Kadınlardan hükümete çağrı: Süreci heba etme

08:54

 


Gülşen Koçuk – Sarya Şakar / JINHA


AMED – PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından 2013 Newroz’unda başlatılan ‘Çözüm süreci’nin tüm dünyada heyecan uyandırdığına dikkat çeken kadınlar, Kürt sorununun çözümü konusunda adım atmayan AKP Hükümeti’ne seslenerek,  “İmralı’da yapılan görüşmeler sonucunda verilen sözlerin yerine getirilmesini istiyoruz.  Hükümet bu konuda gerekli adımları atarak, süreci heba etmemelidir” dedi.


PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından 2013 Newrozu’nda başlatılan çözüm süreci, KCK’nin açıklaması üzerine 8 Mayıs’ta PKK’lilerin geri çekilmesi ile devam etti. Çözümün taraflarından olan Kürt halkı, PKK Lideri Abdullah Öcalan ve KCK, hükümetin çözüme dönük bir adım atmamasını tepkiyle karşılarken, devlet ve hükümet tarafından bu tepkilere dönük de bir açıklama gelmedi. Yine sürecin taraflarından olan kadınlar, KCK’nin geri çekilmeleri durdurmasının ardından sürecin ilerleyebilmesi için hükümete çağrıda bulundu. Devletin çözüm sürecinde savaş yöntemini değiştirerek kadın ve gençleri düşürmeye çalıştığına dikkat çeken sosyolog Yüksel Çağdaş, sürecin olumlu ilerleyebilmesi için devletin de somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.


‘Devlet savaş yöntemini değiştirdi’


Hükümet ve devlet kanadından Kürt Sorununun çözümü noktasında bir adım atılmamasına ilişkin konuşan Lice Kadın Dayanışma Merkezi Sosyoloğu Yüksel Çağdaş, 21 Mart’ta süreç başladığında çok heyecanlandıklarını fakat hükümetin adım atmaması nedeniyle sürecin yürümediğini ifade etti. Yüksel, hükümetin çözüm için adım atması gerekirken karakol yaparak, korucu alarak, uyuşturucu ve fuhuş ile kadınları ve çocukları düşürdüğüne dikkat çekti. Devletin savaş yöntemini değiştirerek yozlaştırma ve asimilasyon politikaları ile gençlere ve kadınlara yöneldiğini kaydeden Yüksel, Lice’de gerçekleştirilen yürüyüşte askerlerin ateş açması ile bir kişinin hayatını kaybetmesinin ardından çözüm umutlarını yitirdiklerini dile getirdi.  “Lice’nin yakılışından Medeni Yıldırım’ın katledilişine kadar hiçbir şey değişmedi” diyen Yüksel, Medeni’nin öldürüldüğü olay ile halkın barış umudunun yıkıldığını belirtti.


‘Oyalama taktikleriyle Kürtler kandırılamaz’


Her şeye rağmen kadınların barışı haykırdığını da sözlerine ekleyen Yüksel, “Kürt kadınları,‘Eğer bir barış gelecekse o barışı biz kadınlar getireceğiz’ diyor” şeklinde konuştu. Yüksel, “Sayın Abdullah Öcalan’a ve PKK’ye inancımız var. Tek umudumuz onlar ve umarım barış olur” dedi. Hükümetin atması gereken adımlara ilişkin de konuşan Yüksel, öncelikle düşünce suçu kapsamında cezaevinde bulunan tutsakların serbest bırakılması gerektiğini ifade etti. PKK’nin geri çekilmeye başladığında da durduğunda da açıklama yaptığını fakat hükümetin hiçbir açıklama yapmadığının altını çizen Yüksel, hükümetin bu yaklaşımını “seçimlere yatırım” olarak değerlendirdi. Yüksel ayrıca devletin 16 Eylül’de “KCK ana davası” adıyla görülecek olan davadaki tutumunun süreci etkileyeceğine işaret ederek artık Kürt halkının oyalama taktikleri ile kandırılamayacağını söyledi.


‘Anadilde eğitim hakkı tanınmalı’


Barış sürecinin özneleri olarak başlatılan süreci olumlu bulduklarını dile getiren Ceren Kadın Derneği aktivistlerinden Meral Tekin, DÖKH olarak birçok noktada çözüm çadırları kurarak sürece dahil olduklarını kaydetti. Fakat hükümet tarafından somut bir adım atılmamasının kaygı verici bulduklarını ifade eden Meral, “Süreç başlatılırken de aslında bu barışı getirecek olanın kadınlar olacağı söylenmişti. Bunun için gerekli kanallarla görüşmeler talep etmemize ve defalarca baskı unsuru oluşturmamıza rağmen herhangi bir geri dönüş olmadı” dedi. Sürecin ilerleyebilmesi için hükümetin de somut adımlar atması gerektiğini vurgulayan Meral, annelerin ağlamadığı, evlere cenazenin gelmediği bir sürecin sürmesi için bir an önce harekete geçilmesi gerektiğine dikkat çekti. Meral, “Hükümet öncelikle anadilde eğitim hakkı tanımalı. İçeride düşünce özgürlüğünden dolayı tutuklu olan herhangi birinin kalmaması gerekiyor. Çözüm sürecinden söz ediyorsak bunun adımı olması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.


‘Süreç boşa çıkarılmak isteniyor’


Mersin İştar Kadın Danışmanlık Merkezi’nden Gülhan Yağcı ise, 21 Mart’ta PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürecin tüm dünyada büyük heyecan yarattığını belirterek, sürece dönük yaklaşımların süreci boşa çıkarır nitelikte olduğunu dile getirdi. Devletin sürece aynı samimiyetle yaklaşmadığına işaret eden Gülhan, “Bir taraftan sürece güçlü katılım ve cesaretli bir yaklaşım varken, süreci boşa çıkaran, atılan adımları görmeyen bir yaklaşım var” dedi. Sürecin aksamasına rağmen kadınlar olarak umutlarını yitirmediklerini söyleyen Gülhan, kadın kurumlarının,  Kürt halkının ve Ortadoğu halklarının, gelinen noktada kaygılı olduklarına dikkat çekti.


‘Verilen sözler yerine getirilsin’


 Çözüm sürecinin bir tarafının üzerine düşeni yaptığına fakat devletin ise süreci boşa çıkarmak için çabaladığına işaret eden Gülhan, yeni anayasa hazırlığına da değinerek, “Anayasada, Kürt varlığı, dili ve kimliği de yer almalı. Özelde kadınlara ilişkin de düzenlemeler de yapılmalı ki, kadınların önündeki engeller kalksın” dedi. Yalnızlaştırma, görmemezlik, tanımama, gibi bir yaklaşımla çözüm sürecinin yürümeyeceğini dile getiren Gülhan, İmralı’da yapılan görüşmeler sonucu verilen sözlerin yerine getirilmesinin ve demokratik adımlar atılmasının gerekliliğini vurguladı. Gülhan, “Devlet, içinde bulunduğumuz tablonun daha da kötüleşmesini istemiyorsa, durumu iyi görmeli ve buna göre de adım atmalıdır” şeklinde konuştu.


(gk/mg)