‘Türkiye’de hala yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlanamadı’

12:23

JINHA


AMED -   Adli yılın yeni dönem açılışına ilişkin Diyarbakır Barosu’nun yaptığı basın açıklamasında konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, “Avrupa Konseyine üye bir ülkede,  Avrupa Birliğine aday bir ülkede, ileri demokrasiyi hedeflediğini belirtilen Türkiye’de hala yargının bağımsızlığı ve özellikle de tarafsızlığı sağlanamamıştır” ifadelerini kaydetti.                          


Adli yılın yeni dönemi açılışı için Diyarbakır Barosu, Adliye binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Çok sayıda avukatın katıldığı açıklamada konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi,


“Bu gün Dünya Barış Günü ve Adli Yılın başlangıcının aynı günde birleşmesi nedeniyle, ekmek ve su kadar barışa ihtiyaç duyduğumuz bu topraklarda yeni Adli yılın bir barış yılı olmasını diliyorum” dedi. 


‘Yargının tarafsızlığı hala sağlanamadı’ 


Türkiye’de cumhuriyet tarihi boyunca yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda sorunların yaşandığına dikkat çeken Tahir, “ Avrupa Konseyine üye bir ülkede,  Avrupa Birliğine aday bir ülkede, ileri demokrasiyi hedeflediği belirtilen Türkiye’de hala yargının bağımsızlığı ve özellikle de tarafsızlığı sağlanamamıştır. Yargı, yargılama yaparken hala birey karşısında devleti, evrensel demokratik standartlar ve özgürlükler karşısında  ‘devlet çıkarı’ denilen ideolojik ve politik mülahazalara öncellik vermektedir. Özellikle Özel Yetkili Mahkemelerin görev alanına giren suçların soruşturması ve kovuşturulmaları sırasında, adil yargılama hakkı fütursuzca ihlal edilmekte, şüpheli ve sanıklara âdeta düşman muamelesi yapılmaktadır. Demokratik bir ülkede, örgütlenme, toplanma veya ifade özgürlüğü hakkı kapsamında kalan, açık ve kamuoyunun gözü önünde yapılan faaliyetler, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında ‘silahlı örgüt üyeliği’ gibi inanılması güç suçlamalara konu olmakta, bu tür fiil ve davranışlar nedeniyle insanlar beş yılı aşkın süre tutuklu olarak yargılanabilmekte, onlarca yıl ağır cezalarla cezalandırılabilmektedir” dedi. Tahir, mahkemede kişilerin aleyhine kanıt olarak gösterilen her hangi bir toplumsal meseleye ilişkin bir basın açıklamasının, bir cenaze törenine katılmanın,  telefonda iki arkadaş arasındaki günlük yaşama ilişkin bir diyalog veya bir dost sohbetindeki konuşmaların “delil” olarak gösterildiğini ve bu nedenle yurttaşlara ilişkin yasa dışı silahlı örgüt sonucuna varıldığını ifade ederek, yapılanların toplanma ve örgütlenme özgürlüğünden yoksun ülkede yaşamanın örneği olduğunu vurgulayarak, mahkemelerin adalet yerine zulüm ürettiğini dile getirdi.


Avukatlık mesleği, hak arama özgürlüğünün temel unsurudur’ 


Konuşmasında tutuklu bulunan avukatlara işaret ederek devam eden Tahir, “Avukatlık mesleği, hak arama özgürlüğünün temel unsurudur. Avukatların özgür ve etkili olamadığı bir toplumda hiç kimsenin özgürlüğü garanti altında değildir. Yeni adli yıla yine büyük mesleki sorunlarla giriyoruz. Halen mesleki faaliyetleri, insan hakları savunuculuğu gibi faaliyetler nedeniyle “silahlı örgüt üyeliği” suçlamasıyla yirmiyi aşkın meslektaşımız tutuklu olarak yargılanıyor. Halen beş (5) yıldır tutuklu avukat arkadaşlarımız bulunmaktadır. Avukatların bile makul bir süre içinde yargılama ve serbest bırakılma hakkının garanti altında olmadığı bir yargılama faaliyeti ile karşı karşıyayız. Yeni adli yılda, meslektaşlarımızı görevlerinin başında, aramızda görmek istiyoruz” dedi. 


‘Avukatlar, sosyal ve ekonomik sorunlar yaşıyor’ 


 “CMK uyarınca hukuki yardım sunmak üzere görevlendirilen avukatların ücret ve diğer ödeme sorunları hala çözülmemiştir” diyen Tahir, her geçen gün avukatların çalışma alanlarının daraltıldığını, avukatların sosyal ve ekonomik sorunlar yaşadığını söyledi. Yirmi dört saat esasıyla ve zor şartlar altında şehrin birçok farklı yerinde bulunan karakollara ve ilçelere, zor durumda olan insanlara hukuki yardım sunmak üzere görevlendirilen avukatlara, sözü bile edilemeyecek bir ücret ödendiğine dikkat çeken Tahir, “Masraf ve yol giderleri de ödenmediğinden bu cüzi ücret yol giderini bile avukatlarımız karşılayamamaktadır. Uzun bir süredir, Adalet Bakanlığı ve diğer ilgili makamlar nezdinde yaptığımız girişimler hala sonuç vermemiştir. Herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekir ki, biz bu angaryaya, insanları savunmasız bırakmamak ve insan haklarına olan saygımız nedeniyle katlanıyoruz. Yetkililerden yeni adli yılda mutlaka bu soruna kesin bir çözüm getirilmesini bekliyoruz” dedi. Tahir son olarak, “Bu gün Dünya Barış Günü ve Adli Yılın başlangıcının aynı günde birleşmesi nedeniyle, ekmek ve su kadar barışa ihtiyaç duyduğumuz bu topraklarda yeni Adli yılın bir barış yılı olmasını diliyorum”  diyerek konuşmasını sonlandırdı. 


(zd)