaları dayatılmış, buna karşılıkta Kürt halkının serhildan ve direnişleri başlatmıştır ” diyen Lütfü, Pazartesi günü açıklanması beklenen “Demokratikleşme paketi” ne dikkat çekerek, “ Sorunun tarafı olan Kürt Halkı ve Kürt Siyasi çevrelerinin, demokrasi güçlerinin ve kamuoyunun hiçbir şekilde görüşü alınmadan tamamen demokratik olmayan bir yöntemle paketin hazırlanması çözüme katkı sunmaktan uzak bir paket algısı oluşturmaktadır ”şeklinde konuştu. Lütfü, “Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin taleplerine ve beklentilerine yanıt olmayan bir paketin, geçmişin çözümsüzlük paketleri gibi olmaktan öte bir anlam ifade etmeyecektir ” vurgusunu yaptı.
Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Koordinasyonu olarak demokratik çözüm sürecine ilişkin taleplerini kamuoyu ile paylaşmak istediklerini belirten Lütfü, Kürt halkının taleplerini şu şekilde sıraladı:
"- PKK ile devletin başlatmış olduğu ateşkes sürecinin devamını, mutabık kalınan adımların atılmasını gerekli görüyoruz. Sorunun çözümünde Sayın Abdullah Öcalan ile başlayan; Kandil ve BDP ile devam eden görüşmelerin, Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansının temsilcilerinin de yer alacağı Kürt tarafıyla müzakereye dönüşmesi elzemdir.
- Sürecin sağlıklı yürümesi, Demokratik ve güven verici bir ortamın sağlanması için acili yet arz eden kısa vadeli hukuki ve demokratik adımların atılması temelinde;
- Anadilde eğitimin önündeki tüm engeller kaldırılmalı, Kürtçe resmi dil olarak kabul edilmelidir.
- TMK ve TCK değiştirilerek tüm siyasi tutsakların özgürlüklerine kavuşmaları sağlanmalıdır.
- Sayın Öcalan'ın çözüm sürecine daha etkin katılımı sağlanması için güvenlik, sağlık ve özgürlük koşulları sağlanmalı, PKK kadro ve gerillaların siyasal hayata sorunsuz bir şekilde katılabilmesi için demokratik siyasete katılım yasası hazırlanmalıdır.
- Suç mekanizması haline gelen Koruculuk sistemi lağv edilmeli, Karakol yapımına son verilmeli, mayınlı araziler temizlenmeli, köye geri dönüşlerin koşulları sağlanmalıdır.
- Düşünce, ifade, örgütlenme ve inanç özgürlüğü önündeki engeller kaldırılmalıdır.
- Temsiliyette adaletin sağlanması için seçim barajı kaldırılmalı, siyasi partiler yasası değiştirilmelidir. Aidiyetimizi temsil eden Kürt ve Kürdistan isimlerinin siyasal, sosyal, kültürel gibi yaşamın tüm alanlarında kullanılmasının önü açılmalıdır.
- Hakikatleri araştırma komisyonu kurularak, geçmişle yüzleşilmeli, Kürt halkına yönelik yapılan insanlık dışı uygulamalardan dolayı Kürt halkından özür dilenmelidir
- Kürt sorununun temel kaynağı olma özelliği taşıyan militarist anayasa yerine zaman geçirmeden Çoğulcu, Demokratik, Eşitlikçi ve Özgürlükçü bir anayasa hazırlanarak, Kürt kimliği ve farklı kimlikler anayasal güvence altına alınmalıdır.
- Kürt halkının kendi kimliği ile kendi kendini yönetme imkânlarının sağlanması için Kürt halkının statüsü tanınmalıdır
- Türkiye devleti ve hükümeti Rojava ile olan sınırdan silahlı kişi ve gurupların geçişini engellemeli, sınır kapıları insani yardımın yanı sıra ticarete de açılmalıdır."
(gk-tt/zd)

