Medyada Nefret Söylemi ve Ayrımcı Dil İnceleme Raporu Yayımlandı
09:47
JINHA
HABER MERKEZİ – Hrant Dink Vakfı, bu yılın ilk dört ayını değerlendirdiği Medyada Nefret Söylemi ve Ayrımcı Dil İnceleme Raporu’nu yayınladı. Raporda kadınlara ve LGBT’lere yönelik 12 haber ve köşe yazısı istatistiki analizlerin dışında tutularak kendi içinde değerlendirilirken, etnik ve dini grupları hedef alan içerikler de ele alındı.
Hrant Dink Vakfı’nın yürütmekte olduğu “Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi Çalışması” kapsamında 2013 yılı Ocak-Şubat-Mart-Nisan aylarını kapsayan medya izleme raporu iki bölüm halinde yayımlandı. Dini ve etnik grupları hedef alan içeriklerin yanı sıra, birinci bölümde de kadın ve LGBT'lere yönelik içerikler 'Diğer Dezavantajlı Gruplar' başlığı altında ele alındı. Çalışmada, 4 ulusal, 2 yerel gazete incelendi.
Aralarında BDP’lilerin de bulunduğu Halkların Demokratik Kongresi'nden (HDK) bir heyetin, kamuoyunda 'çözüm süreci' olarak bilinen sürecin bir parçası olarak yapmayı planladıkları Karadeniz gezisi sırasında yaşanan olayların, ulusal ve yerel medyada yer alış biçimine dair tarama ise 'Medyada Ayrımcı Söylem' başlığı altında ikinci bölümün dosya konusu olarak yer aldı.
Nefret söyleminde artış
Rapora göre, “Medyada Nefret Söyleminin İzlenmesi” çalışmasında, 2013 yılının Ocak-Nisan aylarını kapsayan dönemde nefret söylemi içeren haber sayısı artış gösterirken, hedef alınan grup sayısında azalma olduğu da gözlemlendi.
Bu dönemde de nefret söylemi içerdiği tespit edilen yazıların çoğunun ulusal basında yer aldığı görüldü. Daha önceki dönemlerde olduğu gibi, nefret söyleminin özellikle köşe yazılarında üretildiği tespit edildi.
Karadeniz gezisi, nefret söyleminin hedefi oldu
Önceki dönemlerle benzer bir şekilde en fazla Ermeniler ve ardından, sırasıyla Yahudiler ve Hıristiyanlar hakkında nefret söylemi üretildiğine raporda dikkat çeken vakıf, içeriklerde asli ya da ikincil unsur olarak en sık hedef gösterilen diğer iki grubun ise Rumlar ve Kürtler olduğunu kaydetti. Raporda, Kürtlere yönelik nefret söyleminde ciddi bir artış görüldüğüne de değinilirken, “BDP’nin Karadeniz gezisi, nefret söylemi üreten içeriklerin en önemli hedefi oldu” denildi.
Yine raporda şu ifadeler yer aldı:
“Nefret söylemi içeren haberler bu dönemde özellikle, 'BDP'nin Karadeniz gezisi', 'Hocalı yıl dönümü', 'Paris'te PKK'li üç siyasetçi kadının öldürülmesi' ve 'Fransa'nın Mali'ye müdahalesi' konularını temel aldı.
Translar, suçla ilişkilendirilerek travesti olarak anılıyor
Bunlara ek olarak, kadınlara ve LGBT'lere yönelik nefret söylemi, istatistiki analizlere dahil edilmeyip, kendi içinde değerlendirildi. Kadına yönelik nefret söylemi içeren örnekler, kadınların fiziksel özellikleri ve seks işçiliği üzerinden şekillendi. Transların haberlerde ele alınışı ise, yine ya suçla ilişkilendirilerek ya da 'travesti' kelimesinin aşağılayıcı bir özellik olarak kullanılmasıyla gerçekleşti.
'Medyada Ayrımcı Dil' başlığı altında ele aldığımız HDK ve BDP’nin Karadeniz turu üzerinden; dört ulusal, iki yerel gazete tarandı. Kürtlerin siyasal hak ve talepleri ile değil, 'terör', 'tahrik', 'şiddet' ve 'provokasyon' gibi olumsuz kavramlar ile anılarak, ayrımcı dile ve nefret söylemine maruz kaldıkları gözlemlendi.”
(gk)

