‘Tecavüz davalarında adalet terazisi işlemiyor’

08:45

 


Gülşen Koçuk / JINHA


AMED – Midyat ilçesinde özel bir erkek yurdunda kalan çocuklara tecavüz ettiği için yargılanan 27 yaşındaki din dersi öğretmeni Halil Kurt, ikinci defa mahkeme karşısına çıkıyor. Tecavüzcülerin serbest bırakılmasına tepki gösteren, müdahil avukatlardan Reyhan Yalçındağ Baydemir, adalet terazisinin tersinden işlediğini belirterek,  “Failler hak ettikleri cezaya çarptırılmazsa ve rahatlıkla tahliye edilirse, bu hem onlarda büyük bir rahatlama yaratır, hem de potansiyel olarak bu dosyalardaki vaka sayılarının artmasına yol açar. Şimdi siz gerçekleştirdiğiniz bu insanlık dışı eylemin cezasız kalacağını bilirseniz cesaretlenirsiniz. Biz bunu Kürdistan’daki, bütün savaş suçlarında yaşamadık mı?” dedi.


Midyat ilçesinde özel bir erkek yurdunda kalan çocuklara tecavüz ettiği için yargılanan 27 yaşındaki din dersi öğretmeni Halil Kurt, üçüncü defa mahkeme karşısına çıkıyor. Bölgedeki kadın kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının da takip ettiği olayın 3'üncü duruşması bugün Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.  Yasal değişikliklerle alakalı tartışmaların olduğu bir süreçten geçildiğini dile getiren Avukat Reyhan Yalçındağ Baydemir, yıllardır “reform” ve “yargı paketi” adı altında yapılan düzenlemelerin Türkiye’nin demokratikleşmesine bir katkı sunmadığını ifade etti.


Tersinden işleyen adalet terazisi…


“Adaletin tersinden izleyen terazisini konuşalım” diyen Reyhan, gündemin ilk sırasında yer alan çocuk tecavüzleri ve cinsel istismar davalarına dikkat çekti. Bingöl’de 3 Eylül günü görülen ve 8 uzman çavuşun yargılandığı davada tutuklu olan tek kişinin de serbest bırakıldığını hatırlatan Reyhan, karara ilişkin yapılan itirazların da dikkate alınmadığını belirtti. Davanın ardından bu kez yine Bingöl’de 6 faili bulunan yeni bir tecavüz dosyasının açıldığını aktaran Reyhan, yine tek bir failin bile tutuklanmadığını dile getirdi. Reyhan, “Gazetecileri, Kürt siyasetçileri, kadın hareketi temsilcilerini rahatlıkla tutuklarken, bir insanlık suçuyla alakalı bir davada rahatlıkla çocuğun mağduriyetini, geride kalan insanlara adaletin sorgulanması anlamındaki geri dönüşümünü düşünmeksizin tahliye kararları çıkarıyorsun” açıklamasında bulundu.


‘Kuran hocası, kaloriferci olarak görünüyor’


Reyhan, geçtiğimiz aylarda Midyat’ta bir kursta Kuran dersi veren Halil Kurt’un çocuklara tecavüz ettiği davanın bu gün saat 10.00’da Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüleceğini belirtirken, “Biz bu dosyanın direk tarafıyız, müdahiliyiz” dedi. Dosyada fail olarak geçen Halil Kurt’un “kaloriferci” adı altında sözleşmesinin bulunduğunu vurgulayan Reyhan, kursta geceleri de çocuklarla beraber aynı yurtta kalan Halil’in Kuran dersi verdiğinin sabit olduğunun altını çizdi. Çocuklara yönelik tecavüzün de doktor raporuyla tespit edildiğine işaret eden Reyhan, “Failler hak ettikleri cezaya çarptırılmazsa ve rahatlıkla tahliye edilirse, bu hem onlarda büyük bir rahatlama yaratır, hem de potansiyel olarak bu dosyalardaki vaka sayılarının artmasına yol açar. Şimdi siz gerçekleştirdiğiniz bu insanlık dışı eylemin cezasız kalacağını bilirseniz cesaretlenirsiniz. Biz bunu Kürdistan’daki, bütün savaş suçlarında yaşamadık mı?” ifadelerine yer verdi.


Midyat ve diğer tecavüz dosyalarındaki duruşlarının ve kovuşturucusu olma kararlılıklarının devam etiğini söyleyen Reyhan, Midyat’taki tecavüz olayını “insanlık trajedisi” olarak değerlendirerek çocukların sahipsiz olmadıklarına işaret etti.


 ‘Yargı, caydırıcı cezalar vermiyor’


Reyhan, yargının“politik suçlular” için verdiği cezaların tecavüz davalarındaki sanıklar için verilmediğini kaydederek şöyle konuştu:


“Bizim için bu açıklanacak olan paketin muhteviyatının nelere tekabül ettiği son derece önemlidir. Bu ülkede insanların anadilleriyle konuşması, eğitim görmesi, haber alma ve verme hürriyetini, özgürlüğünü koruyan bir yerden mi bakıyor, yasaklayan bir yerden mi? Kadına ve çocuğa yönelik tecavüz ve cinsel istismar suçlarında defalarca yasal değişiklik önerileri sunduk. Tecavüz edene verin müebbedi, acaba suç oranında ciddi bir azalma mı göreceğiz, yoksa artmaya devam mı edecek? Yargı hem caydırıcı bir ceza vermiyor, hem de utanç verici bir şekilde hala çocuğun rızasından, ruhsal ve fiziki bütünlüğünün yeterince yara ve zarar görmemesinden bahsederek neredeyse cezasızlığa dönen cezalar veriyor. Halbuki tam tersi olmalı. Çocuğa dokunan, kadının bedenine uzanan elleri ciddi bir şekilde cezalandırır, ama ifade özgürlüğü ile ilgili bütün bu yasakları ortadan kaldırırsan o zaman demokratik bir Türkiye’den bahsedebilirsin ancak.”


(gk/mg)