Hukukçular Konferansı Çağrıcılar Kurulu’ndan konferansa katılım çağrısı
14:42
JINHA
AMED – Hukukçular Konferansı Çağrıcılar Kurulu, Türkiye'de bulunan tüm duyarlı hukukçuların 28-29 Eylül günleri arasında yapılması planlanan 1. Kuzey Kürdistan Hukukçular Konferansı'na katılmaları çağrısında bulundu.
Hukukçular Konferansı Çağrıcılar Kurulu, 28-29 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirmeyi planladığı "Hukukçular Konferansı"na ilişkin DTK binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Hukukçular Konferansı Çağrıcılar Kurulu üyeleri olan Van Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Bekir Kaya, Diyarbakır Baro Başkanı Av. Tahir Elçi, DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk, Av. Fırat Anlı ve İHD Eski Genel Başkanı Hüsnü Öndül, Urfa Barosu Başkanı Av. Ali Fuat Bucak, Şırnak Barosu Başkanı Av. Nuşirevan Elçi, Bitlis Barosu Başkanı Av. Enis Gül, Mardin Barosu Başkanı Av. Azat Yıldırım, Diyarbakır Barosu önceki dönem Başkanı Av. Mehmet Emin Aktar, Av. Nuri Özmen, Av. Ercan Kanar ve Av. Bahri Belen katıldı. Toplantıda açıklama Van Barosu Başkanı Av. Murat Timur tarafından yapıldı. İnsanlığın binlerce yıldır eşitlik ve adaleti talep ettiğini belirten Murat, “Medeniyetlerin beşiği Mezopotamya yine savaş, yıkım ve insani dramlar coğrafyası haline geldi. Eşitlik, özgürlük ve adalet hala soyut kavramlar olmaktan öteye geçemedi. Böylesi bir alt-üst oluş çağında sistemler yıkılıyor, egemenlikler son buluyor, yeni bir düzen kuruluyor. Bu yaşananlardan Türkiye ve Kürtler de etkileniyor, değişime uğruyor. Eskiye dair ne varsa hızla aşınıyor, yitiyor. Kürtler, örgütlülükleri ve talepleriyle geleceklerini inşa ediyorlar, keza, kendileriyle beraber tüm Kürdistan'daki topluluk ve halklara eşitlik, özgürlük ve adalet arayışında öncülük yapıyorlar. Çoğunluğun tahakkümünün olmadığı, dil, din, etnisite ve cinsiyet ayırımından uzak, halkların ve kültürlerin bahçesi bir coğrafya özlemi yeşeriyor” dedi.
‘Geçmişle yüzleşilmeli’
Sorunların önemli bir kısmının Cumhuriyetin kuruluşunda egemen olan tekçi anlayıştan kaynaklandığı belirtilen söyleyen Murat, “Farklılıkları tek potada eritmeyi hedefleyen jakoben anlayış telafisi imkansız tahribatlar yarattı. Şimdi yapılması gereken, geçmişle yüzleşerek, bir yandan mağduriyetler giderilirken diğer yandan eşit, adil ve özgür bir yaşamı inşa etmektir. Bu onurlu görev başta hukukçularındır. Hukuk, egemenlerin çıkarlarının koruyucusu olmaktan çıkarılıp, bireylerin ve toplumun hizmetine sunulmalıdır. Doğaldır ki yeni bir yaşam kurulurken akla ilk gelen onun hukuki boyutu olmaktadır. Bu nedenle Kürdistanlı hukukçuların bir araya gelmesi önemli olduğu kadar gereklidir” şeklinde konuştu. Diğer önemli bir hususun da Türkiye’deki yeni anayasa arayışı olduğuna dikkat çeken Murat, “Eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa neredeyse tüm toplumsal kesimlerin ortak talebidir. Tüm ezilenler, emekçiler, kadınlar, Alevi, dindar, Ermeni, Rum, Arap, Çerkez, Asurî, Ezidi ve benzeri herkes eşit yurttaşlık ve kimliklerini özgürce yaşamak istiyor. Konferans Kürtlerin yeni anayasadan beklenti ve taleplerini hukuksal bağlamda ele alıp önermelerde bulunması boyutuyla da önemli bir işlev görecektir” sözlerini ifade etti.
Konferansa çağrı
Çözüm sürecine ilişkinde değerlendirme yapan Murat son olarak şunları belirtti.
“İçinde bulunduğumuz dönem aynı zamanda ‘Çözüm Süreci’ olarak da anılmaktadır. Sayın Öcalan'ın Newroz'da yaptığı çağrıyla birlikte herkeste yeni bir dönemin başladığı umudu yeşermiştir. Kürtlerin özgürlük mücadelesini demokratik siyasal yöntemlerle yürütmeleri tarihsel ve stratejik önemde bir gelişmedir. Bu fırsat demokratik, barışçıl ve özgürlükçü bir çözüm için iyi değerlendirilmelidir. Bu bağlamda temel hakların tanınması, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün sağlanması, cezaevlerindeki siyasi tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılması ve adil olmayan özel yargılama yöntemlerine son verilmesi olumlu bir katkı yapacaktır. Belirttiğimiz konularda önemli değerlendirmeler yapılacağı inancıyla bu buluşmayı önemsiyor, duyarlı hukuk insanlarını ve Kürdistanlı hukukçuları 28-29 Eylül 2013 tarihinde yapacağımız 1. Kuzey Kürdistan Hukukçular Konferansı’nda bir araya gelmeye çağırıyoruz.”
(mg)

