‘Hazırlanan taslak kadını eve hapsetmeye yöneliktir’
08:51
Hicret Çiftçi / JINHA
AMED – Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kadınların 3 çocuk doğurmaları için “çalışan kadına çocuk teşviği” talimatıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan taslağa ilişkin konuşan Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği Başkanı Nevin İl, daha çok çocuk ile daha az işgücü sağlanmak istendiğini belirterek, bu durumu kadının eve hapsedilerek olağan rollere dönmesine neden olan bir tutum olarak değerlendirdi.
Uzun bir süreden bu yana kadınların üç çocuk doğurmaları için her konuşmasında değinen Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın “çalışan kadına çocuk teşviği” talimatıyla hazırlanan taslağa ilişkin Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği (DOGÜNKAD) Başkanı Nevil İl, kadının iş dünyasında çok az yer aldığını belirterek, Diyarbakır’da özel sektörde yüzde 21,9’luk kadının çalışan oranının, hazırlanan yasa taslağı ile daha aşağılara ineceğini söyledi. Bir iş kadını olarak taslağın hayata geçmesi durumunda personel kadın çalıştırma konusunda ciddi sorunların yaşanacağına dikkat çeken Nevin, işveren gözü ile bakıldığında iş gücü kaybını önlemek için gerekli tedbirlerin alınmak isteneceğini belirtti. Bu durumun da kadın personelin işten çıkartılıp erkek personelin tercih edilmesi anlamına geldiğini dile getiren Nevin, “Hâlbuki biz DOGÜNKAD bünyesinde kadının daha çok yer alması için kotalar getirdik. Derneğimize üye olmak için iş yerinde yüzde 30 kadın çalıştırma zorunluluğu getirdik. Şimdi bu emeklerimiz boşa mı gidecek?” şeklinde konuştu.
‘Kadının kısmi özgürlüğü yasa taslağı ile alaşağı olacak’
Kadının ekonomik özgürlüğünün, sosyal yaşamını güçlendirdiğini vurgulayan Nevin, kadının sokağa çıkmasının sağlandığı kısmı özgürlüklerin, hükümetin hazırladığı yasa taslağı ile alaşağı olacağını belirtti. Hükümet tarafından hazırlanan taslağın kadını daha çok eve hapsedeceğine dikkat çeken Nevin, “Kadın eve daha çok bağımlı hale gelecek. Kısmi kazandığı sosyal haklarını, kısmi özgürlüklerinin tümünü kaybedecek. Bir iş kadını olarak, bu yasa tasarısına kadının aleyhine gelişecek bir durum olarak bakıyorum” dedi. Bütün politikaların kadın bedeni üzerinden yürütüldüğünü ve bu politikaları doğru bulmadıklarını ifade eden Nevin, hükümetin kadının kaç çocuk doğuracağına, kaç çocuğa sahip olmak konusundaki ısrarını kabul etmediklerinin altını çizerek, öncelikle hükümetin kadın bedeni üzerinden elini çekerek, kaç çocuk yapacağına, nasıl çalışmak istediğine, çalışmak isteyip istemediğine, kullanacağı izin hakkına müdahale etmekten vazgeçmesi gerektiğine dikkat çekti.
‘Kadın gelişimini önlemek için yürütülen gizli bir politikadır’
“Türkiye’de 1980’li yıllardan sonra gelişen kadın hareketinin büyük bir aşama kaydetti ve bütün kadınlar kısmi de olsa kendi hakları konusunda bir bilince vardı” diyen Nevin, Kürt kadınlarının örgütlü kadın mücadelesinde daha ileri bir aşama kaydettiğini dile getirerek, “Hem yerel belediyelerin sosyal hayat içerisinde olmasına yönelik çabaları, hem Bölgemizde Kürtlerin özgürlük mücadelesinin kadına yansıması, kadın mücadelesini daha ileri aşamaya taşıdı” açıklamasında bulundu. Nevin, hazırlanan yasa taslağının kadın gelişiminin önüne engel koymak için yürütülen gizli bir politika olduğunu ifade etti. Nevin, “Kadın aleyhine olan bütün yasalar konusunda kadın platformları önlem almalı” dedi.
‘Kayıt dışı çalışmalar yaygınlaşacak’
Hazırlanan yasa taslağı ile birlikte kendilerini daha büyük bir riskin beklediğine dikkat çeken Nevin, dernek olarak, farklı kurumlarla da işbirliği yaparak kayıt dışı personel çalıştırılmasının önüne geçmek için mücadele verirken yeni yasa taslağının verilen emeği heba edeceğini ifade etti. “Yüzde 90’ını tekstilde çalışan kadınların oluşturduğu kayıt dışı çalışma oranının yasadan büyük oranda etkileneceği vurgulayan Nevin, bu taslağın yasallaşması ile birlikte kadınların çalışma oranın düşeceğini ancak kadının çalışmak istemesi durumunda işverene kayıt dışı çalıştırmanın tek alternatif yol olarak kalacağını söyledi. Nevin, “Kadınlar, sigortalı çalışmak varken şimdi sigortasız çalışmayı göze alacak. Hem doğum yapmak hem de çalışmak isteyecek, yasalar da buna elvermediğine göre bu sefer kadın yerine erkek çalıştırılacak” ifadesinde bulundu.
‘Asıl tehlike kadını evde bekliyor’
Asıl tehlikenin kadını evde beklediğini dile getiren Nevin, son dönemlerde artan şiddet olaylarının bunun bir göstergesi olduğunu ifade etti. Son dönemde yaygınlaşan kadın cinayetlerinin çalışan kadınlara yönelik yapıldığını belirten Nevin, “İtirazların karşısında şiddet baş gösteriyor. Kadının eve kapanması ile beraber çok başka ciddi sorunlarda ortaya çıkacak. Böylesi bir durumda hükümetin önlem alma şansı yok” dedi. Daha çok çocuk ile daha az işgücü sağlanmak istendiğini dile getiren Nevin, bu durumun kadının eve hapsedilerek olağan rollere dönmesine neden olan bir tutum olarak değerlendirdi. Yasa taslağının, erkeklik rollerini besleyen, iktidarı meşrulaştıran baskı mekanizmalarını sistemleştireceğine dikkat çeken Nevin, herkesin bu durumun karşısında durması gerektiğinin altını çizdi.
“İşverenler kadın örgütleriyle işbirliği içinde olmalıdır’
Bütün işverenlerin bu taslağa karşı önlerine çalışma koymaları gerektiğini ifade eden Nevin, buna yönelik politika geliştirmek için kadın örgütleriyle ciddi bir işbirliği içinde olunmasının önemine işaret etti. Oluşturulan taslağın hem çalışan, hem de işveren açısından olumsuzluklara yol açacağını kaydeden Nevin, hazırlanan yasa taslağının karşısında alternatif bir taslağın oluşturulabileceğini söyledi. Nevin, yasa taslağının sadece özel sektördeki kadının değil, kamu sektöründeki kadının da aleyhine olduğuna dikkat çekerken, “Maaşını alarak evde oturmak onun için ilk dönemler iyi olabilir. Ama bu politikanın temelinde bütün kadınları eve hapsetmek amacı vardır. Uzun vadeli düşünmek gerekiyor. Hemcinslerinin yaşadığı sıkıntıların ekonomik boyutunu belki onlar yaşamayacak, ama erkek egemen sistemi içinde boğulma tehlikesi ile karşı karşıyadırlar” şeklinde konuştu.
Nevin, Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği olarak kadınları eve hapsedecek yasa taslağına yönelik bir açıklama yapacaklarını dile getirerek Ekim ayında Diyarbakır’da kadın girişimciler kuruluşu öncülüğünde yapacakları sempozyumda bu konuyu gündeme getireceklerinin vurgusunu yaptı. Nevin ayrıca sempozyumdan çıkaracakları ortak deklarasyonun etkili olacağını söyledi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan taslakta doğum yapan kadınlara uygulanan 16 haftalık analık izninin 24 haftaya kadar çıkarılması, yarım gün çalışarak ‘tam gün’ çalışmış gibi prim yatırılması, iş yerlerinde kreş açılması, doğum yapan kadına işe dönüş garantisi gibi doğum teşvikleri yer alıyor.
(hç/gk/zd)

