Nisbis Okulu Sempozyumu başladı

09:23

JINHA


MÊRDîN - Nusaybin Belediyesi tarafından düzenlenen ve Avrupa ile Türkiye'den gazeteci, yazar, din adamı, araştırmacı ve tarih bilimcilerinin katılımı ile gerçekleşen Mezopotamya Tarihinde Nusaybin - 2 Nisibis Okulu Sempozyumu başladı. Sempozyumun açılışını yapan Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, "Nusaybin yedi renkli bir özgürlüktür. Mor Efrem öncülüğünde Beritan'ın zılgıtıyla ve Apê Musa'nın ıslığıyla yeni bir tarih yazıldı" dedi. 

Nusaybin Belediyesi tarafından organize edilen "Mezopotamya Tarihinde Nusaybin-2 Nisibis Okulu" konulu sempozyum Mitanni Kültür Merkezi Apê Musa Salonu'nda başladı. Sempozyum öncesi Mitanni Kültür Merkezi bahçesine sarı, kırmızı, yeşil flamalar ile Kürtçe, Türkçe, Arapça ve Süryanice sempozyumun içeriğine ilişkin pankartlar asıldı. Avrupa'dan Prof. Dr. Isa Yousif Ephrem, Prof. Dr. Pier Giorgio Borbone, Dr. Emile Vılley, Dr. Justine Gaborıt, Arnaud Delhove ve Alain Desreumau, Türkiye'den Horiepiskopos Gabriel Akyüz, Araştırmacı-yazar Tuma Çelik, kadın hakları savunucusu Yaşar Kaygısız, Süryani Kültür Derneği üyesi Diba Gabriel, Arkeolog Şehmus Tekin, Sanat Tarihçisi Berrin Aslan, Gazeteci- yazar Nuray Mert, Araştırmacı-yazar Cengiz Çandar, kadın aktivist Sihem Elveren Alp ve Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin ile ilçede bulunan STK ve BDP il ve ilçe yöneticilerinin katıldığı sempozyumda program, Süryani-Alman Ressam Şarro Malke'ye ait resim sergisinin açılışı ile başladı. Sergilenen resimlerde din, savaş, barış ve yaşam konularının ele alındığı görüldü.

'Beritan'ın zılgıtı Apê Musa'nın ıslığıyla tarih yazdı'

Ardından açılışı yapılan sempozyumda ilk konuşmayı yapan Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, uzun süreden beri belediye olarak Mezopotamya tarihi üzerine çalışma yürüttüklerini ifade ederek, Mezopotamya ve "Kürdistan" halkının mücadelesi karşısında saygı ile eğildiğini söyledi. Halkın gücünün kendilerini bugünlere getirdiğini belirten Ayşe, "Mezopotamya tarihinde Nusaybin nedir? Nusaybin, çok kültürlülük ve çok dillilikte Kürdistan'ın denizidir. Ortadoğu'daki güçlerin hepsi Kürdistan'ın tarihini boğmak istiyor; ancak kimsenin buna gücü yetmedi. Mezopotamya uygarlığında toplumun emeği, toplumun yaşamıdır. Nusaybin tarihi dünyada bütün deliller gibi görülüyor. Kürdistan'da, karanlık gecede bütün uygarlıkları barındırıyor. Yedi renkli bir özgürlüktür. Tecritleri parçalayıp zulüm ve zalimlere karşı savaşıyor. Nusaybin Okulu Mor Efrem öncülüğünde Beritan'ın zılgıtıyla ve Apê Musa'nın ıslığıyla yeni bir tarih yazıldı. Ne bir rüyadır ne de bir hayaldir. Mezopotamya tarihinde Nusaybin Batı Kürdistan'ın ve Ortadoğu'nun aydınlık kapısıdır. Bunların hepsi tarihte Nusaybinlilerin Kürdistan'da, Ortadoğu'da mücadelesidir" diye konuştu. 

'Savaştan dolayı aramızda değiller'

Rojava'da yaşanan çete saldırılarına dikkat çeken Ayşe, "Bugün komşumuz Rojava'da büyük acılar yaşanıyor; ancak oradakiler çetelere karşı mücadele ediyor. Şu ana kadar kimsenin gücü halkın direnişini ve mücadelesi kıramamıştır. Bizler Rojava'dan da Arap, Süryani, Keldani, Mihelmi, Asurî delegasyonlarının da aramızda olması istedik; ancak oradaki savaştan dolayı aramızda değiller" dedi.

'Tarih boyunca halklar ötekileştirildi'


BDP Mardin Milletvekili Erol Dora ise, tarihi süreç içerisinde birlikte yaşayan halkların birbirinden ayrıştırıldığını, ötekileştirildiğini ve tarihin derinliklerde bu kadar büyük bir medeniyet oluşturmasına karşın bugün çok az bir eseri birarada görebildiklerini ifade ederek, "Rojava'da, Irak'ta, Mısır'a tüm çevremizdeki ülkelerde insanlar ölmektedir. Bizim görüşümüz bütün insanlar kendi kültürleriyle, renkleriyle barış içinde yaşamalarıdır. Bu açıdan bizim en büyük hedefimiz, tarihte ötekileştirilmiş, soykırımlara, katliamlara uğramış bütün bu halkların tarihi mirası hepimizin mirasıdır. Bizim şiarımız tarihin derinliklerine inerek tarihle yüzleşmek. Ama bu bir kin ve nefret üzerine değil, geleceğimizi sevgi ve kardeşlik üzerine inşa etmemiz için demokratik mücadelemizi sürdürmemiz gerektiğine inanıyoruz" diye belirtti. 

'Ortadoğu'da yeni bir tarih yazılıyor'

Mezopotamya tarihinde Nisibis Okulu'nun tarihçesinin konuşulduğu ilk oturumun moderatörlüğünü Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş yaptı. Nisibis Okulu'nun tarihçesi hakkında konuşan Dr. Emilie Villey, 5. yüzyılda ikinci Nisibis Okulu'nun kurucusu olan Borsabno'nun Nisibis Okulu'na getirmiş olduğu yenilikler üzerinde sunum yaparken, Paris Süryani Araştırmaları Başkanı Alain Jacques Desreumaux ise, Nisibis Okulu'nda daha çok bilime önem verdiklerini belirtti. Alain, okutulan öğrencilerin de bu doğrultuda eğitildiği ve o dönemde birçok bilim adamı yetiştirdiğini söyledi. Son olarak konuşan Avrupa Süryaniler Birliği (ESU) Türkiye Temsilcisi Tuma Çelik ise, kendi dillerinde okuyup yazamadıklarını bundan dolayı kültürlerini geliştiremediklerini ve hiçbir zaman kendilerinin yaşaması gereken bir yaşamı yaşadıklarını ifade ederek, "Günümüzde Ortadoğu'da yeni bir tarih yazılıyor. Bu tarihi yazanlar da onu yaşayacak olanlardır. Yeniden yazılan bu tarih geçmişte yazılan tarihten farklı bir şekle dönüşecektir. 1915 benzeri soykırımların olmadığı, insanların birbirini inkar etmediği, demokratik, barış ve insan haklarının egemen olacağı bir yaşam olacağına inanıyorum. Bu anlamda Nisibis Okulu bir bütün olarak ayrım gözetmeksizin bütün halklarda ortak bir etki yaratmıştır. Bu ortak etkinin en önemli özelliği sahip olduğu bilimi paylaşmaktır" dedi. 

Sempozyum araştırmacı, yazar ve din adamlarının katılacağı 5 oturumla devam edecek. Oturumlarda Mezopotamya Tarihinde Nisibis Okulu'nun tarihçesi, Nisibis Okulu'nun sistemi, kuralları, yöntemi, verdiği eğitim, çok dillilik ve çok kültürlülüğün Nusaybin sosyal yaşamına etkisi anlatılacak. Yine Kültür-İnanç Parkı'nın geldiği aşama ve yapılan çalışmaların yerinde incelenmesi, Zeynel Abidin ve Mor Yakup kitap çalışma sunumu gibi konu başlıkları da sempozyum da tartışılacak. 


(zd)