Selahattin Demirtaş Nazliye Sincar’ın katledilmesini lanetledi

20:10


JINHA


İSTANBUL – Kadıköy’deki1 Eylül Dünya Barış Günü mitinginde konuşan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP Küçükçekmece Kadın Meclisi üyesi ve DÖKH aktivisti Nazliye Sincar'ın katledilmesini lanetleyerek, kadınların katledildiği bir ortamda kimsenin barıştan söz edemeyeceğini kaydetti.



Kadıköy’deki 1 Eylül Dünya Barış Günü mitinginde konuşan Barış İçin Kadın Girişimi’nden Seher Kalkan, "Yıllardır savaşa ve erkek egemen şiddete karşı mücadele ediyoruz. Her savaşta biz kadınlar en çok mağdur olduk. Aynı zamanda en çok örgütlenen en çok sokakları dolduran da biz kadınlar olduk. Biz kadınlar barış için hep ısrar ettik. Şimdi de ediyoruz. Biz kadınların barış ısrarı barış mücadelesini güçlendirir. Kadınları sürece katmayan barış sürdürülebilir olmaz" şeklinde konuştu. Kalkan'ın konuşmasının ardından ise Gezi
tutsaklarının aileleri platforma çıkarak, kitleyi selamladı. Ailelerin selamlaması, kitle tarafından alkışlarla, ıslıklarla karşılandı.



‘Savaşa dur diyen irade barışı getirecek’


BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş konuşmasına başlamadan önce kitleyi Kürtçe selamladı. Demirtaş'ın selamı "Kürdistan seninle gurur duyuyor"sloganları ile karşılandı. Demirtaş, "Bugün gönül isterdi ki gerçekten birkutlama ruhu ile 1 Eylül'ü karşılayabilseydik. Ne yazık ki bir festival havasında karşılayamıyoruz. Hem ülkemizde hem de sınırların ötesinde halkların birbirine kırdırılması dünyanın bütün emperyal güçlerinin hevesleri nedeniyle coşku ile kutlayamıyoruz. Ama bugün savaşa dur diyen bu irade barışı getirecek
olan iradedir. Bir gün 1 Eylül'ü bayram gibi kutlayacaksak bunun teminatı sizlersiniz. Asıl biz sizlerle gurur duyuyoruz" dedi.


'Kadınların katledildiği bir ortamda kimse barıştan söz edemez'

DÖKH aktivisti Nazliye Sincar’ın katledilmesini lanetleyen Selahattin, "Kadına yönelik şiddet ve kadın katliamları 1 Eylül Barış Günü'nde en önemli meselemiz olmalı. Kadınların katledildiği bir ortamda hiç kimse barıştan söz edemez. Kadını boyun eğdirilmesi gereken olarak gören zihniyet bu topraklarda barınamayacak. Bunun adı şeref namus olamaz. Bunun adı namussuzluktur. Erkeklik duygusu ile cinayet işleyen zihniyetten insanlık çıkmaz. Yüz yıllık işgalciye boyun eğeceksin, işgalciye baş kaldıran kadını katledeceksin. Bunun adı şerefsizliktir. Kadının yürüttüğü mücadele barışın teminatıdır" sözlerini ifade etti.

'Suriye ve Mısır'da akan kanın sorumlusu AKP hükümetidir'

Selahattin, gezi direnişinde yaşamını yitirenleri anarken, Gezi tutsakları için de özgürlük isteyerek,  "Bugün savaşa karşı el ele vermemiş olsaydık şu an savaşın içinde olacaktık. Bunu siz durdurdunuz. Halk sokağa çıkmadığı müddetçe savaş isteyenler daha cesur olurlar. Arkasında halk desteği olmayan savaş lobisi savaşa cesaret edemez. Savaş naraları atarken halk desteği olmadığını bilmedikleri için korkak davranıyorlar. Bizim işimiz ezilen halkların yanında olmaktır. Savaşa karşı çıkacaksak ancak böyle çıkmalıyız. AKP iktidarı bunu beceremediği için Suriye'de de Mısır'da da akan kanın sorumludur. Hükümet suni bir politika izlemek yerine halkların demokratik haklarını savunsaydı, bugün Suriye bu hale
gelmezdi ama onlar kendilerine yakın olanları toplantılara davet ettiler. Ceplerine para, ellerine silah verip Suriye'de savaştırdılar. Mezhepleri birbirine karşı öfkeyle karşı karşıya getiren politikaları desteklediler" diye konuştu. Hükümete seslenen Selahattin, "Gelin beraber bombalayalım demekten utanmıyor musunuz?" diye sordu.

'AKP'ye oy veren yurttaşlar hesabını sorun'

AKP'ye oy veren yurttaşlara seslenen Selahattin, "Bakın AKP ne yapıyor? Mısır'da Arabistan ile iş tutarken, ABD ve İngiltere ile anlaşma yapıp müdahale edelim diyorlar. Niye oy verdiniz? İslami hassasiyetleri var, vicdanlı olur dediniz. Hesabını sormalısınız. Roboski'de Gezi'de Lice'de sormadınız, şimdi sormalısınız. Biz size bu yüzden mi oy verdik demelisiniz. Gücünü hala sizin verdiğiniz destekten alıyor" dedi. Selahattin, "AKP'ye destek verenler insanlar ölsün sevdasında değiller, buna canı gönülden inanıyorum. Ortadaki ölüler hepimizin ölüsüdür. Kimyasalla ölen de, Gezi'de ölen de, Lice'de ölen de bizim ölümüzdür. Mısır da ölen de bizim ölümüzdür. Yoksa bizi bir yüz yıl daha savaştıracaklar" dedi.

‘Her günü 1 Eylül yapalım’

Başbakan'ın kendisini kastederek, "PKK'lilerin adresini versin" sözlerine tepki gösteren Selahattin, "PKK'nin adresi belli, mekabın üstünde, gökyüzünün altında yaşıyorlar. Sen şimdi konuyu değiştirip çarpıtmak yerine, çetelerin desteklenmesi ile ilgili sorumluluğunu yerine getir" dedi. Demirtaş, Başbakan'a seslenerek, "Rojava devrimini selamlayabiliyor musun?
Şimdi buradan nasıl bir kardeşlik çıkacak? Biz sınırları kaldıralım diyoruz. Sen hala oradaki devrimi nasıl boğabilirim hesapları yapıyorsun. Siz hala sandığın hesabını yaparsanız, gün gelir sandığı da alırlar kafanıza geçirirler" dedi." Biz Türkiye ve Kürdistan'ın barıştan yana tüm güçleri bu fotoğrafı koruyabildiğimiz anda Türkiye'nin rotasını savaştan yana
kırmak isteyenleri durdurabiliriz" diyen Selahattin, her günü 1 Eylül ruhu ile alanları doldurma sözü ile konuşmasına son verdi.

Konuşmaların ardından miting, müzik gruplarının sahne alması ile devam ediyor.


(mg)