HDK Kadın Meclisi: Ortadoğu halkları için kaygılanıyoruz
11:04
JINHA
İSTANBUL - HDK Kadın Meclisi’nin 1 Eylül Dünya Barış Gününe ilişkin yayınladığı mesajda, Ortadoğu’da süren savaşa işaret edilerek, “Barış ve geleceği pek çok bakımdan iç içe geçmiş tüm Ortadoğu halkları için kaygılanıyoruz” denildi.
Hakların Demokratik Partisi (HDK) Kadın Meclisi, 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne ilişkin yazılı açıklamada bulundu. HDK’nin açıklamasında, Mısır ve Suriye başta olmak üzere Ortadoğu’da süren savaşlara dikkat çekilerek Nusra çetelerinin kadınlara tecavüz ettiklerini ve tecavüzden kaçan kadınların Türkiye’ye sığınmacı olarak yerleştiklerini, metropollerde ucuz iş gücüyle emeklerinin sömürüldüğü vurgulandı. Kadınların açıklamasında ayrıca, “12 Eylül darbe anayasası çöpe atılsın, kadınların hak ve özgürlük taleplerinin içerileceği, halkların-emekçilerin-doğanın haklarını güvence altına alan barış kurucu demokratik anayasa istiyoruz” talebi de yer aldı.
“Mısır’da devrimci süreci kesintiye uğratan Darbeci Ordunun ve İhvan’ın güç savaşı, barış ve özgürlük yerine, despotizm, katliamlar ve iç savaş getirdi” ifadelerinin kaydedildiği açıklamada, AKP yönetiminin Mısır’daki darbe karşıtı söylemlerinin sahte olduğu ileri sürülerek, “AKP, İhvan despotizmine desteği ile özgürlüklerin değil, iktidar için çatışan güçlerden birinin yanında yer almıştır. Biz kadınlar darbecilerin katliamlarını kınarken, iki güç merkezinin dışında, kadınların eşitlik ve özgürlük talepleriyle katıldığı ve gerçek barışı kurabilecek tek olanak olan Mısır halkının ekmek, onur ve özgürlük mücadelesiyle dayanışma içinde olacağız” denildi.
‘Rojavalı kadınlar devrime sahip çıkıyor’
Suriye’deki, 2 yılı aşkın süredir Beşşar Esad Rejimi ve ÖSO militanlarının sürdürdüğü iç savaşa da değinilen açıklamada, “Suriye’de, kimyasal silahların da kullanılmasıyla savaş daha da kirli yöntemlerle yayılıyor. Emperyalistlerin açık tehditleriyle bir işgal savaşı da gündemde. Suriye ve Ortadoğu’nun emperyalist talanı ile İsrail’in güvenliği için ABD ve AB emperyalistlerinin, Suudi Arabistan, Katar, Türkiye Hükümetlerinin desteklediği çeteler; Suriye’de Alevilere, Hırıstiyanlara, kendilerine destek vermeyen Sünnilere, Kürtlere ve kadınlara karşı vahşi katliamlarına devam ediyorlar” ifadeleri kaydedilerek, AKP’nin Kürtlerin demokratik kazanımlarını ortadan kaldırmak adına kadınlara tecavüz eden El Nusra çetelerine destek verdiği ileri sürüldü. “Rojavalı kadınlar, Suriye iç savaşının ortasında yeşeren, kadınların eşit katılımını güvence altına alan demokratik devrimlerini korumak ve geliştirmek için mücadele ediyor” sözleriyle devam edilen açıklamada, “Bu mücadele yalnızca onlar için değil, ülkemiz ve tüm Ortadoğu için bir umut ışığı. Halklar için savaşın, kanın ve diktatörlüğün karşısına konulacak bir alternatiftir Rojava demokratik devrimi” şeklinde ifadeler belirtildi.
Ucuz üş gücüyle emek sömürüsü
Katliamların, tecavüzlerin, yıkımların ve ölümlerin ortasında kalan tüm inançlardan ve ulusal kimliklerden Suriyeli kadınların can havliyle sınırları geçip göç ederken mülteci kamplarında ya da İstanbul, İzmir gibi metropollerde, kimliksiz adreslerde yine sınırsız bir emek ve beden sömürüsünün girdabında kaldığına işaret edilen açıklamada, “ Kadınların gözlerindeki umudun yitmemesi için, her yerde Suriyeli, Rojavalı mülteci kadınlarla dayanışmanın örülmesi önemli. Ezilenlerin ezileni kadınlar; bu savaş, kan ve gözyaşı deryasında, tüm ezilme biçimlerini deneyimleyerek, en karanlık zamanlarda barış için umut olmaya, barış için mücadele etmeye devam ediyor. Barış ve özgür bir gelecek; kadın iradesinin cisimleşmesiyle, bütün kadınların barış için çıkaracakları seslerin birleşmesiyle mümkün. Biz Türkiyeli kadınlar olarak, savaşın ne demek olduğunu 30 yıldır canıyla, bedeniyle, kayıplarıyla yaşayanlar olarak biliyoruz ve bu nedenle demokratik çözüm için, barış için sesimizi birlikte yükseltiyoruz” denildi.
“Barış ve geleceği pek çok bakımdan iç içe geçmiş tüm Ortadoğu halkları için kaygılanıyoruz” ifadeleriyle devam eden ve 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla kadın meclisinin taleplerinin de yer aldığı açıklama şöyle devam etti:
- Bu 1 Eylül, barış umudumuz ne zaman geleceği belirsiz bir geleceğe ertelenmesin diye ellerimizi daha sıkı birleştirdiğimiz bir barış günü olsun.
- 12 Eylül darbe anayasası çöpe atılsın; kadınların hak ve özgürlük taleplerinin içerileceği, halkların- emekçilerin-doğanın haklarını güvence altına alan barış kurucu demokratik anayasa istiyoruz.
- Kürt sorununun eşitlik temelinde, siyasal müzakereyle çözümü için Hükümetin açık ve somut adımlar atmasını bekliyoruz.
- Gezi direnişi ve Kürt demokratik hareketine karşı operasyonlar durdurulsun. Hasta tutuklular başta olmak üzere tüm kadın siyasi tutuklular serbest bırakılsın.
- Müzakerelerde ve tüm toplumsal süreçlerde kadınlar eşit olarak yer alsın! Rojava demokratik devrimi ve kadın eşitlikçi kazanımlarının katliamlarla boğulmasına izin vermeyelim! Suriyeli ve Rojavalı mülteci kadınların temel hakları karşılansın.
- Suriye ve Mısır’da iktidar savaşı ve katliamlar durdurulsun.
- Barış için Türkiyeli ve Ortadoğulu kadınlar olarak gücümüzü birleştirelim.
(zd)

