Tarihi ağıtlarla dengbejlik sanatı

11:20

Şehriban aslan – Hicret Çiftçi /JINHA


AMED - Tarihte yaşanan olayları ağıt yakarak günümüze taşıyan dengbejlik sanatını icra eden Feleknaza Amedé yaptığı dengbéjlik sanatıyla kadınlardan büyük takdir aldığını ifade ederek Kürt tarihinde büyük önem taşıyan dengbéjliği bir sonra ki kuşaklara taşıyacağını ifade etti.


Yazının olmadığı dönemden bu yana büyük önem taşıyan Dengbejlik Kürtler için önemli bir mirastır. Kürt tarihini sözlü edebiyat türü olan dengbejlikle bu günlere kadar getiren bilge ozanlar, dengbejler,  yaşam tarzını, savaşı, sevgiyi ve aşkı belleklerinde tutarak köy meydanlarında toplanan halka sözlü ve ritmik ezgilerle aktarırlardı. 20. yy’la kadar varlığını önemli bir şekilde koruyan bu kültür mirası dengbejlik sanatı yaşamımıza yazıyla beraber elektronik aletlerin girmesiyle etkisini yitirmeye başladı. Dengbéjliği Erivan radyosunda dinlediği dengbéjlerle öğrendiğini söyleyen dengbej Feleknaza Amedê, “Dengbéj olmak tarih olmaktır” dedi.


‘Erivan radyosu dengbéjliği sevdirdi’


Erivan rodyosuyla başlayan dengbejlik sevgisinden söz eden Feleknaza Amedê, “Çocukluğumdan beri hayalimde hep dengbéjlik yapmak vardı.1960 ve 1966 yılları arasında Erivan radyosu vardı. O zamanlarda saat 6’da bir saatlik Kürtçe şarkı yayınlama dilimi vardı. Bizde köydeydik işlerimiz güçlerimiz vardı o saatte pek şarkıları dinleyemiyorduk. Bazen fırsat bulup şarkıyı dinlemek için koşardık. Meryem Xan, Arifé Cıziré, Kawis Axa vardı bu sanatçıları dinleyip büyüdük. Dengbéjler şarkı söyledikleri zaman çocuk olmama rağmen beni çok etkiliyordu” diyerek duygularını dile getirdi.


‘Dengbéjliği kadınlar çıkardı’


“Çocuk beyni boş kasetlere benzer “ diyen Feleknaza Amedê, “Bende çocukken radyoda söylenilen tüm dengbéj şarkıları beynime kayıt ediyordum. Diyebilirim ki dengbéjliği kadınlar çıkarmış. Fakat kadınlara sürekli şarkı söylemek günahtır, ayıptır diyerek kadınlar korkutularak bastırıldı. Kürdistan’ın tarihinde televizyon, radyo, gazete ve internet yoktu. Kürtlerin başına gelen tüm olayların tarihte kaybolmamasının nedeni dengbéjler sayesindedir. Kürtlerin tarihini bu güne kadar korumuşlardır. Dengbéjlik bana göre çok değerli ve önemli bir şeydir. Çünkü her şeyi beyninde kayıt ediyor, yazıya dökmüyor” şeklinde ifadelere yer verdi.


‘Dert olduğu zaman dil kendiliğinden o acıyı söyletiyor’


Feleknaz dengbéjliğin nasıl meydana geldiğini şu cümlelerle anlattı: “Dengbéjlik savaş olduğunda, insanlar öldürüldüğünde, kızlar ve erkekler aşık olup birbirine kavuşamadıklarında, kocası asker olup askerde öldürüldüğünde, oğlu veya kızı öldürülen anneler tarafından yüreklerindeki acıları dışarıya vurmak için söylenilmiştir. Yani kadınlar hayatlarının her alanında yüreklerindeki acıları dindirmek için dengbéj şarkılar söylerdi. Dert olduğu zaman dil kendiliğinden o acıyı söyletiyor. Erkekler ise kadınların söylemesine izin vermiyordu erkeklere ses gitmesin, ayıptır, günahtır deniliyordu.  Erkeklere ses giderse cehennemde yanarsınız deyip korkutuluyordu kadınlar.Bundan dolayı kadınlar da korkup söylemiyordu. 


‘Çok büyük tepkilerle karşılaşıyorduk’


 “Eskiden düğünlerde müzik ve çalgı türü şeyler yoktu.  Köyler de düğünler olurdu” diyen Feleknaz,  üç gün, bazen de on gün süren düğünlerde dengbejlik yaptığını söyledi. İlk dengbejlik yaptığı yıllarda toplumun algısı yüzünden tepki aldığını ileri süren Feleknaz, “ Bizim şarkı söylememize izin verilmiyordu. Sonradan fark ettiler kadınların sesi daha güzel, daha ince ses etmemeye başladılar ve izin verdiler. Artık erkeklerle karşılıklı şarkı söyleyip birbirimize karşı atışmalarda bulunuyorduk. Gelini kınalayıp, düğün evine götürene kadar şarkılarımızı söylüyorduk” diyerek şimdi ki düğünlerinde eski gelenek ve göreneklere uygun yapılması gerektiğini söyledi. 


‘Kadının olmadığı ortam yapraksız ağaç gibidir’


Kadının toplumdaki yerini ve önemini vurgulayan Feleknaz ,“Kadınlar girdiği her toplumu her ortamı şenlendirip renklendiriyorlar. Kadının olmadığı bir ortama baktığın zaman yapraksız ağaç gibidir. Newroz olsun, miting olsun, yas olsun, eğlence olsun kadının olması ayrı bir renktir. Hiçbir şey kadınsız yürüyemez” şeklinde ifadeleri kaydetti.


‘1994 te hem babamın, hem de kayınpederimin evini yaktılar’


Zorunlu göç ile beraber Diyarbakır’a göç etmek zorunda kaldıklarını belirten Feleknaz,  o günleri şöyle anlattı: “1994 te hem babamın hem de kayınpederimin evini yaktılar. Herkes göç etmek zorunda kaldı. Biz de herkes gibi Muş’tan Amed’ e geldik. Göç eden herkes çok zor durumdaydı, çoğu dört duvar arasındaydı. İşsiz, güçsüzdü. Kadınlar o zaman da erkeklerden daha cesaretli, daha güçlü ve daha toparlayıcıydılar. Kadınlar pamuğa gittiler çapaya gittiler temizliğe gittiler çalışıp çabalayıp çocuklarını okutup, onlar gibi acı çekmelerini istemediler.”


Feleknaz, dengbéjliğe nasıl başladığı yıllardan söz ederek,  “Diyarbakır’da Halkın Demokrasi Partisi kuruldu. Partiye girdik. Kongrelere gittim, programlara katıldım. Kongrelerde dengbéj şarkılarını söylüyordum. Arkadaşlar sesimin güzel olduğunu, dengbéjlik yapmam gerektiğini söylediler. Halkta sesimi beğenince,dengbéjlik yapmaya karar verdim. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi dengbéj programları hazırladı. O programlara katıldım böylece dengbéjliğe başladım. Bismil ‘e, Kızıltepe’ye Viranşehir’e gittim.  2005’te de Paris’teki kadınlar beni Paris’e davet etti. Orda dengbéj şarkılarımı söyledim ve çok beğenildi” dedi.


25 erkeğin içinde 1 kadın


Yedi yıldır Diyarbakır Büyükşehir belediyesine bağlı çalıştığını ve 25 erkeğin içinde tek başına kadın olduğu ifadelerini kaydeden Feleknaz, “ Eminim 25 kadının içinde bir erkek olsaydı asla dayanmazdı, arkasına bakmadan kaçardı. Ama bir bayan olmama rağmen kendimi onların yanında çok güçlü hissediyorum” ifadesinde bulundu.


‘Kültürümüz ve tarihimiz kaybolmasın’


Dengbéj söyleyebilen kadınlara çağrıda bulunan ve dengbéj kültürünü Kürtlerin örf adetlerine uygun olarak ileriye taşıyacağını söyleyen Feleknaz, “Gelin birlikte sırt sırta verip bu kültürü ilerletelim. Bu kültürümüz ve tarihimiz kaybolmasın.Üç dört kadının daha gelip benimle dengbéjlik yapmasını istiyorum. Kadın ne kadar fazla olursa, o kadar etrafını renklendirir ve şenlendirir. Birbirimizden güç alıp daha güzel çalışmalar ortaya çıkarabiliriz” ded,.


Feleknaz son olarak gençlerden ricasının Kürdistan tarihindeki dengbéj kültürüne yakın olmaları ve bu kültürü geleceğe taşımaları gerektiğini dile getirerek sözlerine son verdi.


(şa/zd)