Öğrenci Yurdu Müdürü Akhan: Taciz olayı yurt önünden geçen arabalardakilerin laf atmalarından ibaret

17:25

 


Nuran AKTAŞ / Zehra DOĞAN 


DİYARBAKIR - YURT-KUR'a bağlı Ziya Gökalp Öğrenci Yurdu yolunda gerçekleştiği iddia edilen taciz ve tecavüz olayına ilişkin Yurt Müdürü Ramazan Akhan “Taciz olayı yurt önünden geçen arabaların laf atmalarından ibaret” derken, Dicle Üniversitesi Genel Sekreteri Sabri İyigün, üniversite olarak güvenlik konusunda hassas olduklarını belirtiyor. Kadın öğrenciler, “Korkuyoruz. Ürkek davranıyoruz. Okulu bırakmayı düşünen arkadaşlarımız da oldu. Ailelerimiz duysa, bizi buradan alır. Eğitim için buradayız. Bunları yaşamak çok korkunç” derken, yargıya başvuruda bulunmamış olan ve tecavüze maruz kadın öğrencilere seslenen Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hafize İpek, “Korkmayın cesur olun. Bu olayın üstüne muhakkak gidin. Yargıya taşıyın. Bizler sustukça, bu olaylar daha da çoğalacak” diyor.


 


Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü'ne (YURTKUR) Ziya Gökalp Öğrenci Yurdu yolunda gerçekleştiği iddia edilen ‘taciz’ ve ‘ tecavüz’ olayı JINHA’ nın son dakika geçtiği haberle Türkiye gündeminde yerini aldı. İsmini vermek istemeyen kadın öğrenciler, sorunlarını sık sık dile getirdikleri halde çözüm bulunmadığını ifade ederken, tecavüze uğrayan kadın öğrencilerden birinin intihar girişiminde bulunduğu iddia edildi. Kadın dernekleri olayın yargıya taşınmasını isterken, tecavüze maruz kalan ve kimliklerini açıklamayan kadın öğrenciler, henüz bu konuda bir talepte bulunmadı. Otobüs durağının yurdun bulunduğu yerden uzak ve tenha olmasından dolayı yıllardır kadın öğrencilerin yaşadığı sorunun devam ettiğini dile getiren kadın öğrenci R, “Biz eğitim için ailemizden uzaktayız. Ama bizim yurtta güvenliğimiz yok. Yurt kavşağında hemen her gün sözlü tacize uğruyoruz. Şu anda gerçekleşen bu tecavüz olayından sonra ise hepimiz çok tedirginiz. Yurt şartları hiç iyi değil. Yurdun içte de, dışta da güvenliğimiz pek fazla yok. Biz okumak için buradayız. Ama yaşam güvencemiz yok. İki arkadaşımız yurt önünden kaçırılarak tecavüze uğradı” dedi. Taciz ve tecavüz olaylarının artmasına ilişkin görüştüğümüz R, problemlerini rektörlüğe aktardıkları halde ‘ciddiye alınmadıklarını’ söyledi.


‘Güvenliğimiz Yok’


Ulaşım sorununa ilişkin görüştükleri tüm makamların, sorumluluğun kendilerine ait olmadığını belirttiklerini vurgulayan R, akşam okul çıkışından sonra yurda dönmelerinin kadın öğrenciler için ‘korku dolu’ anlara dönüştüğünü kaydetti. Arkadaşlarının tecavüze uğramasının bardağı taşıran son nokta olduğunu ifade eden R, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Arkadaşlarımızın durak ve yurt arasında ki yolda bir araçla kaçırılarak tenha bir yerde tecavüze uğradığını duyduğumuzda hepimiz çok etkilendik. Kimliklerini açıklamıyor ve kimseyle görüşmüyorlar. Ama sorun onların kimlikleri değil ki. Kim olmaları önemli değil. Kimin başına gelse, kalkıp bunu açıklayamaz. Hepimizin yaşı belli. Eğitime gelmişiz ve bu yaşadıklarımız çok kötü. Bir taciz sözüyle bile insan depresyona girebiliyorsa, böyle bir tecavüzün düşünülmesi bile çok kötü. Olayın ardından arkadaşlar gidip yurt müdürlüne konuşmuş. Onlar ise, ‘Normaldir’ demiş. ‘Bu tür olaylarla, bu tür yerlerde karşılaşmak normaldir’ demiş. Herkes bilsin ki ‘Kadın, hayattır.’ Kadın olmadan toplum olmaz. Toplumun bunu duyması gerek. Sonuçta aileler çocuklarını güvenlikleri için yurtta gönderiyor. Ne yazık ki ne yurt ta, nede bölgede böyle bir güvenlik sağlanmıyor.”


‘Okulu bırakmayı düşünenler var’


Tecavüze ve tacize uğrayan kadınların, yurt yönetimleri tarafından ‘Yurttan atılma’ ve ‘Bursların kesilmesine’ ilişkin tehdit edildiğini iddia eden kadın öğrenci B ise, “Bizim isimlerimizin ve fotoğraflarının açıklamamamızın nedeni de bu korku” dedi.  DÜ’ ye kayıt olduktan sonra ekonomik durumu olmadığı için yurtta kaldığını dile getiren B, birçok öğrencinin de kendisiyle aynı durumda olduğu için yurdun ‘olumsuz’ koşullarına rağmen orada kalmaya devam ettiklerini belirtti. Hemen her gün yurt yolunda taciz edildiklerini dile getiren B, tehlikelere göğüs gerdiklerini, ama ‘tecavüz’ olayının bardağı taşıran son nokta olduğunu kaydetti. Yaşanan tecavüz olayının DÜ idaresi tarafından saklı tutulmaya çalışıldığını ve üstünün kapatılmak istendiğini iddia eden B, “Biran önce üniversite ve yurt yönetimi, servis tahsis etmeli. Birçok görüşmemiz sonuçsuz kaldı. Eylem yapmadan sonuç alabileceğimizi düşünmüyoruz. Kadın öğrencilerin ulaşım sorunu nedeniyle tecavüze ve tacize maruz kalması YURTKUR’ un ve Rektörlüğün sorumluluğundadır. Onların yapması gereken, ulaşım sorununu halletmek ve güvenliği sağlamak” dedi. Yapacakları eylemleri sürdüreceklerini ifade eden B, şunları dile getirdi:


“Sonuçta yurtta kadınlar çoğunlukta. Korkuyoruz. İkinci öğretimde olan arkadaşlarımız var. Akşam saatlerinde çıkamıyoruz, ürkek davranıyoruz. Özgür değiliz. Okulu bırakmayı düşünen arkadaşlarımızda oldu. Ailelerimiz duysa, bizi buradan alırlar ve eğitimimiz kısıtlanmış olur. Eğitim için buradayız. Bunları yaşamak çok korkunç. Biran önce çözüm bulunmalı.”


‘Olay, karalama vakasıdır’


‘Taciz’ ve ‘tecavüz’ iddialarına ilişkin görüştüğümüz Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü'ne (YURTKUR) Ziya Gökalp Yurt Müdürü Ramazan Akhan, tecavüz olayının söz konusu olmadığını ve yurtta kalan ‘bazı öğrencilerin’ uydurması sonucu dün gece yürüyüş yapıldığını belirtti. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nden ekiplerin konuya ilişkin yurda geldiğini ifade eden Akhan, kimsenin bu konuda şikayetçi olmadığına dikkat çekti. Böyle bir olay söz konusu olduğu takdirde Emniyet Müdürlüğü’ nede şikayet gideceğini dile getiren Akhan, şunları ifade etti:


“Emniyete şikayette bulunan öğrenci yok. Bu tür ‘karalama’ vakaları, her üniversitede olur. Bizler güvenlik bakımından oldukça hassasız. Belediyeden servis saatlerinin listesini alıp, yurt panosuna asarak tüm öğrencilere duyurduk. Fakat üniversite ve yurt arasında ışıklandırma eksikliği olup, onun da giderilmesi için başvuruda bulunduk. Tecavüz olayına hiç rastlamadık. Taciz olayı ise yurt önünden geçen arabalardakilerin laf atmalarından ibaret. Bunun da önüne geçilemez. Normalde şehir merkezinde de yürürken, her insanın başına gelebilecek cinsten durumlar bunlar.”


‘Belediye’ nin sorumluluğunda’


Konuya ilişkin görüştüğümüz Dicle Üniversitesi Genel Sekreteri Sabri İyigün, sözlerine, “Yaşanan tecavüz ve taciz olayını en başta bir baba olarak şiddetle kınıyorum” diyerek başladı. Üniversite ve yurt güvenliği konusunda çok dikkatli olduklarını dile getiren İyigün, olayın yaşandığı yerin kendi alanları dışına olduğunu iddia etti. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ nin sorumluluğunda ki bir yerde düzenleme yapamayacaklarını vurgulayan İyigün, şunları kaydetti:


“Biz bir yıl öncesinden bu konuya ilişkin belediye ile görüştük. Akşamları saat 9 dan sonra öğrencileri yurdun kapısına kadar bırakmalarını istedik. Ancak onlardan, güzergahlarını değiştiremeyecekleri yolunda cevap aldık. Yine yurt yolunun karanlık olmasından dolayı, belediyeden ışıklandırma yapmasını istedik. Ama olmadı. Tecavüz olayının gündemleşmesinin ardından 1 adet olan güvenlik ring sayısını 2’ ye çıkardık. Güvenlik görevlilerimize, üniversite girişinde ve yurt yolunda taksi ve diğer araçların park etmesini, duruşunun kesinlikle yasak olduğunu belirttik. Söz konusu olayların yaşanmaması için üniversitede güvenliği arttırdık. Işıklandırma sistemleri güçlendirildi ve devriye sayısı arttırıldı. Şimdi de gidip konuyla ilgili belediye ve valilikle tekrar görüşmeler yapacağız. Bu sorunu çözeceğiz. Ayrıca şunu da belirtmek gerekiyor ki Ziya Gökalp Yurdu, üniversitemize bağlı değil.”


‘İddialar asılsızdır, alan DÜ’ ye ait’


Dicle Üniversitesi Genel Sekreteri Sabri İyigün’ ün yurt yolunun Diyarbakır Belediyesi’ nin alanına girmesinden dolayı herhangi bir işlem yapamadıklarını ve belediye başvurularının sonuçsuz kaldığına dönük değerlendirmeleri üzerine Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hafize İpek ile görüştük. Kendilerine DÜ Rektörlüğü tarafından hiçbir başvuru olmadığını belirten İpek, “Rektörlük ile yazışmalarımızı inceledik. Son 1 yıl içerisinde konuya ilişkin herhangi bir yazışma olmamıştır.  Belediye olarak bizim alanımız olmadığı takdir de, onlara gereken yardımı fazlasıyla yaptık. Orda ki alandan tutun, ta Dicle Üniversitesi’ne kadar, tamamen onlara ait. Ancak biz duraklarımızı yaptık. Her gün sabah ve akşam 10’ a kadar, ayrıca gece 24’ e kadar özel halk otobüslerimiz çalışıyor. Konuya ilişkin bize hiçbir bilgilendirme yapılmamıştır” dedi. DÜ tarafından kendilerine iletildiği iddia edilen yurt yolunun ışıklandırılması talebine ilişkinde değerlendirme yapan İpek, şunları söyledi:


“Işıklandırmanın iç ve dış güvenliği, tamamen onların görevi. Bunu üstlenmeleri gerekirdi. Bu suçlamayı kabul etmiyoruz. Bizden kasis istediler, gündüz için kasisleri döşedik. Ayrıca gece ışık saçan flaşörlerden koyduk. Bize ait olmadığı halde o güzergahın kaldırımlarını da biz yaptık. Üniversite ve Diyar gaz, geçen yıllar arasında problem yaşadı.  Diyar Gaz’a ‘Bu bölge tamamen bize aittir. Boru hattını buradan döşeyemezsiniz’ diyerek,  1 yıla aşkın bir süreyle oyaladılar. O zaman o bölge onlara ait ise, neden şimdi sahiplenmiyorlar?”


‘Bizler sustukça, bu olaylar daha da çoğalacak’


Yaşanan taciz ve tecavüz olayının çok çirkin bir durum olduğunu dile getiren Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hafise İpek, sorumluların derhal cezalandırılması gerektiğini ifade etti. Yurt Müdürlüğünün olayın aslının olmadığına dönük iddialarına ilişkin değerlendirme yapan İpek, “Bir kadın, asla kendine böyle bir iftirayı yapmaz. Biz feodal yapımız gereğince böyle bir olayı hatırlamak bile istemeyiz. O psikolojinin ve yaşadıklarının hesabını kim ve kimler verecek. Bir kadın olarak bu olayı yaşayan ve henüz hukuksal başvuru yapmamış olan tecavüz ve taciz mağduru kadın arkadaşlarıma sesleniyorum. Korkmayın cesur olun. Bu olayın üstüne muhakkak gidin. Yargıya taşıyın. Bizler sustukça, bu olaylar daha da çoğalacak. Biz kadınlar, artık eril toplumdan sıyrılmak ve özgürleşmek istiyoruz” dedi.


Yaşanan soruna ilişkin müdahil olacaklarını belirten Diyarbakır kadın dernekleri adına konuşan Selis Kadın Derneği Yöneticisi Ruşen Seydaoğlu ise, “Durumun hassasiyetinin farkındayız. Konunun takipçisi olacağız. Bu tamamen Rektörlüğün sorumluluğundadır. Konuya ilişkin Rektörlükle görüşeceğiz. Bundan önce yaşanan olaylar gibi üstünün örtülmesine kadın dernekleri olarak müsaade etmeyeceğiz” dedi.


Kamera: Zehra DOĞAN


Fotoğraf: Nuran AKTAŞ


(na-zd/hp)