Pınar İkiz davasında skandal karar: Bu bir cinayet davasıdır, şiddet değil!
16:24
JINHA
İSTANBUL - Boşanmak üzere olduğu eşi Pınar İkiz’i vurarak öldüren Abbas Şahin’in yargılandığı dava yeterli delillerin araştırılması ve sanığın tutukluluğunun sürmesi kararıyla 20 Kasım’a ertelendi. Ayrıca davanın başından bu yana Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın davaya müdahil olma talebine red kararı veren mahkeme heyetinin “Bu bir cinayet davasıdır, şiddet değil” gerekçeli kararı ise dikkat çekti. Karar tepki gösteren mağdur avukatlarından Mor Çatı Vakfı ve İstanbul Feminist Kolektif üyesi Deniz Bayram, AİHM’in Türkiye’yi ev içi şiddetten mahkûm ettiği ilk dava olan Nahide Opuz davasını örnek göstererek, “Nahide Opuz da Pınar İkiz gibi yıllarca şiddet görmüş ve sonunda öldürülmüştü. Devletin verilerine göre her gün ortalama üç kadının öldürüldüğünü ve bu kadınların öldürülmeden önce sistematik şiddete maruz bırakıldıklarını biliyoruz” diye konuştu.
Boşanmak üzere olduğu eşi Pınar İkizi öldüren Abbas Şahin’in ikinci duruşması Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme sanığın tutukluluk halinin devam etmesine karar verirken davayı 20 Kasım tarihine erteledi. Mahkeme heyeti, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın davaya müdahil olma talebini ise yine reddetti. Mahkeme heyeti, bakanlığa davanın şiddet davası olmadığını, cinayet davası olmasını reddetmeye gerekçe olarak gösterdi. Mahkeme heyetinin göstermiş olduğu gerekçeye tepki gösteren bakanlık avukatı Hülya Yazar Günay, “Geçen duruşmada savcı, ‘Bu şiddet değil cinayet davası’ demişti. Ancak cinayet, şiddetin son aşamasıdır zaten. Biz Bakanlık olarak 6284 sayılı yasaya göre bu davalara katılıyoruz. Yüzlerce davaya katıldık. Katılma talebimizin reddiyle ilk kez karşılaştık” dedi. Hülya ayrıca, mahkeme heyetinin reddetmeye gerekçe olarak “Bakanlığın suçtan doğrudan zarar görmediği” ifadelerde de bulunduğunu söyledi.
‘Beni soyarak dövüyor, tecavüz ediyor’
Duruşmada konuşan Pınar İkiz’in ablası Filiz İkiz, kardeşinin 14 yaşında Abbas Şahin tarafından kaçırıldığına ve 10 yıllık evliliği boyunca sürekli şiddet gördüğüne dikkat çekti. “Kardeşim Ocak ayında bana geldi. Gitmek istemediğini, fakat Abbas tarafından ‘anneni öldürürüm’ denilerek tehdit edildiğini söyledi” diyen Filiz, Abbas ve ailesinin evlerine gelerek barışmaları için Pınar’ı ikna ettiklerini belirtti. Pınar’ın barışmak istemediğini fakat Abbas’ın kendisini silahla tehdit ettiğini öne süren Filiz, Pınar’ın korktuğundan dolayı barıştığını söyleyerek, “Bir ara yine Abbas’tan kaçarken kadın sığınma evine gitti. Gitme benimle kal dediğimde Pınar bana, ‘Benim burada olduğumu öğrenirse sana da zarar verir’ dedi. O zaman Pınar’ın tehdit edildiğini anladım” diye konuştu. Filiz ayrıca kardeşi Pınar’ın kendisine “Beni soyarak dövüyor, tecavüz ediyor” dediğini aktardı. Pınar İkiz’in diğer ablası Elif Şanlı ise, sanığın defalarca kez evlerine gelerek bıçak ya da silahla kendilerini tehdit ettiğinin altını çizerek, “Kardeşimi öldürmeyi kafaya koymuştu, planlıyordu” dedi.
‘Şiddet bu davadan ayrılamaz’
Mağdur avukatlarından Mor Çatı Vakfı ve İstanbul Feminist Kolektif üyesi Deniz Bayram, davanın ilk duruşmasında mahkeme heyetinin ve savcının, “Bu şiddet değil cinayet davası” şeklindeki değerlendirmelerine değinerek, “Ev içi şiddet kadın cinayeti davasından ayrılamaz” dedi. AİHM’in Türkiye’yi ev içi şiddetten mahkûm ettiği ilk dava olan Nahide Opuz davasını örnek gösteren Deniz, “Nahide Opuz da Pınar İkiz gibi yıllarca şiddet görmüş ve sonunda öldürülmüştü. AİHM Türkiye’yi yaşam hakkının ihlali, işkence ve kötü muamele ve ayrımcılık maddelerinden mahkûm etti. Devletin verilerine göre her gün ortalama üç kadının öldürüldüğünü ve bu kadınların öldürülmeden önce sistematik şiddete maruz bırakıldıklarını biliyoruz” diye konuştu.
‘Yaralı halde dolaştırdı’
Mağdur avukatlarından Meriç Eyüboğlu ise, sanığın tasarlayarak ve canavarca hisle öldürmek suçlarından da yargılanması gerektiğini belirterek, Sanığın Pınar İkiz’i vurduktan sonra önce annesinin evine getirdiğine dikkat çekti. Meriç,“Aradan geçen süreyi bilmiyoruz. Pınar İkiz’in uzun süre başından vurulmuş halde o araçta dolaştırıldığını düşünüyoruz. Mahkemenin bunu araştırmasını istiyoruz” dedi. Meriç, cinayet sürenin tespiti için uzmanların rapor hazırlamasını ve olay yerinde keşif yapılması gerektiğini vurgulayarak, Pınar İkiz’in bugüne dek pek çok darp raporu aldığını ve mahkeme heyetinin Pınar’ın gittiği aile hekiminden bu raporların örneklerinin istenmesini talep etti.
‘Cinayet şiddetin son aşamasıdır’
Davada ayrıca, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın davaya müdahil olma reddi dikkat çekti. Mahkeme heyeti reddetmeye gerekçe olarak davanın şiddet değil, cinayet davası olmasını gösterdi. Mahkeme heyetinin göstermiş olduğu gerekçeye tepki gösteren bakanlık avukatı Hülya Yazar Günay, “Geçen duruşmada savcı, ‘Bu şiddet değil cinayet davası’ demişti, ancak cinayet şiddetin son aşamasıdır zaten. Biz Bakanlık olarak 6284 sayılı yasaya göre bu davalara katılıyoruz. Yüzlerce davaya katıldık. Katılma talebimizin reddiyle ilk kez karşılaştık” sözlerini ifade etti. Hülya ayrıca, mahkeme heyetinin reddetmeye gerekçe olarak “Bakanlığın suçtan doğrudan zarar görmediği” ifadelerde de bulunduğunu söyledi.
Mahkeme 20 Kasım’a ertelendi
Mahkeme, otopsi raporunun akıbetinin sorulmasına, sanık tarafının delil olarak sunduğu telefonun incelenmesine, sanığın ve maktulün telefon kayıtlarının ve aile hekimliğinden maktule ait darp raporlarının istenmesine, keşif ve uzman incelemesi taleplerinin reddine ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dava, 20 Kasım’a ertelendi.
(ed/zd/mg)

