Tecavüz davası 27 Kasım’a ertelendi

16:09

 


JINHA


AMED – Newroz Parkı’nda 23 Nisan günü öğrencisine tecavüz eden öğretmenin yargılandığı davanın ilk duruşması bugün görüldü. 27 Kasım 2013 tarihine ertelenen duruşmayı izlemek isteyen kadınlar, davanın kapalı celse olarak görülmesini alkışlarla protesto etti.


Amed'de 23 Nisan günü Newroz Parkı'nda 12 yaşındaki öğrencisine tecavüz eden İngilizce öğretmeni Sabır Ceyhan’ın yargılandığı davanın ilk duruşması bugün görüldü. Diyarbakır 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan davada Sabır, “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçuyla yargılandı. Kapalı celse olarak görülen davaya, DÖKH bileşeni kadın kurumları, SES, KESK ve Eğitim Sen Kadın Komisyonları da katılırken, davayı izlemek isteyen kadınlara izin verilmedi. Vekaleti olmayan avukatların da alınmadığı davayı kadınlar, alkışlarla protesto etti. Daha sonra savcılık izni ile onlarca avukat davayı takip etti.


Duruşmada savunma yapan tecavüzcü Sabır Ceyhan, 12 yaşındaki çocuğun “kendi rızasıyla” birlikte olduğunu iddia etti. Tecavüzcünün salondan çıkarılmasının ardından tecavüze uğrayan çocuk salona girerek ifade verdi. İfadenin ardından mahkeme davayı 27 Kasım 213 saat 16.00’a erteleyerek, tecavüzcünün de tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi.


Tutukluluk halinin devamına karar verildi


Davanın ardından açıklama yapan avukat Gazal Bayram, bugün gerçekleşen ilk duruşma ile kovuşturmanın başladığını ifade etti. Dosyada vekaleti olan 10 avukat ile beraber duruşmada bulunduklarını dile getiren Gazal, Diyarbakır Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Merkezi olarak davaya müdahil olma taleplerinin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından olumsuz karşılandığını belirtti. Gazal, mahkemenin karar bölümünde, çocuğun yaşadığı psikolojik travmanın boyutunun saptanması için Dicle Üniversitesi’nden rapor alınmasına ve sanığın tutukluluk halinin devam etmesine karar verdiğini kaydetti.


‘Rıza’ faktörü(!)


Gazal, mahkemede sanık tarafından en çok dile getirilen konunun da “rıza” olduğuna dikkat çekerken, “Çocuk 13 yaşındadır. Gerek Türk Ceza Kanunu bağlamında gerekse toplumsal olarak bilindiği üzere 13 yaşındaki bir çocuğun rızasının varlığı veya yokluğunun hiçbir cezai anlam içermediği oldukça açıktır. Bu noktada da savunmasını son derece gereksiz ve yersiz bulduğumuzu belirtmek isteriz” dedi.


‘Müdahillik talebimiz reddedildi’


Diyarbakır Baro Başkanlığından Halime Sanli ise, baro başkanlığı olarak yapılan müdahillik talebinin mahkeme başkanlığı ve heyetin olumsuz tavrı ve yasal olmayan gerekçeler ile karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Avukatlık kanununun 76’ncı maddesi gereği ve uluslararası birçok sözleşme gereği katılım taleplerinin kabul edilmesi gerektiğine işaret eden Halime, bundan sonraki dava sürecinde yetki belgesi ile davaya katılıp takip edeceklerini belirtti.


DÖKH bileşeni kadın örgütleri adına konuşan Laleş Ceylan, tecavüzün kimden ve nereden geldiğinin bir önemi olmadan takipçisi olarak teşhir edeceklerini hatırlatarak, “Bugün burada da olduğu gibi bütün davaları takip edeceğimizi, hiçbir tecavüz vakasının cezasız kalmasına müsaade etmeyeceklerini vurguladı.


Kadın kurumları, Diyarbakır 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 2’nci duruşması için duyarlılık çağrısında bulundu.


(tt/gk)