Diyarbakır Barosu Muş Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulundu

14:01

 


JINHA


AMED –  Genç Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tecavüze uğrayan zihinsel engelli genç kadına yönelik verdiği karara tepki gösteren Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Danışma ve Uygulama Merkezi, Muş Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulunarak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın soruşturmaya ciddiyetle müdahil olmasını istedi.


Bingöl'ün Genç İlçesi’ne bağlı Yayla Köyü’nde ikamet eden 19 yaşındaki zihinsel engelli kadın, 20 Haziran tarihinde rahatsızlanması üzerine kaldırıldığı hastanede 5 aylık hamile olduğu ortaya çıkmıştı. Genç Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada ‘Olay kendi rızasıyla gerçekleşmiş’ kararına tepkiler büyüyor. Olaya ilişkin yazılı açıklama yapan Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Danışma ve Uygulama Merkezi Genel Koordinatörü Avukat Kezban Yılmaz, “Genç Cumhuriyet Başsavcılığı, akıl ve ruh sağlığı nedeniyle, kendisini savunamayacak durumda olan genç kadının rızasının bulunup bulunmadığına bakmaksızın, yasal olarak soruşturmayı derinleştirmesi gerekirken, verdiği  kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile hukuka aykırı davranılmıştır” sözleri ifade edildi.


‘Cezalar yarı oranında artırılır’


TCK’nin “Cinsel Saldırı” başlıklı 102. Maddesi’ne değinen Kezban, “Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, suç işlenmesi halinde bu maddeye göre verilen cezalar yarı oranında arttırılıyor. 4721 Sayılı Medeni Kanunu’nun 13’ncü maddesinde, yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk yada bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkesin ayırt etme gücüne sahip olduğu, 10’ncu maddesinde, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyetinin bulunduğu, 11‘nci maddesinde, erginliğin 18 yaşın doldurulmasıyla başlayacağı, 14’ncü maddesinde, ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetinin olmadığı, 15’nci maddesinde ise, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağı hüküm altına alınmıştır” denildi.


‘İtirazda bulunduk’


Genç Cumhuriyet Başsavcılığı’nın verdiği kararı değerlendiren  Kezban , “Genç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilmiş ‘Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar’a bakıldığında, yine dosyada yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı, gerekli hassasiyet gösterilmediği anlaşılmış ve dahası failin kim olduğu hakkında hiçbir araştırma yapılmadan olayın üstünün örtülmüş olduğu görülmüştür. Bu da kadına yönelik taciz, tecavüz ve istismar konularında eril zihniyetin hala değişmediğini bir kez daha göstermiştir. Genç Cumhuriyet Başsavcılığı’nın vermiş olduğu hukuka ve yasalara aykırı kararın bozulması için karara karşı Diyarbakır Baro Başkanlığı olarak, Muş Ağır Ceza Mahkemesi’ne İtirazda bulunduğumuzu kamuoyuyla paylaşıyoruz” sözlerini ifade etti.


‘Soruşturmaya ciddiyetle yaklaşılsın’


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan soruşturmaya ciddiyetle müdahil olunmasını ve karara karşı ivedilikle gerekli girişim ve işlemlerde bulunulmasını talep eden Diyarbakır Barosu Kadın Hakları, Danışma ve Uygulama Merkezi, son olarak şunları belirtti:


 


 “Genç Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararının basına yansıması ve kamuoyu tarafından karara karşı tepkilerin artması üzerine, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından, soruşturmayı yürüten savcı ile görüşüldü. Savcının soruşturmaya devam edildiğini bildirdiği şeklinde bir bilgilendirme yapılmış ise de, 11 Temmuz tarihli 2013/526 S. no. ve 2013/228 K. sayılı ‘Kovuşturmaya Yer olmadığına Dair Kararın’ bizzat Genç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mağdurenin dosyasında verilmiş bir karar olduğu, bu kararda da ‘rıza’ya dayanılarak ‘Kovuşturmaya Yer olmadığına Dair karar’ verildiği açıkça görülmektedir.”


(gk/mg)