TİS tepkileri dört koldan sürüyor

09:46

JINHA


AMED - Hükümet ile Memur-Sen arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi'ne dönük tepkilerini ortaya koymak için KESK üyeleri yürüyüş düzenledi. KESK  yapılan yürüyüşle, sözleşmenin kendilerini bağlamadığını dile getirdi. 


Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu'nun (KESK) "İnsanca Yaşam, Güvenceli Gelecek, Eşit, Özgür ve Demokratik Bir Türkiye İçin yürüyoruz" söylemiyle hükümet ile Memur-Sen arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi'ne (TİS) dönük tepkilerini dile getirmek amacıyla birçok şehirden Ankara'ya yapacağı yürüyüş sürüyor. Dün akşam saat 19.30 saatlerinde  aralarında KESK Genel Başkanı Lami Özgen’in de bulunduğu Roboski “Bedran-Onur Encü, Abdullah Cömert” yürüyüş kolu Diyarbakır’a yetişti.  Diyarbakır KESK Şubeler Platformu Ofis  Sanat Sokağında bir araya gelerek Roboski yürüyüş kolunu karşılama amacıyla Koşuyolu Parkı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşte, “AKP adım at”, “Yandaş emekçi sendikayı sattı”, “El Nusra Defol”, “Sefalet artışı istemiyoruz” dövizlerinin yanı sıra “İnsanca bir yaşam güvenli bir gelecek, eşitlik, öz demokrasi gerekli, toplu sözleşme için yürüyoruz”, “Emekçi duyarlılığıyla Rojava’yı selamlıyoruz” pankartları ve “Direne direne kazanacağız”, “Biji berxwedana Rojava”, “Roboski’yi unutma unutturma”, “Biji bratiya gel” sloganları atıldı.  Koşuyolu Parkı’nda bir araya gelen iki grup basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, çok sayıda yurttaşın yanı sıra BDP İl Eş Başkanı Mehmet Emin Yılmaz ve BDP Parti Meclis üyesi İnan Kızılkaya  katılım gösterdi.  İnsan Hakları Anıtı önünde gerçekleşen açıklamada KESK Diyarbakır Şubeler Platformu adına KESK Dönem Sözcüsü Kasım Birtek açıklamalarda bulundu.


‘Hükümet emekçileri görmezden geldi’


TİS'in önceki dönemlerde her yıl yapıldığını, ancak geçen yıl yapılan kanun değişikliğiyle iki yılda bir yapılmaya başlandığına dikkat çeken Kasım, hükümetin emekçileri yok sayarak "yandaş sendika" Memur-Sen'le TİS imzalandığını dile getirdi. Hükümetin bu girişimini, "Ağacın kurdu ağaçtan olmasa ağaç çürümez" şeklinde yorumladı.  Konuşmasında Rojava halkının silahlı çeteler tarafından katletmesine vurgu yapan Kasım, "Rojava çetelerine Türkiye destek veriyor. Fakat AKP hükümeti destek verdiğini inkâr ediyor. Destek vermiyorsa halka gönderilen yardımlara kapalı olan sınır kapılarından çetecilere nasıl lojistik destek gidiyor.  Rojava'daki saldırılara karşı Kürt halkı sessiz kalmayacak. Kürt halkı nasıl 15 Ağustos'ta betonları parçalamışsa Rojava'daki direnişle de özgürlüğüne kavuşacaktır" şeklinde ifadelere yer verdi.


‘Toplu sözleşme, Memur – Sen tarihinde kara leke olarak kalacak’


Kasımın konuşmasının ardından konuşan  KESK Genel Başkanı Lami Özgen ise Roboski katliamında yaşamını yitiren Bedran ve Onur Encü ile Gezi Parkı direnişinde yaşamını yitiren Abdullah Cömert'in ismini verdikleri Diyarbakır merkezli yürüyüş kolu ile yola çıktıklarını belirterek, Lice'de askerler tarafından açılan ateş sonucu yaşamını yitiren Medeni Yıldırım'ın da isminin İzmir'den yola çıkacak yürüyüş koluna verildiğini söyledi” konuşmasında toplu iş sözleşmesine dikkat çeken Lami, “Hükümet bizden habersiz yandaş memurla masaya oturdu ve yüzde 3-4’lük komik bir artışla emekçiyi susturmaya çalıştı. Varsın hükümet öyle bilsin. Bizler mücadelemizle bunlara karşı çıkacağız. Kimse emekçiyi görmezden gelemez. Hükümetle masaya oturarak sözleşmeyi imzalayan Memur-sen için bu sözleşme tarihte kara bir leke olarak kalacaktır” dedi. Hükümetin bu kara lekeyi öbür boyunca alnında taşıyacağını ifade eden Lami, "Bu yürüyüşle aynı zamanda Türkiye halklarının barış ve özgürlük taleplerini dile getireceğiz. Bu mücadelemiz eşit, parasız ve anadilde eğitim talebini ifade etmektedir. Yüzlerce tutuklu sendikacı arkadaşlarımız şahsında tüm siyasi tutsakların özgürlüğünün mücadelesidir. Bu mücadelemiz, erkek egemen zihniyete, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ve kadın kırımlarına karlı sürdürdüğümüz mücadeledir" ifadelerini kaydetti.  


 


PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından başlatılan çözüm sürecine de değinen Lami, bu süreçte başta sürecin mimarı Abdullah Öcalan ve PKK'nin üstüne düşen sorumlukları yerine getirdiğini belirterek, AKP'nin ise bu süreçte oyalamacı bir politika izlediğini söyledi. Hükümete bir an önce oyalamacı taktiğinden vazgeçmesi çağrısında bulunan Lami, Rojava'daki saldırılara ilişkin de "Rojava halkını istedikleri kadar ablukaya alsınlar. Rojava'nın özgürlüğü Kürt halkının özgürlüğüdür. Rojava halkı yalnız değildir. Rojava halkı biziz, biz Rojava'yız" dedi.


‘Hükümet barış elini sıkmalı’


Ardından konuşan BDP PM üyesi İnan Kızılkaya da çözüm sürecine değinerek, Ortadoğu’da 3 yıldır süren Arap Baharına dikkat çekti. “Arap baharında da görüldüğü gibi halk, Ortadoğu’nun gerici güçleri tarafından belirlenen yapay sınırları kabul etmiyor ve bunun için mücadele veriyor. Rojava halkı da bu mücadeleyi veriyor. Rojava halkı tarihten bu yana soykırıma uğradı ve artık buna dur diyor. Rojava halkı Suriye halkı ile bir arada demokratik bir yaşam istiyor. Newroz’da Abdullah Öcalan artık silahların susmasını ve hükümetle masaya oturulması için yeni bir süreç başlattı. Abdullah Öcalan’ın uzattığı el barı elidir ve bu barış elini hükümet sıkmalıdır” şeklinde konuştu.


Konuşmaların ardından sendikal haklar ve mücadele ile sürece ilişkin forum düzenlendi.


Yürüyüş kollarından biri olan Diyarbakır merkezli hareket edecek olan Bedran, Onur Encü-Abdullah Cömert yürüyüş kolu bu sabah saat 9.00'da Urfa’ya doğru yola çıktı. 


(sş/zd)