İHD: Cezaevindeki hastalar tahliye edilmezse ölümler yaşanabilir
13:59
JINHA
AMED – İHD Diyarbakır Şubesi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi yılın ilk 6 Aylık Cezaevleri Raporu’nu açıkladı. Raporda, cezaevlerinde uygulanan işkence ve kötü muamelelere dikkat çekilirken, hasta mahpusların halen tahliye edilmemesi nedeniyle ölümlerin yaşanabileceği uyarısı yapıldı. İmralı Cezaevi’nde PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik uygulanan tecridin barış sürecinin ruhuna ters olduğu belirtilerek, Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin bir an önce kaldırılması gerektiği vurgulandı.
İHD Diyarbakır Şubesi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi yılın ilk 6 Ay Cezaevlerinde Yaşanan Hak İhlalleri Raporu’nu düzenlediği bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Dernek binasında düzenlenen toplantıya İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Şube Cezaevi Komisyonu Üyesi Av. Muhterem Süren ve Şube Yöneticisi Emin Ermin katıldı.
Basın toplantısında, raporun basın metnini okuyan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, geçtiğimiz günlerde kamuoyuna açıkladıkları 2013 yılı ilk 6 ay Hak İhlalleri Raporu’nda en çok ihlallerin yaşandığı alanların başında cezaevlerinin geldiğini belirterek, “Birçok kez yaptığımız açıklamalarla dikkat çektiğimiz cezaevlerinde 2013 yılında da maalesef ciddi ihlaller yaşanmıştır. Cezaevlerinde yaşanan ihlallere ilişkin defalarca yetkili kurumlar nezdinde girişimlerde bulunmamıza rağmen, çoğu zaman bu ihlaller ya görmezden gelinmekte veya sorunların çözümü konusunda irade ortaya konulmamaktadır. Böyle bir yaklaşım olunca da cezaevlerinde sorunlar her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır” dedi.
‘Sevkler işkenceye dönüşmüştür’
Özellikle geçtiğimiz yıl yapılan açlık grevlerinden sonra başlatılan sevk ve sürgünlerin yıl içerisinde de devam ettiğini kaydeden Raci, “Daha çok Karadeniz ve batı cezaevlerine yapılan bu sevkler, mahpuslara karşı adeta bir yıldırma operasyonu olarak yürütülmüştür. Özellikle bazı cezaevlerine yapılan sevkler sırasında mahpuslara işkenceler yapılmış, götürüldükleri cezaevlerinde tecride tabi tutulmuşlardır. Cezaevlerinde yürütülen bu işkence politikası kısa sürede sistematik hale getirilerek, mahpuslar üzerinde baskı mekanizması oluşturulmaya çalışılmıştır. Raporumuzda da görüleceği üzere, birçok cezaevinden işkence yapıldığına dair başvurular almış bulunmaktayız” diye konuştu.
İşkence ve kötü muamelenin yanında cezaevlerinde tecrit ve izolasyon, disiplin cezalarına çarptırılma, haberleşme vb. hakların engellenmesi gibi çeşitli alanlarda hak ihlalleri yaşandığını vurgulayan Raci, ancak dikkat çeken en önemli ihlallerin başında yine mahpusların sağlık haklarının ihlal edilmesinin geldiğini ifade etti.
‘Cezaevlerinden sadece 9 hasta mahpus tahliye edildi’
Özellikle hasta mahpuslar meselesinin cezaevlerinin en büyük sorunu haline geldiğini sözlerine ekleyen Raci, şöyle devam etti: “Bu yıl içerisinde birkaç kez hazırladığımız raporlarla, yaptığımız açıklamalarla bu soruna dikkat çekmeye çalıştığımız kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Ancak maalesef hasta mahpusların serbest bırakılmasına yönelik yetkililerin umursamaz yaklaşımı devam etmektedir. Son olarak güncelleme çalışmalarını sürdürdüğümüz ve yakın zamanda tekrardan kamuoyuna açıklayacağımız Hasta Mahpuslar Raporu’na göre cezaevlerinde halen 450’nin üzerinde hasta mahpus bulunmaktadır. Yapılan yasal değişikliğe ve insan hakları kuruluşlarının tüm çabalarına rağmen 2013 yılı içerisinde listemizde yer alan sadece 9 hasta mahpus, hastalıkları nedeniyle tahliye edilmiştir. Bununla birlikte, bu süre içerisinde 4 hasta mahpus tahliye edilmedikleri için yaşamlarını yitirmişlerdir. Oysaki yukarıda verdiğimiz 450 rakamının içerisinde ölüm sınırında olan ve bir an önce tahliye edilmesi gereken 150 civarında ağır hasta mahpus bulunmaktadır.”
‘Hasta mahpuslar bırakılmazsa ölümler yaşanmaya devam edecek’
Daha önceki açıklamalarında hasta mahpusların salıverilmesine dönük yapılan yasal değişikliğin yetersiz olduğu ve bunun ileriki dönemlerde daha net görüleceğini dile getirdiklerini hatırlatan Raci, “Bugün bu kaygımızda ne kadar haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Çünkü, yapılan yasal değişiklik ciddi yetersizliklere sahipti ve taleplerimizi karşılamaya yetmemekteydi. Özellikle Adli Tıp Kurumu’nun tarafsızlığını yitirdiği ve verdiği raporlarda politik yaklaşım sergilediği kamuoyunca da bilinen bir gerçektir. Bu vesileyle buradan Adalet Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkililere tekrardan çağrıda bulunmak istiyoruz; Cezaevlerinden ölüm haberleri almaya devam ediyoruz. Ancak, artık bu sorun mutlak suretle çözülmelidir. Bu sorun, öyle yetersiz yasa değişiklikleriyle değil, daha gerçekçi bir yaklaşımla çözülmelidir ve cezaevindeki ağır hastalar bir an önce serbest bırakılmalıdır. Aksi taktirde cezaevlerinden ölüm haberleri gelmeye devam edecektir” dedi.
‘Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit bir an önce son bulmalıdır’
Cezaevleri gündeme getirilirken, üzerinde hassasiyetle durulması gereken en önemli konulardan birinin de şüphesiz İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi olduğunu belirten Raci şöyle konuştu: “Bu cezaevinde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan, 14 yıldır ağırlaştırılmış bir tecrit altında yaşamını sürdürmektedir. Sayın Öcalan’a yönelik bu ağırlaştırılmış tecrit uygulamasının, ülkenin kanayan yarası Kürt meselesini içinden çıkılmaz bir hale getirdiği geçmiş uygulamalardan hepimizin malumudur. İçinde bulunduğumuz süreçte Abdullah Öcalan ile devlet katında görüşmeler gerçekleştiriliyor olsa da, halen üzerindeki tecrit devam etmektedir. Sayın Öcalan, avukatlarıyla görüştürülmemekte, ailesiyle yapması gereken düzenli görüşmeler keyfi uygulamalarla çoğu zaman engellenmektedir. Bu durum içinde bulunduğumuz barış sürecinin ruhuna uygun değildir. Ayrıca ulusal ve uluslararası hukukta da bunun yeri yoktur. Bu nedenle PKK Lideri Öcalan’a uygulanan tecrit bir an önce son bulmalıdır.”
Yetkililere ve kamuoyuna duyarlılık çağrısı
Rapordan da anlaşılacağı üzere, cezaevlerinde büyük sorunlar ve hak ihlalleri yaşandığını vurgulayan Raci, son olarak şunları söyledi: “Cezaevindeki kötü koşullar ve kötü muameleler, son olarak Muş Cezaevi’nde kadın mahpusların 14 gün süren açlık grevi gerçekleştirmelerine neden olmuştur. Bu durum zaman zaman başka cezaevlerinde de tekrar etmektedir. Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri, hükümetin cezaevleri sorununu ciddi olarak ele almasını ve yaşanan sorunlara bir an önce çözüm bulmasını gerektirmektedir.
Açıklayacağımız, 2013 yılı ilk 6 aylık cezaevi raporu, yaşanan bu sorunun artık ertelenemez bir sorun olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle cezaevlerinde insan haklarının korunması ve yaşama geçirilmesi için başta Adalet Bakanlığı olmak üzere tüm kesimleri sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz. Ayrıca cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin tüm kamuoyunu da duyarlı olmaya ve yaşanan hukuksuzluklar karşısında sessiz kalmamaya çağırıyoruz.”
‘Bölge cezaevlerinde 6 ay içerisinde 872 ihlal yaşandı’
Raci’nin konuşmasının ardından İHD Cezaevi Komisyonu Üyesi Av. Muhterem Süren, hazırladıkları Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2013 Yılı İlk 6 Ay Cezaevlerinde Yaşanan Hak İhlalleri Raporu’nda yer alan ihlal rakamlarını açıkladı.
Raporda yer alan verilere göre 2012 yılında bölge cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin istatistik verileri şöyle;
*Cezaevlerinde ölenler: 4
*Cezaevlerinde işkence: 94
*Sevk uygulamaları: 350
*Sağlık hakkı ihlali: 73
*Aile görüşü engellenenler: 7
*Tecrit ve izolasyon: 99
*Haberleşme v.b hakları engellenenler: 6
*Cezaevlerinde anadil kullanımına yönelik ihlaller: 1
*Cezaevlerinde diğer ihlaller ve başvurular: 11
Toplam: 872 ihlal
(tt/zd)

