‘Kadın yaşamdı, yaşamı öldürdüler!’
10:59
Gülşen Koçuk – Tekoşin Tekin / JINHA
AMED – Hazro’nun Çiftlikli Bahçe Köyü’nde yapılan katliama ilişkin konuşan katliamda yaşamını yitiren Şadiye Tekin’in kardeşi Zora Tekin, “Bu katliamda kadınlar hedef alındı. Kadın, yaşam demektir, yaşam öldürülmemeli” dedi.
Son dönemlerde Bismil, Muş, Batman ve son olarak da Hazro’da yaşanan katliamlar, Bölge’de kırk yıl aşiret, beylik sisteminin tekrar geri döndüğünün habercisi niteliğinde yaşandı. Amed’in Hazro ilçesine bağlı Helhel (Çitlibahçe) Köyü’nde 17 Ağustos Cumartesi sabahı saat 07.00’da iki aile arasında çıkan çatışma sonucu 8 kişi yaşamını yitirirken ikisi ağır dört kişi de yaralanmıştı. Uğurlayan ve Tekin aileleri arasında çıkan çatışmanın nedeni olarak Uğurlayan ailesinden iki gencin, Tekin ailesinin yardımıyla PKK’ye katılması olarak iddia edildi. Uğurlayan ailesinin sabah saatlerinde evin etrafını kalaşnikof tüfeklerle taraması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği olayda, kadınların çatışma çıkmasın diye mendillerini yere atmaları dahi katliamı engellemezken kim olduğuna bakmaksızın silahın önüne geçen bütün kadınlar katledildi. Katliamda, Bedriye Uğurlayan, Aysel Uğurlayan, Mehmet Salim Uğurlayan, Mehmet Tekin, Şadiye Tekin, Şevin Tekin, Abdullah Tekin ve Remziye Dalışık yaşamını yitirirken, ağır yaralı olanlardan Remziye Tekin hala yoğun bakımda. Son dönemlerde artan aileler arası çatışmaların katliamlarla sonuçlanmasına devlet organları tarafından müdahale edilmemesi de ayrıca olayların arka planına ilişkin farklı soru işaretleri oluşturuyor. Katledilenlerin yakınları, olayın şokunu henüz atlatamazken güvenlik güçlerinin olaya bilinçli olarak müdahale etmediğini vurguluyor.
5 saat boyunca ambulans ve jandarma gelmedi
Katliamın olduğu sabah patlama sesleriyle uyandıklarını dile getiren olayda yaşamını yitiren Şadiye’nin eltisi Remziye Tekin, evlerinin etrafını saran herkesin elinde kalaşnikof olduğunu ileri sürdü.
Olayın yaşanmasının ardından güvenlik güçleri ve ambulansın beş saat sonra geldiğine dikkat çeken Remziye, “Bütün yaralılarımız kan kaybetti ve yaşamını yitirdi. Yaralılarımız tam beş saat boyunca yerde kaldı. Jandarma da aynı şekilde beş saat geç geldi” şeklinde konuştu.
Kadınlar, kimse ölmesin diye mendilini yere attı
Katliam esnasında kadınların, mendilini yere atarak olayı engellemek istediğini de sözlerine ekleyen Remziye, bu şekilde katliamlarla Kürtlerin birbirine kırdırılmaya çalışıldığına ve bu olaylara ses çıkarılması gerektiğini belirtti.
Olayın şokunu hala atlatamadıklarını ifade eden Remziye, katliamı yapanların köyü boşaltmasına rağmen yine de öldürülmekten korktuklarını dile getirdi.
‘Katliamı yapanlar, devletten güç aldı’
Ömer Tekin’in iki genci PKK’ye katılması için gönderdiği iddialarına ilişkin konuşan Ömer’in annesi Xezal Tekin, Ömer’e yönelik yapılan bu suçlama ile Ömer’in suçunun ağırlaştırılmak istendiğine dikkat çekti. Katliamı gerçekleştiren Uğurlayan ailesinin korucu ailesi olduğunun ve devlet tarafından korunduğunun altını çizen Xezal, katliamın boş yere, hiçbir neden yokken yapıldığını kaydetti.
Katliamın ardından cenazelerin bıçaklandığına, boyunlarının kırıldığına ve üzerlerine kaya parçaları atıldığına dikkat çeken Xezal, “Bu ne insanlıktır ne de Müslümanlık. Kendi kardeşlerini dahi öldürdükten sonra copladılar. Bu Müslümanlık değildir. Katliamı gerçekleştirenler devlet taraftarıdır. Devlet onlara güç verdi. Sonrasında da yardım ederek onların evini taşıdı, buradan gönderdi” ifadeleri ile devletin katliamı engellememesine tepki gösterdi.
‘Aile, barışma çabamıza yanıt vermedi’
Amed’in Hazro ilçesinin Çiftlikli Bahçe Köyü’nde yaşanan katliamda yaşamını yitirenlerden Şadiye Tekin’in kardeşi Zora Tekin, yaşadıklarını anlattı. Uğurlayan ailesinden iki gencin PKK’ye katılması ile ailenin, evlerini bastığını ifade eden Zora, PKK’ye katılan çocukların saklandığı iddiasıyla kalaşnikoflarla birkaç evin basıldığını belirtti. Zora, ayrıca iki ailenin arasını yapmak üzere mahalle komisyonunun da çaba harcadığını, fakat ailenin bu çabaya yanıt vermediğini aksine sert bir şekilde geri çevirdiğini de kaydetti.
‘Çığlıklarıma cevap veren olmadı’
Olay gecesi kardeşi Şadiye’nin evinde kalan Zora, iki aile arasında yaşanan yaklaşık 3 günlük gerilimin ardından 17 Ağustos Cumartesi sabahı saat 07.00’da evlerin etrafının sarıldığını belirtti. 3 taraftan evin tarandığına dikkat çeken Zora, “Ben, Gani Uğurlayan’ın ‘Hasan evden çık’ sesini duydum. Tütünden çıktım ve Salim’in elinde kalaşnikofu gördüm. Silahı bana doğrultmasıyla kendimi kanala attım. Ben sıyrıldım ama beni öldürdüğünü sandı. Ben artık tütünün içinden koşmaya başladım. Evin önüne gittiğimde kız kardeşim, oğlu, kızı, benim kızım yerdeydi. Yani taramışlar. Orada çığlık attım, yardım istedim. Kimse benim sesime gelmedi. Sonra yaralılarımızı kaldırdık ve Lice’ye götürdük. Lice’ye götürene kadar da zaten kaybettik. Bizden dört kişi öldürüldü, iki kızım Remziye ve Ruken de yaralı” dedi.
‘Kadın olmazsa yaşam da olmaz, yaşamı öldürdüler’
Jandarma ile saldıran ailenin olaya ilişkin birbirinden haberi olduğu iddialarına da yer veren Zora, Gani ve diğerlerinin jandarma gücünü ve desteğini alarak katliam gerçekleştirdiğini kaydetti. Zora, bu şekilde devletin Kürtleri kırmayı amaçladığını da vurguladı. Zora, konuşmasına şöyle devam etti:
“Kız kardeşim Salim’i görünce yeleğini çıkarıyor ve “Allah ve Peygamber aşkına bizi öldürme” diyor. Salim ise kız kardeşimi tarıyor. Salim’in kız kardeşi de oradaydı. Kendisini Salim’in önüne atıyor. Salim onu da alnından vuruyor. Bir insan nasıl kadını öldürür. Kadın yaşamdır. Nasıl kadını öldürürsünüz?
Basın ve medya da elinden geldiği kadar güçlü bir şekilde üzerinde durmalı. Kadın olmazsa yaşam da olmaz. Kadın Kürtlerin için yaşam kaynağidir, onları doğurandır. Ne zulüm varsa kadın görüyor.
Bizler kadınlar olarak bir katliam, savaş çıkmasın diye koştuk. Biz her zaman barıştan yana olduk. Biz savaş istemiyoruz. Biz barış için kendimizi siper ettik fakat onlar bizi taradı.
Kürtler böyle yapmamalı, birlik olmamız, el ele vermemiz gerekiyor.”
Uğurlayan ailesinin Bölge’den tahliye edilmesi nedeniyle olaya ilişkin kendilerinden bilgi alınamadı.
(gk-tt/zd)

