‘Saldırılara karşı Ra-di-kal mücadele yürütülmeli’
10:16
Gülşen Koçuk-Sarya Şakar / JINHA
AMED – Türkiye’de kadın ve çocuklara yönelik taciz, tecavüz ve katliamların son 10 yılda arttığına dikkat çeken Diyarbakır’daki kadın kurumları, hükümeti ve Aile Sosyal Bakanlığı’nı eleştirerek, gerekli önlemlerin alınmadığını söyledi. Kadınların erkek egemen sisteme karşı alternatif bir sistem oluşturması gerektiğini belirten kadın kurumları, kadınlara yönelik gelişebilecek saldırılara karşı radikal bir mücadele yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Türkiye’de son 10 yılda artan kadına yönelik taciz, tecavüz ve katliamlar, kadın hareketleri tarafından verilen mücadele sonucu, kadına yönelik yaşanan hak ihlallerini daha fazla görünür kıldı. Kadın hareketleri, kadına yönelik yaşanan hak ihlallerinin sadece kadını değil bir bütün toplumu ilgilendirdiğini söyledi. Türkiye’de hükümetin ve Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın kadın ve çocuklara yönelik yaşanan tecavüz, taciz, şiddet ve ölümle sonuçlanan olaylara karşı samimiyetsiz davrandığını söyleyen Selis Kadın Danışmanlık Merkezi Psikologu Nuran Aslan, kadın ve çocuklara yönelik yaşanan hak ihaleleri ile ilgili açılan davaların birçoğunun beraatla sonuçlandığına dikkat çekti.
Yasalar erkek egemenlikli
Yasaların erkek egemen zihniyete göre şekillendirildiğini kaydeden Nuran, kadın örgütlerinin mücadelesiyle birçok çıkış yapıldığını dile getirdi. Kadın ve çocuklara yönelik şiddetin sadece kadını değil, toplumu da ilgilendirdiğini kaydeden Nuran, “Bir kadın, çocuk nezdinde bir toplum yok oluyor. Bu nedenle de herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekiyor” dedi. Kadınların tarih boyunca bütün savaşlarda “ganimet” olarak görüldüğüne işaret eden Nuran, “Türkiye’nin Kürt kadın hareketine yönelik ciddi baskılarının en somut örneği KCK adı altında gerçekleştirilen operasyonlarla kadınların tutuklanmasıydı. Yine Rojava’daki kadınlar tarafından gerçekleştirilmiş olan devrimin Türkiye hükümetinin aslında Kürt kadınından ne kadar ürktüğünü ve korktuğunu da göstermektedir” şeklinde konuştu.
‘Kadınlar devlet eliyle öldürülüyor’
Dünyada, yüzyıllardır süregelen bir cinayet sisteminin geliştiğini dile getiren İştar Kadın Danışmanlık Merkezi Sosyal Hizmetler Uzmanı Çilem Koç, Dünya gibi Türkiye’de de kadınları koruma adı altında yasaların çıkarılmasına rağmen korumaların tam olarak görevlerini yerine getirmediğine dikkat çekti. Kadınların devlet eliyle, iktidar, güç ve eril zihniyet nedeniyle öldürüldüğüne işaret eden Çilem, toplumun kadın cinayetlerinden, taciz ve tecavüzlerinden haberdar olması için kadınlar olarak basın açıklamaları, bildiri dağıtımı, mahalle çalışmaları, afişleme gibi birçok çalışma yürüttüklerini ifade etti.
‘Kadın cinayetleri kadın mücadelesi sonucu açığa çıkarılıyor’
Mahalle çalışmalarında özellikle kahvelere de giderek toplumsal cinsiyet ve eril zihniyete ilişkin sorunları tartıştıklarını kaydeden Çilem, kadınların eşleri tarafından tecavüze uğrayarak hamile kalmaları konusunda erkeklere eğitimler verildiğine dikkat çekti. “Kadınlar doğurmak istemediği çocuğu aldırdığında ya kadın öldürülüyor ya da gelip sığınma evinde kalıyor” diyen Çilem, kadının kendi bedeni üzerinde söz hakkına sahip olmadığını ifade etti. Kadın hareketlerinin çabasıyla kadın cinayetlerinin gün yüzüne çıkarıldığını vurgulayan Çilem, “Bundan 40 yıl önce kadınların öldürüldüğünden haberdar bile değildik. Bu kadın örgütlerinin çabasıyla olmuştur. Biraz daha kaygılardan uzaklaşıp bu konuda bir araya gelmek çok önemli bir konu” ifadelerine yer verdi.
‘Katliamlar karşısında radikal mücadele verilmeli’
Sitiya Zin Kadın Danışmanlık Merkezi Sosyologu Esin Karahan ise, bölgede kadınların verdiği ideolojik bir mücadele olduğunu hatırlattı. Kadınların artık şiddeti kabul etmediğini kaydeden Esin, kadınların erkek egemen sisteme karşı alternatif sistemlerle cevap vermesi gerektiğinin altını çizdi. Kadınların dört parçada her alanda mücadele verdiklerini dile getiren Esin, “Yine Rojava’da kadınlar Devrime öncülük ediyor. Eril zihniyet kadın mücadelesi karşısında kadın bedenini hedef alıyor. Böylelikle kadın mücadelesini geriletmek istiyor. İktidarlar varlıklarını kadın üzerinden yürütmek istiyor. El Nusra ‘Kürtlerin namusu helaldir’ diyor. Yine kadınları alıyor 3 kere ‘Allah’ diyorlar ve kadınlara tecavüz ediyorlar” dedi. Kadın devriminde kadınların mücadelesinin hedef alındığına vurgu yapan Esin, kadınlara yönelik saldırılara karşı kadınların radikal bir mücadele yürütmesi gerektiğini söyledi.
(sş-gk/mg)

