Gültan: Ne sınırlar, ne tel örgüler, ne de mayın tarlaları bizi ayıramadı
16:25
JINHA
RIHA – Rojava’da yaşanan gelişmelere dikkat çekmek ve “Rojava Devrimi”ni sahiplenmek amacıyla Ceylanpınar’da yapılan yürüyüşün ardından konuşan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, AKP Hükümeti’nin çetelere lojistik destek verdiğini söyleyerek, “Siz Kürt halkıyla stratejik bir birlik ve kardeşlik mi arzuluyorsunuz, yoksa Kürt halkına karşı düşmanca duygular mı besliyorsunuz? Bu soruya cevap vereceksiniz. Kürt halkı nerede yaşarsa yaşasın duyguları birdir düşüncesi birdir. Birine yapılan zülüm diğerine yapılmış gibidir. Ne sınırlar, ne tel örgüler, ne de mayın tarlaları bizi ayıramadı ve ayıramayacakta. Kürtlerin ya dostusunuz ya da düşmanı. Bunun başka bir yolu yoktur” şeklinde konuştu.
BDP ve DTK öncülüğünde Ceylanpınar Belediyesi önünde biraraya gelen binlerce yurttaş, Rojava’da yaşanan gelişmelere dikkat çekmek ve “Rojava Devrimi”ni sahiplenmek amacıyla Paris’te katledilen 3 Kürt siyasetçi Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın adı verilen 3 Fidan Parkı’na doğru yürüyüş yaptı. Yürüyüşe BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak ile BDP Grup Başkan vekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken, BDP'li milletvekilleri, seçilmişler, DÖKH aktivistleri, din adamları, Barış Anneleri İnisiyatifi ile Dersim, Batman, Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Şırnak, Adıyaman, Urfa, Antep, Van, Ağrı, Bingöl başta olmak üzere birçok il ve ilçelerden BDP’li yöneticiler katıldı. Yapılan yürüyüşün ardından demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşunun ardından konuşan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Kürt halkının tüm Ortadoğu’ya yol gösterecek Rojava Devrimi’ni sahiplendiğini söyledi. BDP’li milletvekillerinin temsilen Ceylanpınar’a geldiğini kaydeden Gültan, “Ancak bugün burada bütün Kürdistan’ın iradesi temsil edilmektedir. Rojava’daki halkımız insanlığa, demokratik değerlere ve özgür bir yaşamı savunmak için direniyorlar. İnsanlığa hizmet eden bir duruştur, fedakarca bir direniştir bu direnişi selamlıyoruz” dedi.
‘Kürt halkı tarih sahnesine çıkmıştır’
Emperyalist güçlerin rojava halkının direnişini tersine çevirmek istediğini söyleyen Gültan, “Ancak bu iyi bilinmelidir ki, Kürt halkı ve Kürdistan toprağı buranın en kadim halkı ve yeridir. Bunu ortadan kaldırmak istediler parçalamak istediler. Kürtleri Rojava’da, Irak’ta, Türkiye’de ve İran’da parçalara bölerek inkar etmek istediler. Yani bir halkı tarih sayfasından silmeye çalıştılar. Ancak bu gün büyük bir özgüvenle şunu söylüyoruz. Kürt halkı tarih sahnesine çıkmıştır. Rojava tarihi boyunca Suriye rejiminden çok çekti ve çok zulüm gördü. Kimliği inkar edildi, kimliği bile verilmedi. Ancak bizler şunu çok iyi biliyoruz ki, Rojava halkının kapısı her zaman Kürdistan’ın 4 parçasına açık oldu. Ciğerxwini, Bedirxanları ve zülüm görenleri, kendine sığınak arayanları misafir etti bağrına bastı bunu unutmayacağız. Rojava tüm Kürdistan’ın, Kürt halkının borçlu olduğu en mazlum halkımızdır. Ve sonuna kadar sahip çıkacağız” diye konuştu.
‘TİGEM arazisi çetelerin üssü haline getirildi’
Konuşmasında kadınlara seslenen Gültan, “Rojavada direnen kadın yoldaşlarımıza özellikle seslenmek istiyorum. Biz sizi gördükçe güç alıyoruz. Sizde bizim varlığımızı kendi varlığınız olarak görün. Biz birlikte mücadele etmeye kararlıyız. Buradan Ankara’ya ve hükümete de seslenmek istiyorum. Ceylanpınar’daki çetelerin lojistik desteğini Türkiye sağlıyor. Bunu herkes biliyor. Urfa’da bulunan TİGEM arazisi çetelerin üssü konumuna getirilmiştir. Çeteler yaralılarını getirir burada tedavi ettirir. Fakat tedavi için getirilen Kürtler saatlerce kapıda bekletilir. Ölüme terk edilir. AKP Hükümeti şunu iyi bilecek. Bizler yanı başımızda halkımızın bir parçasını, yüreğimizin bir parçasını ölüme terk etmeyeceğiz. Sizin çetelerinize sehirci kalmayacağız” sözlerini ifade etti. TİGEM arazisinin Kürt halkından zorla gasp edildiğine dikkat çeken Gültan, “Şunu çok iyi bilsinler ki, bizim topraklarımızı bize karşı yürütülen savaşın üssü haline getiremezsiniz. Biz çetelere yaptığınızı bize de yapın demiyoruz. Çetelerden desteğinizi çekin diyoruz” dedi.
‘Kürtlerin ya dostusunuz yada düşmanı’
Çetelerin yarın Türkiye’nin başına bela olacağı uyarısında bulunan Gültan, “Yarın bu çeteler Türkiye’nin başına bela olacaktır. Çete faaliyetleri Türkiye’nin her yerinde kalıcı bir sorun olacaktır. Ancak biz bu belayı Kürdistan’a sokmayız. Çeteler gelişirse Türkiye’nin batısında gelişir. Çetelerin faaliyetlerin örgütlenmesine halkımız izin vermeyecektir” sözlerini dile getirdi. AKP Hükümeti’ne seslenen Gültan, “Şunu açıkça söylüyoruz. Siz Kürt halkıyla stratejik bir birlik ve kardeşlik mi arzuluyorsunuz, yoksa Kürt halkına karşı düşmanca duygular mı besliyorsunuz? Bu soruya cevap vereceksiniz. Kürt halkı nerede yaşarsa yaşasın duyguları birdir düşüncesi birdir. Birine yapılan zülüm diğerine yapılmış gibidir. Ne sınırlar, ne tel örgüler, ne de mayın tarlaları bizi ayıramadı ve ayıramayacakta. Kürtlerin ya dostusunuz yada düşmanı. Bunun başka bir yolu yoktur” şeklinde konuştu.
‘Buradaki eylemimiz bir uyarı niteliğindedir’
Rojava’daki yaralılara ilişkin konuşan Gültan son olarak şunları belirtti:
“Savaşlarda asla ve asla yaralıları ölüme terk etmeyi bize dayatmayın . Şu anda bu gün aldığımız bilgiye göre Bursa Hastanesi’nde Rojavalı bir insanımız yaşamını yitirdi. Rojava’da yaşamını yitiren herkesi rahmetle ve şükranla anıyorum. Onlar halkının malını canını namusunu savunan ve koruyan yiğit insanlardır. Onlar özgürlüğünü demokrasiyi savunan yiğit insanlardır. Yaşamını yitiren son insanımız olsun. Sınırda çetelerin saldırılarında yaralanan insanlarımıza karşı hükümetin, yerel yöneticilerin, valilerin, kaymakamların ayrımcı uygulama yapmasına tahammülümüz kalmadı. Ankara ve AKP Hükümeti barışı stratejik bir politika olarak anlayıp hayata geçirinceye kadar bu sıkıntılar devam edecek. Arzumuz ve beklentimiz Kürtlerle stratejik bir dostluk politikası hayata geçirilsin. İnsani yardımlar için hiçbir engel çıkarılmasın. Yaralıların tedavisi için hiçbir engel çıkarılmasın. Bunlar en insani en demokratik taleplerdir. Buradaki eylemimiz bir uyarı niteliğindedir. Bunun dikkate alınması gerekir. Eğer biz bu gün vekiller buradaysak bunun ne anlama geldiğini anlamak zorundalar. Türkiye’nin demokratik inşasının en temel ayağı Kürtler olacaktır. Ancak Kürtlerin cenazelerine bile saygı gösterilmeyecekse bizde onurumuzu sahiplenme direnişi göstereceğiz. “
‘Kadınlara tecavüz edilmesi ‘cihad’ın neresinde yer alıyor’
Din Adamları Derneği adına konuşan Zahit Çiftkuran’da din adı altında Kürtlerin katledildiğini söyleyerek, “Bunun dinle hiçbir alakası yoktur. Fetvalar çıkararak, ‘Kürtlerin namusu helaldir’ deniliyor. Gerçek olmayan bir İslam anlayışı kullanılıyor. Din, dil, ırk ve cinse yapılan bütün saldırılar kabul edilemez. Kadınların tecavüz edilmesi, çoluk çocuğu katledilmesi cihadın neresinde yer alıyor. Bu tür fetvalar veriliyor. İslam’ın neresinde bu fetvalar var. Rojava’da yaptığınız saldırıların, Mısırda yapılan katliamlardan hiçbir farkı yoktur” dedi.
Konuşmaların ardından binlerce yurttaş oturma eylemine geçti. Saat 17.00’a kadar devam edecek oturma eyleminin ardından etkinlik sona erecek.
(hç/mg)

