Kayıp yakınları eyleminde Musa Anter anıldı

14:38

JINHA


AMED – İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının her hafta “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” sloganıyla düzenlediği oturma eylemi, 241’inci haftasında Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde devam etti.  Etkinlikte, ölümünün 21’inci yılı vesilesiyle Apê Musa da anıldı.


İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının her hafta “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” sloganıyla düzenlediği oturma eylemi, 241’inci haftasında Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde devam etti. Eylemde, üzerinde kayıpların fotoğraflarının bulunduğu "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" pankartı açılarak, kayıpların fotoğrafları taşındı. Eyleme çok sayıda yurttaşın yanı sıra İHD üye ve yöneticileri, Barış Anneleri İnisiyatifi, TÜMBEL-SEN yerel yönetim emekçileri, MEYA-DER üyeleri katıldı. Yapılan eylemde kısa bir konuşma yapan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, her hafta olduğu gibi bu haftada kayıpların bulunması ve faillerin yargılanması için ısrarlarını sürdürmek üzere toplandıklarını dile getirdi.


Failler bulununcaya kadar eyleme devam


Failler bulununcaya kadar bu eyleme devam edeceklerini belirten Raci, devletin faillerin bulunması konusunda artık adım atması gerektiğini belirtti. 21 yıl önce JİTEM tarafından katledilen Kürt bilgesi gazeteci Musa Anter’in ölüm yıldönümüne dikkat çeken Raci, Apê Musa şahsında bütün basın şehitleri saygı ile andığını belirterek onları asla unutmayacaklarını kaydetti. Devletin Apê Musa’nın katillerini bulduğunu ancak yargılamadığına değinen Raci, “Devlet zihniyetini değiştirmedi, Apê Musa’nın katili Şırnak’ta çalışıyordu ve devlet ile ilişkisi vardı. Ancak devlet onların nerde olduğunu bildiği halde yargılamadı. Çünkü devletin kendisi de onların işbirlikçisidir” dedi.


‘BM kayıp taslağı onaylanmalı’


Raci’nin ardından konuşan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, yıllardır yürütülen bir onur mücadelesi olduğunu ifade ederek, “Kayıp yakınlarının 1993’ten bu yana kayıpların bulunması için hiç bıkmadan, usanmadan mücadelelerini devam ettirmektedirler” dedi. 241’inci haftasında da devam eden kayıpların akıbetlerinin sorulduğu eylemlerinin devam edeceğini söyleyen Öztürk, mücadeleleri karşısında hükümetin duyarsız yaklaştığına değindi. Öztürk, “Devletin, Birleşmiş Milletler’in kayıp taslağını onaylaması gerekiyor. Hazırlanan anayasa paketinde kayıpların akıbetine ilişkin taslak, Cenevre yasasının olması gerekiyor. Eğer bunlar yoksa anayasa eksik kalır, kayıplar hep olacaktır. Birçok dosya zaman aşımı nedeniyle rafa kaldırılıyor. Artık dosyaların rafa kaldırılmaması ve savcıların gereken yargılamayı yapması gerekiyor. Failler biliniyor ve bu failler devletin arşivinde bulunuyor. Bu arşivleri açıklayın. Yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.


 ‘İşlenen suçlar, insanlığa karşı işlenmiştir’


Eylemde konuşan TÜMBEL-SEN Başkanı Medeni Alpkaya ise, hakikatlerin ortaya çıkması için mücadele ettiklerini vurgulayarak, hakikatlerin ortaya çıkması için hakikatleri araştırma komisyonun kurulması talebini yineledi. “Demokratik bir Türkiye’nin oluşması için kayıpların bulunması konusunda adım atılması gerekiyor” diyen Medeni, devletin kayıpların faillerini ortaya çıkarmaktan korkmak olduğunu ifade etti. İşlenen suçların insanlığa işlenmiş suç olarak görülmesi gerektiğinin altını çizen Medeni, “Sorunun çözülme yolu benimsetilmeli ve kazanma kaybetme kaygılarına girilmeden yapılmalıdır” ifadelerine yer verdi.


‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’


Ardından 12 Eylül döneminde cezaevindeki insanlık dışı uygulamalara maruz kalan Vezir Perişan yaşadıklarını anlattı. Aynı zamanda kardeşi Hakan Perişan’ı da cezaevindeki işkenceler sonucunda kaybeden Vezir, yapılanların hesabının sorulmasını istedi. Vezir işkence sırasında arkadaşlarının onurlu bir duruş sergilediklerini ve hep “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganı attığını söyledi.


‘Gözümüz açık gitmek istemiyoruz’


1990 yılında cezaevinde işkenceden hayatın kaybeden Cemal Arat’ın annesi Sakine Arat, Cumhuriyet kurulduğundan bu yana devletin Kürtlere karşı düşmanlık beslediğini dile getirdi. İşkencelerde birçok annenin çocuğunu kaybettiğini de hatırlatan Sakine, çocuklarının onurlu bir yaşam için ölümü tercih ettiğini vurguladı. 90’lı yıllarda faillerin arttığını belirten Sakine, “Sokaklarda cesetlerimiz arttı. Buna her gelen hükümet devam etti. Kenan Evren gençleri öldürerek kesesini doldurdu. Hiçbir zaman devlet Kenan Evren’e hesap sormadı. Bir anne olarak hesaplar sorulsun istiyorum. Berfo Ana gibi gözümüz açık gitmek istemiyoruz” sözlerini ifade etti.


Konuşmaların ardından kayıplar için 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.


(gk-hç/mg)