Yarın nişan, haftaya düğün gerisi şiddet…
08:36
Tekoşin Tekin-Sarya Şakar / JINHA
AMED- Ailesi ve amcası oğlu tarafından tehdit edilerek, istemediği bir evliliğe zorlanan H., isimli kadın yıllar boyunca eşinin şiddet, tehdit, tecavüz ve hakaretlerine maruz kaldı. Yıllarca gördüğü baskı ve şiddeti gözyaşları içinde anlatan H., mahkeme sürecinin devam ettiğini ve en kısa zamanda boşanarak, daha özgür ve daha mutlu bir hayata kavuşmak istediğini söyledi.
Son yıllarda kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüz olaylarında artış yaşanırken, kadınlar da artık sessizliğini bozarak, yaşadıkları tacizi, tecavüzü ve şiddeti anlatmaktan çekinmiyor. Bunlardan biride 9 yıl önce ailesi tarafından amcasının oğlu ile zorla evlendirilen H., isimli kadın…Amcasının oğlunun kendisi ile 3 yıl boyunca evlenmek için uğraştığını söyleyen H., “Ben onunla evlenmek istemiyordum. Sürekli ısrar ediyordu. Bir gün köyden eve dönüyordum. Eve döndüğümde kız kardeşim ‘yarın nişanın haftaya da düğünün olacak’ dedi. Anneme, beni verirken kime sordun diye bağırmaya başladım. Bir hafta geçmeden düğünüm oldu” sözlerini ifade etti.
‘Gelinliğimi giydiğim zaman dünyam başıma yıkıldı’
Kin ve nefret üzerine kurulmak istenen bir evliliğe zorlandığına, kendisine uygulanan şiddetin kasıtlı ve planlı yapıldığına dikkat çeken H., “Amcamın oğlu her gittiği yerde insanlara düğün gecesi beni döveceğini söylemiş. Annem bunu duyunca ‘Gelinliğini çıkar evlenmiyorsun bu iş olmaz’ dedi. Gelinliği sevinçle çıkardım kurtulduğumu sandım. Ancak daha sonra annem ve amcam beni ölümle tehdit etmeye başladı. Annem gelip ‘Gelinliği hemen giy dedi’ işte o zaman dünyam başıma yıkıldı. Ağlıyorum, bağırıyorum ama kimse beni dinlemiyor herkes kulak tıkıyor. Düğünümün olduğu gün ben eşimden dayak yedim. Eşim çocuklara atması gereken şekerlerin bulunduğu kâseyi benim kafamda kırdı. Eşim düğün gecesi insanları kovdu ve bana saldırmaya başladı. O gece yaşadıklarımı asla unutmayacağım. Zorla benimle birlikte oldu. Ve bana ‘Ben seni eş olarak getirmedim sadece ihtiyaçlarımı karşılamak için ve evime köle olarak getirdim’ dedi. . O gece anladım ki artık benim için hayat böyle devam edecek” şeklinde konuştu.
Yıllar boyu süren tehdit ve hakaretler…
Hamile kaldığı süre boyunca yalnız kaldığını ve tek başına doğum yaptığını belirten H., ”Doktor çocuğum için ‘kalbi zayıf atıyor yaşamaz’ demişti. Tedavisi için babasının kanına ihtiyacı vardı. Ancak eşim ‘ikinizin de Allah belasını versin’ diyerek telefonu kapattı. Çocuğum bu şiddetlere çok şahit oldu. Oda çok şiddet gördü. Sonra bu işyerini açtım. Başka yerde çalışıp ezileceğime kendi işimi yaparım dedim. Her şeyden çok sıkıldım bıktım ve dayanamadım artık. Yıllar boyunca şiddet gördüm. Tehditler şiddet hiç azalmadı. Eşim bana ‘Hem seni, hem de oğlunu balkondan atarım ve herkese psikolojisi bozulduğu için intihar etti derim. Sen bir hayvansın bende bir hayvana saldırıyorum. Hayvanlar nasıl tecavüze uğruyorsa sende benim için öylesin’ şeklinde tehdit ve hakaretlerde bulunuyordu” dedi.
‘Hayatını söndürürüz seni diri diri yakarız’
Gördüğü şiddet ve hakaretlere dayanamayarak, Kadın Kardelen Evi’ne başvuran H., eşinden boşanmak için hukuki yardım istedi. Açtığı boşanma davasıyla birlikte şu an annesiyle yaşayan H., “Şimdi annemle yaşıyorum. Annem benim hayatımı şuan telafi etmeye çalışıyor ama benden çok şey alıp götürdü. Ben şu an oğlum için yaşıyorum. Ona güzel bir gelecek hazırlamak için çabalıyorum. Hayatımdan daha ne kadar ödün vereceğimi, hayatın benden neler alacağını bilmiyorum. Boşanma davası açtığım için sürekli ‘Hayatını söndürürüz seni diri diri yakarız. Kimse nerde olduğunu dahi bilmez’ şeklinde tehditler almaya başladım. Bendene yapıyorsanız yapın dedim. Zaten yeterince bana zarar vermişti. Artık yapacağı en ağır işkenceler bile gözüme gelmezdi” dedi. Eşim kendi şiddetini meşrulaştırmak için ‘Hayatında biri var bu yüzden boşanmak istiyor’ şeklinde dedikodular yaymaya başladılar. Benim hayatımda biri olsa kaçamaz mıydım? Kaçardım. Ama ben ailem çocuğum ve kendim için mücadele ettim” sözlerini ifade etti.
‘Tehditler nedeniyle kimse şahitlik yapmak istemedi’
BDP Diyarbakır İl Örgütü’ne giderek, yardım istediğini kaydeden H., “BDP’ye giderek başımdan geçenleri bir bir anlattım. Bana yardım edeceklerini söylediler. Daha sonra amcamı çağırdılar ve boşanmak istediğimi söylediler. Bunun üzerine amcam da ‘Biz kadınların baş kaldırmaması için boşanmalarını istemiyoruz’ dedi. Amcamın sunduğu bu bahane BDP’li yöneticilerin de tepkisine neden oldu. Daha sonra amcam boşanmamızı kabul etti. Ancak iki ay sonra tekrar tehdit etmeye başladılar. Duruşmamın olduğu gün beni ve benimle gelen şahitleri öldürmekle tehdit ettiler bu nedenle bütün şahitlerim geri çekildi. Dava sonrası benim komşuma saldırdılar. Şemdi de çocuğumu bana karşı kullanıyorlar. Çocuğumun gözünde beni kötülemeye çalışıyorlar. Çocuğum aylarca hastanelerde kan bekledi. Kendi çocuğuna kan vermeyen bir babadan ne beklenir?” dedi.
‘Kadınlar yaşadıkları şiddete boyun eğmesin’
Boşanma davasından dolayı eşinin bütün mal varlığını ailesinin üzerine yaptığını ifade eden H., “Nafakadan muaf olmak için mal varlığını ailesinin üzerine yaptı. Kendini işsiz ve sigortasız gösterdi. Oysa nafaka veremeyecek durumda olsaydı ben zaten tenezzül etmezdim” şeklinde konuştu. Mahkemede 3 duruşmanın görüldüğünü söyleyen H., “Oğlumun velayetini istemiştim aldım. Yakın zamanda bir mahkeme daha oldu. Avukat ilgilenmediği için haber vermeyi unuttu. İyi bir avukatım olsaydı ben kendimi daha iyi savunabilirdim. Avukat değiştirmek için de ek bir ücret ödenmesi gerekiyor. Onun içinde şuan o lüksüm yok, para kazanamıyorum. İşyerime çok fazla müşteri geliyordu fakat onlarda tehdit edildikleri için artık gelmiyorlar” dedi.
Mahkeme sürecinin devam ettiğini ve en kısa zamanda boşanarak, daha özgür ve daha mutlu bir hayata kavuşmak istediğini dile getiren H., kadınların yaşadıkları şiddete boyun eğmemeleri gerektiğini ve her zaman en saf ve en özgür halleriyle yaşamaları dileğinde bulundu.
(sş-tt/mg)

