‘Özgür yaşamı inşa edene kadar mücadelemiz devam edecek’

09:13

JINHA


Sarya Şakar – Zehra Doğan / JINHA


MÊRDÎN -  Rojava katliamına karşı birlik mesajı vermek adına farklı bölgelerden gelen binlerce kadın, Nusaybin-Qamişlo sınırında bir gecelik Rojava nöbetini tuttu. El-Nusra çetelerinin katliamlarına dikkat çeken kadınlar, Kürt halkının buna seyirci kalmayacağını belirterek, demokratik özgür yaşamı inşa edene kadar mücadelelerine devam edeceklerini ifade etti.


Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde, Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde bulunan Mitanni Kültür Merkezi önünde bir araya gelen blinlerce kadın, Rojava’da gerçekleşen katliamları protesto etmek amacıyla Qamişlo sınırına yürüyüş geçekleştirdi. Tel örgülerin önüne gelen kadınlar, “Şoreşa Rojava şoreşa jinê ye em Şoreşa Rojava silav dikin”, “ Bi ruxê 15 Tebaxe ji şoreşa Rojava re hezar silav”, “ Jinê azad sinoran nas nakin”, “Özgür halk sınır tanımaz” şeklinde sloganlar attı. Zılgıtların çalındığı, halayların çekildiği ve marşların okunduğu tel örgülerin önünde duygusal anlar yaşandı. Sınırların kaldırılması için sabaha kadar nöbet tutan Barış Anneleri İnisiyatifi’nden Perihan Alto Rojava’da kendine müslümanım diyen El-Nusra çetelerinin kadınlara tecavüz ettiğini ve çocukları katlettiğini söyledi.


Tel örgülerin ardından ‘Semira’ haykırışı!


Sınır eyleminin başından bu yana saatlerce “Semira, semira” diyerek tel örgünün diğer tarafından bulunan akrabası Semira’ya seslenen 60 yaşındaki barış annesi Perihan, dikenli tel örgüleri avucunda sıkarak, “Bu engelleri irademizle ortadan kaldıracağız” dedi. Rojava katliamını gerçekleştiren silahlı çetelere dikkat çeken Perihan, “El Nusra Allah’ın ve Müslümanlığın adını ağzına alarak Müslümanlığa hakaret ediyor. İnsanların dini inanç özgürlüğüne hakaret ediyor ve dünyaya Müslümanlığı yanlış tanıtıyor. Dünya şu an El-Nusra şeytanları yüzünden Müslümanlığı, çıkarları uğruna kadına ve çocuklara tecavüz etmeyi emreden bir din olarak biliyor. El- Nusra Müslüman değil, Lut kavmidir. Allah onların belalarını versin” şeklinde konuştu.


‘Dünya El-Nusra katliamına sesiz’


Dünyanın El Nusra katliamına sesiz kaldığını ifade eden Perihan, “El Nusra çeteleri Rojava’da istediğini yapıyor ve buna kimse ses çıkarmıyor. Bu sınırlar ortadan kalksın ve bizler akrabalarımızın bu feryadına koşalım. Orda kadınlara tecavüz ediliyor. Bu tecavüze insanlar sesiz kalmamalı. Şu an iki metre uzaklıkta bize bir nefes kadar yakın olan akrabalarımıza bu tel örgüler yüzünden sarılamıyoruz. Her gece oradan gelen bombaların sesiyle yataktan fırlıyoruz. Artık gözlerimizden akacak yaş kalmadı. Kürtlere yapılan bu haksızlık artık son bulsun” şeklinde konuştu. “Türkiye çözüm sürecini başlattıysa bunun da arkasında durmalı” diyen Perihan, çözüm sürecinde tutsakların ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Perihan, “Parmaklıkların ardından barış süreci olmaz” dedi.


‘El-Nusra çeteleri Rojava’dan gitmeli’


“Sınırları tanımıyoruz” diyen 50 yaşındaki Güzel İşleyen, “Dünyanın her neresinde olursa olsun bir katliam söz konusu ise orada sınırlar ortadan kaldırılmalı. Halk katliamlara maruz kalarak ölüme terk edilmemelidir. İnsanlık bunu kabul etmemeli. El-Nusra çeteleri Rojava’dan gitmeli. Bunu halklar mücadele ederek başaracak” şeklinde ifadeleri dile getirdi. “Bu bedende ruh olduğu sürece Rojava halkına destek çıkacağım” diyerek konuşmasına devam eden Güzel, “Rojava katliamı son bulsun. Çocuklar ölmesin. Türkiye’de de artık asker ve gerillalarımız ölmesin. Her iki tarafa da haksızlık ediliyor. Yine olan annelere oluyor. Bunca acıları çeken annelerin bir dileği var o da barışın gelmesidir” dedi.


Kürt halkının artık demokratik taleplerini hayata geçirme zamanının geldiğini söyleyen Neime Atay ise, “Rojava savaşı istememesine rağmen El Nusra buna tahammül edemedi ve onlara saldırdı. Bu gün Türkiye’de de aynı halk demokratik taleplerini dile getiriyor. Fakat hükümet adım atmıyor. Bu sessizlik bizleri tedirgin ediyor.  Barış süreci başlasın ve Abdullah Öcalan’la görüşmeler sıklaşsın. Ancak bu şekilde Kürtler rahat bir uyku uyuya bilir” sözlerini ifade etti.


‘Türkiye, çetelerin yanında yer almasın’


Geçtiğimiz yıldan bu yana ailesiyle beraber Rojava’dan Nusaybin’e gelen Nizai Osman Osman, “Diğer akrabalarımı şu tel örgülerin ardında bıraktım. Şimdi ne gidebiliyorum ne de burada kalabiliyorum” dedi. Rojava katliamına ilişkin Türkiye hükümetine seslenen Nizai, “Rojava yaşamı yaşam olmaktan çıktı. Bu silahlı çeteler yüzünden oldu. Kürtler orada kimseyi öldürmeden özgür bir yaşam inşa etmek istedi fakat çeteler buna engel olmak istedi. Şu anda bu engellemelerine devam ediyorlar. Türkiye buna destek vermesin. Bu çetelerin yanında durmasın. Halkı katleden ve kadınlara tecavüz eden çetelerin yanında hiçbir demokratik devlet kalmaz” şeklinde konuştu


‘Kürt halkı bu katliamlara seyirci kalmayacak’


Bir diğer Rojavalı olan Ronan Deriki, “Rojava halkı, devrimle beraber iki yıldır mutlu bir hayat sürdürüyordu. Her Cuma özgürlük yürüyüşümüz vardı. Bu özgürlük yürüyüşümüzde her partiden katılımcıları göre biliyordunuz. Bu tablo aslında bizlerin demokratik yaşam inşa etmek istediğimizin kanıtıydı. Fakat çeteler bunu hazmedemedi ve şimdi bizleri katletmek istiyor. Kürt halkı buna seyirci kalmayacak ve demokratik özgür yaşamı inşa edene kadar mücadelesine devam edecek” diyerek, “Bijî YPG” sloganını attı.


Fotoğraf: Sarya ŞAKAR


Kamera: Zehra DOĞAN


(sş-zd/mg)