‘Dünya barış günü çözüm için bir adım olsun’

11:51

 


Hicret Çiftçi / JINHA


AMED – Bütün insanlığın ortak değeri olan 1 Eylül Dünya Barış gününe yönelik Amed’li kadınlar kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için hükümetin adım atması için çağrıda bulundu. 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne ilişkin konuşan EPİDEM Koordinatörü Neslihan Başak, 1 Eylül’de hükümetin çözüm sürecine ilişkin ikinci adımı atması konusunda üzerine düşenleri yapması gerektiğine dikkat çekti.


1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Diyarbakır'da gerçekleştirilecek olan bölge mitingi hazırlıkları devam ederken, “Rojava devrimini selamlıyoruz” şiarıyla düzenlenecek olan mitinge ilişkin konuşan Amed’li kadınların ortak çağrısı, hükümetin bir an önce adım atmasına dönük oldu. Kadınlar, barışın olması için büyük bir umutla beklediklerini ve her zaman barıştan yana olduklarını dile getirdi.  1 Eylül Dünya Barış gününde birçok insanla aynı şeyi umut ettiklerini dile getiren EPİDEM Koordinatörü Neslihan Başak,  artık savaşın olmadığı ve savaştan dolayı insanların ölmediği bir dünya hayal ettiklerini ifade etti. Kürt halkının savaş gerçeğini biraz daha fazla yaşaması nedeniyle 1 Eylül’ün kendileri için daha önemli olduğunu vurgulayan Neslihan, “PKK’nin koyduğu ateşkesin, hükümetin atacağı ya da atmayacağı adım, sürecin devam edip etmemesi açısından çok önemli bir gün. Çünkü 1 Eylül’e kadar süre tanındı” dedi.


‘1 Eylül’de savaş haberi almak istemiyoruz’


90’lı yıllardan bu yana çözüm süreci olarak geçmese bile önemli bir sürecin yaşandığını söyleyen Neslihan, hükümetin adım atmaması halinde çözüm sürecinin sekteye uğrayacağını ve Kürt halkının barışa olan hazırlığını kendi eliyle yıkacağını kaydetti. Böylesi bir günde bir Kürt kadını olarak savaş haberi duymak istemediğini ifade eden Neslihan, hiçbir kadının savaş gerçeğini yaşamak istemediğini vurguladı. 1 Eylül’de hükümetin çözüm sürecine ilişkin adım atması konusunda üzerine düşenleri yapması gerektiğine dikkat çeken Neslihan, “Hükümet, Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın koşullarını göz önünde bulundurarak daha aklıselim davranır diye umut ediyorum. Bu Türkiye, Kürdistan ve Ortadoğu halklarının barışması adına önemli olacaktır” ifadelerine yer verdi.


‘Hükümet, halkın hassasiyetlerini göz önüne almalıdır’


Yapılacak olan mitinge ilişkin Bölge’nin birçok yerinden gerçekleşmesini bekledikleri katılımın anlamlı olduğunu dile getiren EPİDEM aktivisti Şimel Beğik, halkın barış konusunda hassasiyetlerini vurgulayarak “Yıllardır barış olacak sözleriyle halk kandırılmaya çalışıldığı için halkın da umudu kırılmış. Umarız bu sefer halkın umudu kırılmaz” dedi. Hükümetin halkın hassasiyetlerini göz önünde tutması gerektiğine dikkat çeken Şimel, yıllardır süren bir savaşın olduğunu ve bu savaştan da en büyük zararı kadınların gördüğünü belirtti.  Şimel, artık annelerin, çocuklarının kanı için değil sevinç gözyaşları akıtmasını istediklerini dile getirerek, bu nedenle hükümetin kalıcı bir barış olması için adım atmasını istedi.


‘Devlet adım atmıyorsa engel de olmasın’


1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle Amed’de gerçekleştirilecek olan mitinge ilişkin konuşan DİKASUM aktivisti Sevda Kayar ise, kadınlar olarak barıştan yana olduklarını ve bunu sürekli koruyacaklarını ifade etti. Savaşlarda kadınların her yönüyle bedel ödediğine işaret eden Sevda, kadınların savaştan kaynaklı çocuklarını kaybettiğini, fiziksel ve ruhsal olarak zarar gördüğünü ve bu nedenle mağdur olduğuna dikkat çekti. Sevda, “Devlet bugüne kadar herhangi bir adım atmadı, somut adımlar atması gerekiyor. Adım atmıyorsa bu sürece engel olmasın” dedi.


‘Adım atılmazsa Türkiye, Rojava yoluna gider’


Türkiye Hükümetinin adım atmasıyla hem Türkiye’de hem de Ortadoğu’da barışın sağlanacağına inandıklarını dile getiren Sur Belediyesi Kadın Birimi Yöneticisi Sibel Soyukaya da,  “1 Eylül bu anlamda kaçınılmaz bir fırsattır. Umarım Türkiye, bu çağrılarımızı duyar ve kardeşlerimizin, gençlerimizin, çocuklarımızın, kadınlarımızın yok olmasını engeller” şeklinde konuştu. İçinde bulunulan sürecin değerlendirilememesi durumunda Türkiye’nin Rojava olma yoluna gireceğini vurgulayan Sibel, bu durumun kendilerini kaygılandırdığını ifade ederek artık barışı kutlamak istediklerinin altını çizdi.


‘Artık insanlık zarar görmesin’


Hükümetin dünya barış günü anlamına layık adım atması gerektiğini söyleyen Büyükşehir Belediyesi Kadın Birimi çalışanı Emine ise 1 Eylül için verdiği mesajda, artık kanın dökülmesini ve insanlığın zarar görmesini istemediklerini kaydetti. Kadının, barışın temsilcisi olduğunu vurgulayan Emine, “Tarihten bu yana kadınların başlarına taktığı beyaz tülbent barışı simgeliyor. Bu yüzden bütün kadınların yapılacak olan mitinge büyük bir sesle katılmalıdır” dedi.


(hç/gk)