‘Kadın ve insanın kategorize edilmesi trajikomiktir’
09:00
JINHA
HABER MERKEZİ – Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in kadına yönelik söylemlerine kadın örgütlerinden tepki geldi. KESK Kadın Sekreteri Canan Çalağan, “Diyanet İşleri, ne bugün Rojava’da kadınları, çocukları katleden, tecavüzü “helal” eden El Nusra çetesine karşılık sesini çıkarmakta, ne de Türkiye’de katledilen onlarca kadına, tecavüze uğrayan çocuklara, kadınlara ses çıkarmaktadır” derken, Dikasum’dan Ayten Tekeş, “Dini temsil eden bir kuruluşun, insan ve kadını iki ayrı bir sınıfmış gibi nitelendirmesi kadar trajik komik bir durum olamaz” ifadelerine yer verdi.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler destekli “Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesinde Din Görevlilerinin Katkısının Sağlanması” konulu işbirliğinin imza protokolü töreninde yaptığı konuşmada, törende bulunan BM Temsilcisi Zahidul Hugue’ye seslenerek, “Kadına karşı şiddetle uğraşacağınıza önce insanlığa karşı cinayetleri önleyin” demişti. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in de bulunduğu törende Mehmet Görmez’in yaptığı konuşma kadınlar tarafından büyük tepkiye yol açtı.
‘Diyanet, BM’ye akıl vermek yerine mücadelemizi desteklesin’
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in bu sözlerini ikiyüzlü ve cinsiyetçi olarak değerlendiren Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) Kadın Sekreteri Canan Çalağan, kadına yönelik şiddet ve katliamların, erkeklerin, çocukların, insanların katledilişinden bağımsız olmadığının altını çizdi. Canan, “Kendileri Birleşmiş Milletler’i duyarsızlıkla suçlarken Ortadoğu’da insan katliamları yaşanırken bir açıklama yapma gereği bile duymadılar” dedi. Katliamlara ilişkin hiçbir çalışma yapmayan Diyanet İşleri’nin, BM’yi insan cinayetlerine karşı sessiz kalmakla suçlamasının manidar olduğunu ifade eden Canan, “Diyanet İşleri, ne bugün Rojava’da kadınları, çocukları katleden, tecavüzü ‘helal’ eden El Nusra çetesine karşılık sesini çıkarmakta, ne de Türkiye’de katledilen onlarca kadına, tecavüze uğrayan çocuklara, kadınlara ses çıkarmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı, BM’ye akıl vermek yerine elinden geleni yapmalı, bu yönlü mücadele veren kurumları, yapıları görmeli, destek vermelidir. Diyanet İşlerinin görevi, iktidarın söylemlerinin altını çizmek, tekrar etmek değil, katliamlar karşısında verilen mücadeleye destek vermektir” açıklamasında bulundu.
‘Kadına yönelik şiddet, feodal erkek zihniyetin saldırısıdır’
İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Kızbes Seyhan Aydın ise, Diyanet işleri Başkanı Mehmet Görmez’in Birleşmiş Milletler’e yönelik kadınlarla ilgili olarak kullandığı sözlerle, Diyanet’in kadını insan olarak görmediğinin belirtildiğine vurgu yaptı. Kızbes, “Sanki kadınlar insan dışı bir varlıktır da, önce insan cinayetlerine karşı duyarlılık istiyor” sözleriyle Mehmet Görmez’e tepki gösterdi.
Kızbes, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, insanlık tarihinde en temel eşitsizlik olduğuna dikkat çekerken, tarihteki ilk kölenin de kadın olduğunu hatırlatarak, “Kadına yönelik şiddet ve cinayetleri önleyemezseniz, insanlığa yönelik şiddeti hiç mi hiç önleyemezsiniz. Kadınlar, feodal erkek zihniyetin saldırılarını topyekûn bir direnişle püskürtebilecek güçtedir” dedi. Kızbes, tüm kadınları aralarındaki tüm yapay ayrılıkları ve özgünlükleri bir tarafa koyarak birleşmeye, mor mücadelenin sararmasına izin vermeyerek ayağa kalkmaya, bu gidişe dur demeye çağırdı.
‘Esma’yı, Hatice’yi, Fatma’yı birbirinden ayırmadık’
Kadını ve insanı, kadını insan olarak görmeme üzerinden yapılan açıklamayı şaşkınlıkla okuduklarını dile getiren Dikasum Kadın ve Aile Şube Müdürü Ayten Tekeş ise, “Kadın insan değil gibi bir yaklaşım söz konusu. Konu sadece Suriye ve insanlık meselesi değil. Rabia Meydanı’nda 17 yaşında nişancıların hedefi olan Esma’ya ilişkin sivil toplum örgütleri ve kadınların bir şey yapmadığını söylüyor. Bizim diyanete buradan bir çağrımız var. Biz yıllardır hem alanlarda hem mahkeme salonlarında hep bulunduk hep olduk. Esma’yı, Hatice’yi, Fatma’yı, hiç birini birbirinden ayırmadık. Kadına kadın gözüyle baktık. Asıl görmeyen Diyanet’ti. Diyanet’in böyle bir açıklamaya hakkı yok, olmaması gerekiyor. Dini temsil eden bir kuruluşun, insan ve kadını iki ayrı bir sınıfmış gibi nitelendirmesi kadar trajik komik bir durum olamaz” açıklamasında bulundu.
‘Örgütlü kadınlar mücadelesini sürdürüyor’
Meclisin kadını fazla geleneksel ve daha çok erkeğin yedeği olarak gördüğünü ve dolayısıyla hem kadının hem de kadın cinayetlerinin küçümsendiğini belirten Kardelen Kadın Evi Koordinatörü Mukaddes, bunu nedeni olarak “Kadınlar bilinçlenir, örgütlenirse ve kadınlar her şeyin farkına varırsa kendi iktidarları sarsılır” şeklinde konuştu.
Ayrıca BM’nin tavırlarının kadın üzerinden eleştirilmesini kınadıklarını belirten Mukaddes, “Bu zihniyet iktidara geldiğinden beri kadın cinayetlerinde artış var. Kadına yönelik yasalar yok olmaya başladı” dedi. Mukaddes, kadınların şiddete karşı sonuna kadar mücadele edeceklerine dikkat çekerek, “Kim olursa olsun herkesin karşısında olacağız, farkında olan örgütlü bir kadın kitlesi var ve bunun mücadelesini sürekli veriyoruz” açıklamasında bulundu.
(ekip)

