Bağlar’ın demokratik, ekolojik özgür kadın belediyeciliği

11:40

Zehra Doğan /JINHA


AMED - Doksanlı yılardan bu yana zorunlu göç mağdurlarının sığınağı haline gelen  Bağlar'ın belediye çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bağlar Belediye Başkanı Yüksel Baran, "Bağları kadın kenti yaparak, göç mağduru kadın ve çocuklara eğitim destek evleriyle beraber kadın evlerini hizmete sunuyoruz" dedi.  Başarı sıralamasında Türkiye yedincisi olan Bağların Akıllı Kent sistemine de geçiş yaptığını belirten Yüksel, "Demokratik, eşitlikçi, özgür kadın belediyeciliğini esas alarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.


Belediyeler, stratejik plâna uygun olarak bir şehri yönetme, belediye idaresinin kurumsal stratejilerini oluşturma, belediye faaliyetlerinin ve personelinin performans ölçütlerini hazırlama, uygulama, izleme, değerlendirme ve bunlarla ilgili raporları meclise sunma açısından önemli rol alır.  Demokratik, ekolojik, özgür kadın belediyecilik anlayışını esas alan Bağlar Belediyesi de, Sonar Araştırma Şirketi'nin  2012 Mart’ında, belediye çalışmalarının başarı oranlarını araştıran anketiyle Türkiye’deki 75 merkez ilçe belediye başkanları arasında  yedinci sırada yerini aldı. Her il ve ilçede farklı sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik gruba mensup 24 bin kişi ile görüşülerek belirlenen anket sonucunda Bağlar Belediye Başkanı  Yüksel Baran dereceye giren belediye başkanları arasında tek kadın olarak yerini aldı. Bağlar Belediyesi'nin çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yüksel, Türkiye’de yerel yönetim çalışmaları bazında cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik çabalarını demokratik ekolojik, özgür kadın belediyeciliğiyle kadının çoğunluk gösterdiği halk katılımlı talepler doğrultusunda çalışma yaptığını ifade etti.


‘Bağlar, zorunlu göç mağduru yurttaşların eseridir’


Diyarbakır’a bağlı Bağlar ilçesinin sosyal yapısından söz eden Yüksel, “Bağlar, çatışmaların yoğun yaşandığı dönemlerde, köylerinden gelen zorunlu göç mağduru yurttaşlarımızın eseridir. Köylerinden zorla şehirlere göç ettirilen insanlar, belirli bir sosyo-ekonomik alt yapısı olmayan şehirlere gönderildi. Doksanlı yıllarda Amed’in nüfusu 350 bin iken, göç sonrası 1 milyona ulaştı ve Amed’in bu kadar nüfusu kaldırabilecek bir kapasitesi yoktu” diyerek, köylerinden göç ettirilen yurttaşların barınma zorunda oldukları için kendi emekleriyle ev inşa ettiklerini dile getirdi. Yüksel, göç mağduru yurttaşların yapmak zorunda kaldıkları evlerin geriye imar, barınma, dar sokak, hatalı yapı, yeşil alansız sokak ve sağlık sorunu doğurduğunu vurgulayarak, “Göç eden vatandaşlar, şehirlerde kendi öz yaşam tarzlarını bulamadılar. İnsanlar çalışmak zorunda kaldı fakat çalışacak iş ortada yoktu. Üretime alışan kadınlar evlere hapsoldu. Nüfusu fazla olan aileler, çocuklarının çoğunu okutamadı ve sokakta çalışan çocuk profili ortaya çıktı. Ailelerde iş bulamam sıkıntısından şiddet arttı. Yine en çok kadınlar zarar gördü. Kadınlar eve kapatıldı ve şiddet gördü” şeklinde konuştu. “Göç mağduru yurttaşların yaşadığı travmaya dönük çalışmalarımızı sürdürüyoruz” sözleriyle konuşmasına devam eden Yüksel, kadına uygulanan şiddetin ortadan kaldırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “Kadınlara ve çocuklara dönük çalışmalarımız devam ediyor. Bunun için eğitim destek evlerimiz, kadın sığınma evlerimiz ve kadın evlerimiz var. Buralarda bulunan uzmanlarımız sorunlara dönük ciddi çalışmalar yürütüyor” dedi.


Göç mağduru bağlarlılarla, kadın odaklı belediyecilik


"Zorunlu göçlerin yaşandığı ve faili meçhul cinayetlerin sıkça yaşandığı doksanlı yıllarda cezaevindeydim" diyen yüksel, 13 yıl tutuklu kaldığını belirtti. Doksanlı yıllarda cezaevinde beraber bulunduğu arkadaşlarının ailelerinden faili meçhul cinayete kurban gidenlerin haberini aldıklarına dikkat çeken Yüksel, "O dönemler çok zorlu geçti. Doksanlı yıllar halk serhıldanları yılıydı. Ve bu yüzden herkes ya tutuklanıyor ya da öldürülüyordu. Cezaevindeyken köylerinden şehirlere göç ettirilen insanların haberini çok alıyorduk " dedi. Cezaevi sonrasında Göç-Der'de çalıştığını ifade eden Yüksel, bu sayede göç eden yurttaşların temel sorunlarına hakim olduğunu belirterek, "Göç bölgesi olan Bağlar'da belediye başkanı olmam bu anlamda iyi oldu. Burada hizmet etiğim ailelerin çoğunu Göç-Der'den tanıyorum ve temel sorunlarının ne olduğunu kısmen biliyorum" ifadesini kaydetti.  Göç mağduru kadınların şiddete maruz kaldığının altını çizen Yüksel, "Kadın belediyeciliği konusunda pek zorlanmadım çünkü benden önceki belediye başkanı da kadındı. O da göç mağduru kadınlarla yakından ilgilenmiş ve soruna dair ciddi çalışmalar yürütmüştü. Birçok belediyelerde belediye başkanı kadın olmasına rağmen geriye kalan kadınların çoğunluğunu erkeklerin oluşturduklarından dolayı erkeklerin kadın çalışmasını özverili yapmamasından kadın odaklı çalışma söz konusu olmuyor. Bağlar belediyesi bu konuyla çok ilgilendi ve şu an önemli projelerin başında kadınlar yer alıyor" şeklinde belirlemelerde bulunarak iki yardımcısının ve 10 belediye meclis üyesinin kadın olduğunu belirtti. Yüksel, "Belediyeciliği belediye içerisinde halktan öğrenerek parti desteğiyle  bu günlere kadar geldik" dedi.


'Eksik kadroyla çalışmalara devam ettik'


29 Mart seçimlerinden 15 gün sonra parti seçim komisyonu, milletvekilleri, belediye başkanları, başkan yardımcıları, idare başkanları, gazeteciler ve avukatların tutuklandığını hatırlatan Yüksel, "Ben de KCK Ana Dava'da yargılanıyorum. Benimle beraber birçok belediye çalışanı hakkında dava açıldı ve şu an bir çoğu tutuklu yargılanıyor. Özellikle belediye çalışanlarının tutuklanması bir politikadır. Çünkü belediyeler düşüncenin pratiğe uygulanması için önemli bir zemindir. Bu yüzden yardımcılarım ve önemli projelerde yer alan belediye çalışanları içerde. Tutuklamalar kadrolarda boşluk yaratarak siyasi tutum içerisindeki iradeyi kırmaya dönüktü.  Ne yazık ki belediye çalışmalarına tutuklanmalardan dolayı eksik kadroyla başladık. Tutuklamalarla örgütsüzleştirmeye çalışan politikaya karşı eksik kadroyla da olsa mücadele verdik. Tutukluların yerlerini doldurduk ve çalıştık" ifadesinde bulundu. " Birçok belediyelerde tutuklanmalardan dolayı yedek meclis üyeleri bile kalmadı" diyen Yüksel, kalan çalışanlarla beraber eksikliği hissettirmeden bir çalışacakken üç çalıştıklarını ve bu sayede başarılı çalışmalara imza attıklarını ifade etti.


'Bağlar, kadın  kenti'


"2009 seçimlerinden sonra Yerel Yönetimlerin Kadın Konferansı'nda kadın kentlerini oluşturduk" diyen Yüksel, Nusaybin, Varto, Dersim, Viranşehir ve Bağlar'ın kadın kenti olması açısından pilot kent  seçtiklerini ifade ederek, "Kadın kenti demek; Kentle ilgili her türlü çalışmalara kadınları da dahil etmek demektir. Kadın kenti aslında imar çalışmalarında ve kenti yeşil alan planlamasında anketler düzenlenerek ve toplantılar yaparak kadınların da fikirlerini alarak planlamaya gidilmesi demektir. Bunları, kadın kurumları ve STK'larla beraber kadınların fikirlerini alıyoruz" şeklinde konuştu. Planlama yaparken süreçten kopuk çalışma yürütmediklerine dikkat çeken Yüksel, "Öncelikle kendi gerçeklerimiz nedir sorusu üzerine durup planlama yapıyoruz" dedi.


‘Akıllı ketle beraber evraklar ortadan kalkıyor’


Bağlar Belediyesi’nin Kadın Kenti olmasıyla beraber Akıllı Kent sistemine de geçiş yaptığının altını çizen Yüksel, "Akıllı kent sistemiyle beraber evrak dönemi ortadan kalkmış oluyor. Yapılan planlamayla beraber, belediyelere gelerek vergi, su borcu veya herhangi bir iş için saatler harcayan yurttaşın çilesi ortadan kalkıyor. Akıllı kent sistemiyle beraber nerde kim var? Bir apartmanda kimle yaşıyor ve ne iş yapıyor? Belediyeden daha çok ne isteniyor? Yurttaşların en büyük eksiği ne? sorularının cevabını artık biliyoruz ve bu sayede işlerimiz daha kolay oluyor. Bunun yanı sıra belediye depolarında bulunan evraklara ve hangi evrakın nerede olduğu konusunda sıkça yaşanan sorunlara da son verdik ve dijital arşivleme sistemine geçtik" şeklinde ifadelere yer verdi.  "Akıllı sistemle beraber yurttaşlar faturalarını evden de ödeyebiliyor ve bu sayede zaman tasarrufu elde edilmiş olunuyor" diyerek konuşmasına devam eden Yüksel, dünyanın artık bilişim çağına geçtiğini ve bununla beraber belediyelerin de bu imkanlardan yararlanmak zorunda oluğunu hatırlattı.


'Çocuklara havuz sözüm vardı'


Belediye çalışmalarında şoför, pazarcı kadın modeli çalışmalarıyla toplumun eril algısını değiştirmeye dönük çalışmalara imza attıklarını ileri süren Yüksel, "Kadınların başarısını ortaya çıkarmak adına elimizden geleni yapıyoruz. Bununla beraber  çocukları da unutmadık. 60 kişilik sınıflarda eğitim gören ve fazla nüfuslu ailelerde çalışma imkanı bulamayan çocuklar için eğitim destek evlerini açtık. Bununla beraber, belediye başkanı olmadan önce çocuklara havuz yapacağım diye söz vermiştim. Şimdi sözümü tutuyorum ve çocuklar için üç katlı kapalı havuzlar yaptık. Havuz merkezi, yüzme eğitimi ve kreş tarzında da hizmet verecek. Eski Bağlar'da yeşil alan sıkıntısı çekiyoruz. Burada oturan yurttaşların ekonomik durumu iyi değil. Bu çocukların haliyle tatile gidebilme imkanları da yok. Çocuklar yaz aylarında cadde üzerinde bulunan süs havuzlarına giriyor. Süs havuzları çok tehlikeli. Bu anlamda yaz aylarında okul bahçelerinde geçici şişme havuzlarıyla yine çocuklara hizmet etmeye dönük projeleri hayata geçirdik" ifadesini kaydetti. “Bağlarlı çocukların ‘Dengê Zarokan’ adlı dergileri de yayınlanıyor” diyen Yüksel, çocukların dergiyle ilgili tüm çalışmaları özgün yaptıklarını belediyenin sadece basımda katkı sunduğunu belirterek, “Çocuklara bu sayede özgüven aşılanıyor” dedi.


Bağlar Belediyesi'nin başarısı Türkiye'de yedinci sırada


"Sonar Araştırma Şirketi 2012 Mart’ında, belediye başkanlarının başarı oranlarını araştıran anketiyle Türkiye’deki 75 merkez ilçe belediye başkanları arasında Bağlar Belediyesi'nin  yedinci sırada yerini aldığını belirtti" diyen Yüksel,  Türkiye'de BDP'li belediyelerin dışında belediye başkanı kadınların sayısının çok az olduğunu ifade ederek, her il ve ilçede farklı sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik gruba mensup 24 bin kişi ile görüşülerek belirlenen anket sonucunda Bağlar Belediyesi'nin yedinci seçildiğini ve aralarında tek kadının kendisi olduğunu belirtti.  Yüksel ayrıca, Bağlarla beraber dereceye giren belediyelerin bütçe konusunda Bağlar Belediyesi'nden çok daha önde olduğuna da sözlerine ekledi. Seçimlerden önce Bağlar Belediyesi olarak yurttaşlara vaatlerde bulunduğunu söyleyen Yüksel, "Şu an çalışmalarımızın sonuna geldik ve vaatlerimizin hepsini yerine getirdik.  Zamanla yıl geçtikçe yeni ihtiyaçlar orya çıktı ve biz onları da tamamladık. Bizim Bağlar alanıda imar genişledikçe yeni park alanları ve spor alanları oluşturma çalışmalarımız hala devam ediyor. Stratejik palanlarımız üzerinde çalışıyoruz. Bağlar Belediyesi bu anlamda, Yapılan anketler sonucu Amed’te bulunan belediyeler arasında da ilk sırada" dedi.  Yerel seçimlerin yaklaştığına da dikkat çeken Yüksel, "BDP olarak halkımız için en iyi olanı yaptık. Seçime dönük herhangi tedirginliğimiz yok. Biz elimizden gelen en iyi çalışmayı ortaya koyduk Takdir halkındır. Bağlar halkı zaten her dönem kendi partisine sahip çıkıyor. Bu anlamda bir kuşkumuz yok" diyerek sözlerine son verdi.


Fotoğraf-Kamera: Zehra Doğan


(zd)