Kapitalizme karşı ekolojik mücadele
12:49
Ruken Çelik - Mizgin Tabu / JINHA
AMED - Eko- Jîn’nin “Yeni bir hayat için pedalla” etkinliğine Ankara’dan katılan Deniz Kırımsoy, “Eko-jîn demek , ekolojik anlamda mücadele etmek sanayiye karşı, kapitalizme karşı büyük bir mücadele etmek demek” dedi.
Eko-Jîn Kolektifi tarafından "Doğama sahip çıkıyorum ve yeni bir hayat için pedalla" sloganıyla bölgedeki doğa katliamlarına dikkat çekmek amacıyla Dersim'den Hewler'e kadar düzenlenen bisiklet turu devam ediyor. Kendilerini taraflardan bağımsız barışa inanan insanlar olarak nitelendiren Eko-jîn kolektifi üyesi Deniz Kırımsoy, “Yıllardan bu yana Türkiye’de bölge ile ilgili yanlış algı var. Ben de bu algıyı kırmak için bir Ankaralı olarak gruba katıldım” ifadelerini kaydetti.
‘Bölgeyi kitaplardan değil buradaki insanlardan öğrenmek lazım’
Türkiye’de yıllardan bu yana bölge halkıyla ilgili kötü algıların olduğunu dile getiren Deniz, “Ben Ankaralıyım. Bu yüzden, buraya neden gelemiyorum? sorusunu birkaç yıl önce kendime sormaya başladım ve bunu kırmaya karar verdim. Eko-Jîn benim için fırsat oldu. Hem kadın olarak, hem bisiklete binerek, hem de bölgeye gelerek insanlarla tanışıp konuşma fırsatı buldum. Onlarla konuşup bir şeyler paylaşınca bambaşka bir dünyaya geldiğimi hissettim. Benim gibi önyargılı düşünen herkese tavsiye ediyorum, gelip görsünler. Ben bir Ankaralı olarak bu algıyı kırmak adına gruba katıldım. Kürt halkını anlama kitaplardan öğrenilecek bir şey değil. Bölgeyi kitaplardan değil buradaki insanlardan öğrenmek lazım. Daha önce yılları konu alan bir kitabın çevirisini yapmıştım. Bu kitap Kürt sorunu ile ilgiliydi. Orada resmi tarih ile gayri resmi tarih arasındaki farkı çok net gördüm. Ama gene kıramadım gene gelemedim yani o korku o kadar iliklerimize işletilmiş ki, aşmam çok zor oldu. Fakat buraya geldikten sonra bunu her yerde söylüyorum inanılmaz bir doğa, kültür, anlayış ve bakış açısı. Özellikle dersimi çok beğendim, dağların arasında kalan şehir ve izole edilmiş kültürün bu kadar sıcak, insani ve aydın olabileceğini bilmiyordum ve büyük bir şaşkınlık yaşadım. İyi bir şeyle karşılaşacağımı biliyordum fakat bu kadar iyi olabileceğini tahmin etmiyordum. Burada bulunmaktan çok memnunum” ifadelerine yer verdi.
‘Eko-Jîn’i anladıktan sonra bakış açım değişti’
“Eko-Jîn’den bahsetmek gerekirse bu grubu daha önce tanımıyordum ve dijital ortamdan bu şekilde bir etkinlik olduğunu öğrendim” diyen Deniz konuşmasına şöyle devam etti: “ Benim için en önemli olan şey rota ve bisiklet oldu. Bölgeye geldikten sonra bu etkinliğin içeriğini daha iyi kavramaya başladım. Barış, sevgi, hoşgörü ve anlayışlı bir yere gitmek set bir mücadele çünkü dünyada yaşanan birçok mücadelede de tutuklamalar adam öldürmeler işkenceler gibi hikâyeler var. Eko-jîn demek , ekolojik anlamda mücadele etmek sanayiye karşı, kapitalizme karşı büyük bir mücadele demek. Eko-jîn’in içeriğini anladıktan sonra bakış açım değişti. Dersimde buluştuk 9 Ağustos’ta buluşma oldu 10’unda yolculuğa başladık, sıcaktan dolayı sabah 4’te yolculuklarımız başlıyor ve öğlen saatlerinde bırakıyoruz. 3 gün içerisinde bütün insanları 40 yıldır tanıyormuşum gibi geldi. Doğa manzaralarınız dereleriniz dağlarınız ormanlarınız ve bozkırlarınız da ayrı bir harika. Beni en çok etkileyen şey dağlar ve insanlar oldu. İnsanlarınız çok farklıymış çok heyecanlandım ve buraya tekrar geleceğim çok güzel bir bölgeniz var” ifadesine yer verdi. Deniz, “ Ekolojik yıkımın boyutları inanılmaz ve böyle giderse yeşillik olmadığı için su olmadığı için yemeğimiz olmayacak ve birbirimizle savaşmaya başlayacağız. Ne kadar acı deneyimlerimiz olursa olsun insanoğlu bu kadar nankör. Barajlar kesinlikle durdurulmalı, başka enerji kaynaklarına yatırım yapılmalı” belirlemesinin altını çizerek, altı şeritli karayollarının korkunç olduğunu ve neden daha çok tren yollarına yatırım yapılmadığını dile getirdi. Son olarak Deniz, “Bunları durdurmak lazım yoksa bu güne kadar çektiğimiz acılardan daha büyük olacak diye düşünüyorum. Bu yüzden yollardayız ve katılmak isteyen herkese kapımız açık” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Kamera-Mizgin Tabu
Fotoğraf-Ruken Çelik
(rç/zd)

