‘Hükümetin enerji politikaları doğru değil!’
21:43
Pelin İKTÜEREN - JINHA
İZMİR – İzmir Aliağa’da yapılması planlanan termik santrale tepkiler devam ediyor. Ege Çevre ve Kültür Platformu Dönem Sözcüsü Av. Berrin Esin Kaya, “Hükümetin enerji politikalarını doğru bulmuyoruz. Ege Bölgesi ya da İzmir’de değil, tüm Türkiye’de bir termik santral çılgınlığıdır gidiyor. HES projeleri çılgınlığıdır gidiyor. Bu kadar enerji ihtiyacımız olup olmadığı çok tartışmalı” dedi.
İzmir Aliağa’da yapılması planlanan termik santrale tepkiler devam ediyor. Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Dönem Sözcüsü Av. Berrin Esin Kaya, “Hükümetin enerji politikalarını doğru bulmuyoruz, Ege Bölgesi ya da İzmir’de değil, tüm Türkiye’de bir termik santral çılgınlığıdır gidiyor. HES projeleri çılgınlığıdır gidiyor. Bu kadar enerji ihtiyacımız olup olmadığı çok tartışmalı” dedi. Aliağa’nın çok özel bir bölge olduğunu dile getiren Berrin, “Bu kadar enerjiye ihtiyaç var mı? Sorusunu sormalıyız” şeklinde konuştu.
‘Aliağa’ya bırakın termik santral, bir demirci dükkanı bile açılamaz’
Ege Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ümit Erdem’in sözüne atıfta bulunan Berrin, “Aliağa’ya bırakın termik santral, bir demirci dükkanı bile açılamaz. Orada tarımsal faaliyet yapılıyor. Zeytinlikler var. Tarım alanlarının bu kadar yakın olduğu bir bölgede, böyle bir faaliyetin yürütülmesi mümkün değil. Aynı zamanda toprak koruma kanunu gereğince toprağın kirletilmesi söz konusu. Ağır metaller çıkacak, bununla beraber oradan çıkacak kömür atıkları ne olacak?” dedi. Şu anda 7 termik santral projesi olduğunu, alınan bilimsel verilere göre bu kadar enerji açığı söz konusu olmadığını belirten Berrin, “Kömür fosil yakıttır. Sera gazı solunumunu çoğaltır. Zaten kirliliği yüksek olan bir bölgede, kirletici faaliyete sebep olacak kömürle çalışan termik santral kurulması tehlikelidir” dedi.
Mücadele, kadınla daha güçlü
Çevre mücadelesinde kadınların yerinin büyük olduğunu vurgulayan Berrin, “Kadınların mücadelede olması çok önemli. Bizim gözlemlerimiz şunu gösteriyor kadınların mücadeleye girdiği yerlerde kazanımlar daha güçlü oluyor. Kadınlar çok özverili çok kararlı mücadele ediyorlar. Dolayısıyla biz bu mücadelenin illaki kadınla, gençlerle bir arada yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Nerede kadın varsa, o mücadele o kadar uzun sürüyor. Ve sonuç almak daha mümkün oluyor” dedi.
Ekoloji açısından her yerde yangın var!
Termik santrallerin suyun yakın olduğu bölgelere kurulduğunu söyleyen Berrin Esin Kaya, soğutma için kullanılacak olan suyun denizden çekileceğini ve sıcak suyun ise denize akıtılacağını belirtti. Berrin bu durumun denizin doğal ekolojisini bozacağını ifade etti. Aliağa, Foça ve Akdeniz’in fokların yaşama alanı olduğuna değinen Berrin, bu hayvanların sayısının hızla azaldığının altını çizdi. Enerji ihtiyacının ne kadar olduğu konusunun iyi araştırılması gerektiğini dile getiren Berrin, şunları kaydetti:
“Bu kadar enerji ihtiyacımız olup olmadığı çok tartışmalı. Bunun neye, kime nasıl hizmet ettiği çok tartışmalı bir konu gerçekten. Bu nedenle de hükümetin enerji politikalarını doğru bulmuyoruz. Enerji ne için lazım bunun sorgulanması gerekiyor. Enerji kimin için lazım? Şu anda bir enerji politikası olduğunu düşünmüyoruz. Bizim politikamız tüketimin azaltılarak ihtiyaç kapsamında doğayı, çevreyi ve canlı yaşamını tehlikeye atmayacak şekilde üretimin yapılması. Baktığınızda bugün çevreyi kirleten sizin evsel atıklarınız, sokağa attıklarınız değil. Asıl kirletici faaliyetler, sanayi kuruluşları tarafından yapılıyor. Derelere baktığınızda bunlar tükürükle kirlenmiyor, sanayi atıklarından kaynaklanıyor. Bunların kontrolleri de yeteri kadar yapılmıyor. Sermayenin amacı, olabildiğince kar arttırmak. Bugün baktığınızda, artık her yer sermayenin kullanımına açılmış durumda. Talan halinde sit alanları, koruma alanları, hepsi imara açılıyor, orada fabrika yapılmasına izin veriliyor. Toprak Koruma Kanunu hiçe sayılıyor. Ekoloji açısından her yerde yangın var.”
Mahkeme 20 yıl önce termik santrali durdurdu
Aktarılan bilgiye göre, 20 yıl önce bir termik santral girişimi oldu. Orada bir mücadele örüldü ve termik santrali durdurmak amacıyla bir hukuk süreci başlatıldı. O süreçte idare mahkemesinin aldığı bilirkişi raporunda bölgedeki kızılçam ormanlarının kirlilikten etkilendiği, dolayısıyla termik santralin yapılmasının mümkün olmadığına dair raporun verilmesiyle beraber mahkeme 20 yıl önce termik santrali durdurdu.
Foto: Pelin İKTÜEREN
(pi/hp)

