‘Devlet Bingöl’de tecavüzcü kimliğiyle teşhir olmuştur!’
08:30
Hicret Çiftçi - Sarya Şakar/ JINHA
AMED-Bingöl’de 16 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz eden 8 uzman çavuştan biri olan M.T’nin serbest bırakılmasına tepkiler büyüyor. Devletin Kürt kadın mücadelesini kırmaya dönük bu tür yönelimler içerisine girdiğini belirten DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk, tek yolun kadın örgütlenmesi olduğuna vurgu yaptı. BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise,sanıkların hepsinin devlet görevlisi olduğuna dikkat çekerek, devletin Bingöl’de tecavüzcü kimliğiyle bir kez daha teşhir olduğuna işaret etti.
Bingöl’de 8 uzman çavuşun tecavüzüne uğrayan E.A’nın davası 3 Eylül tarihinde Bingöl Adliyesi Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 1’i tutuklu 8 uzman çavuşun yargılandığı E.A., davasında tutuklu yargılanan Uzman Çavuş M.T., tahliye edilirken kararın hukuksuzluğuna yönelikte tepkiler büyüyor. DTK Eş Başkanı Aysel Tuğluk, Bingöl’deki tecavüz olayının bir ilk olmadığına dikkat çekerek, bölgede geçmişten bu yana kadına dönük taciz ve tecavüz olaylarının sistematik bir şekilde geliştiğini dile getirdi. İnsanlık dışı uygulamanın devlet tarafından yapıldığına vurgu yapan Aysel, Kürt kadınlarının mevcut sistemi reddettiğini ve tecavüz kültürüne karşı mücadele verdiğini ve devletin de Kürt kadın mücadelesini kırmaya dönük bu tür yönelimler içerisine girdiğini söyledi.
‘Tek yol kadının örgütlenmesidir’
Mevcut zihniyetle mücadele etmenin önemine değinen Aysel, “Tek yol kadınların örgütlenmesidir. Kendi iradeleri çerçevesinde nasıl bir toplumda yaşamak istediklerini ve tecavüz kültürüne karşı nasıl bir mücadele yürüteceklerini değerlendirmeli ve eyleme geçirmelidir. Mahkemelerden sonuç çıkacağını düşünmüyorum, çünkü sistemin mahkemesi olduğu için hukukları da sistemin kültürünün yaşaması üzerinedir” dedi. Kadın özgürlüğü ve demokratik hakları temelinde bir hukuk sisteminin işlememesinden kaynaklı uzman çavun serbest bırakılmasına çok şaşırmadığını ve sistemin bu durumu ürettiğini dile getiren Aysel, “Sokak ortasında insanlar katledildi. Kadınlar cezaevinde her türlü işkence ve tecavüze maruz kaldılar bunların hiçbiri cezalandırılmadı. O yüzden bu hukuktan bir şey beklemiyoruz” diye konuştu.
‘Tecavüzcüler teşhir edilmelidir’
Tecavüzcülerin toplum içerisinde teşhir edilmesi gerektiğini söyleyen Aysel, tecavüzün insanlık dışı, vahşet olduğunu belirterek, bütün kadınların buna karşı mücadele vermesiyle bu durumun aşılabileceğini ifade etti. Kürt kadın mücadelesinin bunu aşacak güçte olduğunu, tecavüz zihniyeti taşıyanların yenileceğine dikkat çeken Aysel, ancak kadının öz benliğini, kimliğini kabul eden bir toplum yaratıldığında tecavüzcülerin zihnen yok olacağını dile getirdi. Bu tür durumlar karşısında çok büyük tepkilerin verilmemesi durumunda önüne geçilemeyeceği uyarısında bulunan Aysel, “Şahısların ötesine bakmak lazım. Geri planda bir sistem sorunu var. O yüzden tek çare örgütlenmek ve sistemi değiştirmektir” şeklinde konuştu.
Tecavüzcüler serbest!
Bingöl’deki olayın, son dönemlerde kadına yönelik artan şiddet, katliam, tecavüz ve hakaretin neden artış gösterdiğinin vahim bir örneği olduğuna dikkat çeken BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, insanlar slogan attığı, siyasi çalışma yürüttüğü için 4,5 yıldır tutuklu bulunduklarını ancak bir devlet görevlisinin, yetkili bir askerin çocuğa tecavüz ettiğini ve ilk duruşmada serbest kalabildiğini belirtti. Selahattin, “Devlet hukuk ve yargılama anlayışıyla topluma ve özellikle kamu görevlilerine Kürt kadınlarına yönelik saldırılarda ‘Rahat olabilirsiniz. Biz bu konuda devlet olarak arkanızdayız, mahkemelerde yargılansanız bile en azından ceza almayacağınıza tutuklu olmayacağınıza dair bir tutum içerisindeyiz’ diyor. Bingöl’deki tahliye meselesi de bunun somut bir göstergesidir” dedi.
‘Devlet tecavüzcü kimliğiyle bir kez daha teşhir oldu’
Bingöl’deki tecavüz olayıyla ilgili Hakkari’den İstanbul’a kadar kadınların ve bir bütünen Kürtlerin ayaklandığını ifade eden Selahattin, “Aslında devlet Bingöl’de tecavüzcü kimliğiyle bir kez daha teşhir olmuştur. Bingöl’deki tecavüz olayının sanıkları sıradan kişiler değildir. Hepsi devlet görevlisidir. Bir bütün olarak toplumun kültürüne, diline, yaşam tarzına yeri geldiğinde fiziki durumuna her zaman katliamcı, soykırımcı, inkârcı yaklaşmış ve bunu hayata geçirmiş bir devlet, yaşamın her alanına yönelik bir tecavüz içerisindedir” dedi.
‘Tecavüz kültürü toplumsal direniş ve dayanışmasıyla aşılır’
Devletin oluşma mantığının tecavüz mantığı olmasından kaynaklı tecavüz vakalarının devletin polisi, hâkimi, savcısı tarafından normal karşılandığına dikkat çeken Selahattin, ama toplumun bu durumu hiçbir zaman olağan hale getirmediğini söyledi. Tecavüz kültürünün aşılmasının toplumsal direniş ve dayanışmadan geçtiğini dile getiren Selahattin, buna karşı net ve kararlı bir tutum içerisine girmek gerektiğini BDP olarak Kürt özgürlük hareketinin en dinamik alanı olan kadın özgürlük mücadelesinin yanında olduklarını kaydetti. Kadınların yürüttüğü özgürlük mücadelesinin bizzat kendi özgürlükleri olduğunun altını çizen Selahattin, tecavüz vakalarına karşı halkı duyarlı olmaya çağırarak, Bingöl’de yaşanan olayı kınadıklarını söyledi.
(hç/sş/mg)

