‘Kadın özgürlüğü için Rojava’yla dayanışma’

11:32

JINHA 


HABER MERKEZİ – HDK Kadın Meclisi’nin Rojava’da silahlı çetelerin sivil halka yönelik uyguladığı katliama ilişkin yaptığı açıklamada, “öncelikle AKP Hükümetine, Başbakan’a sesleniyoruz: El Nusra çeteleri ile kadınların da içinde yer aldıkları, Rojava halkının özgür demokratik özyönetiminin bir parçası olan PYD’yi aynılaştırarak katliamların üstünü örtmekten vazgeçin. El Nusra çetelerine desteği durdurun, El Nusra çetelerine sınırları kapatın. Savaştan zarar gören tüm Suriye halklarına ve Rojava demokratik yönetimine insani ve tıbbi yardım için sınırları açın” denildi. 


Rojava’da El Nusra çetelerinin köyleri yakıp yağmalayarak camilerde “Kürtlerin namusu helaldir”  anonsları yaparak kadın ve çocukları kaçırarak halkı katletmesine tepki olarak Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisi yazılı açıklamada bulundu. Kadın Meclisi’nin açıklamasında, “Emperyalist güçler,  Rojavalı Kürtleri, kadınları ve diğer halkları kendi denetiminde bir çözüme zorlamak için El Kaide çetelerinin katliamlarını, insanlık dışı vahşeti sessizce izlemekle yetiniyor” denildi. 


“Rojavalı halk yalnız değildir” denilen açıklamada, “El Nusra çeteleri, rejime karşı mücadele maskesi altında farklı inanç ve kimliklerden Suriye halklarına karşı yürüttüğü katliamcı politikalarını, Ramazan ayı boyunca Rojava'da demokratik özyönetime, Kürt köylerine ve kadınlara karşı acımasız bir savaşla yeni bir boyuta taşıdı” ifadelerine yer verilerek, İran El Alem televizyonunun, El Nusra Cephesinin 5 Ağustos pazartesi gecesi Tel Abyad’a baskın düzenleyerek 120 çocuk ve 330 kadını öldürdüğü haberini verdi ve olay yerinden kanlı görüntülerin aktardığı belirtildi. 


Saldırılar, katliamlar ve talan sebebiyle Rojava’da salgın hastalıkların ve açlık tehlikesinin yaşandığı ifade edilen açıklamada,  Türkiye hükümetinin sınırdan insani-tıbbi yardım götürülmesini engellediğini ve Rojava için duyarlılık çağrısı yapan gösteriler yasaklandığı kaydedildi.  


“Bütün dünya bu vahşet karşısında susuyor. ABD ve Avrupa emperyalistleri, kendi denetimleri dışında, Rojava halkının demokratik bir yönetim kurmasından rahatsızlar” şeklinde devam eden açıklamada, “Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye ise, bölgesel egemenlik politikalarıyla uyum içinde silah temin etmek, finanse etmek, topraklarında üslenmelerine izin vermek ve sınır geçişlerine göz yummak suretiyle bu çeteleri desteklemeyi sürdürüyorlar. Kürt sorununu çözümsüzlüğe mahkum eden Türkiye Hükümeti, Rojava’da Kürtlerin demokratik yönetiminin yenilgiye uğramasından medet umuyor. El Nusra çetelerinin kadınlara yönelik saldırıları, tecavüz ve katliam çağrıları, kadın özgürlüğüne karşı sistemli saldırıları; erkek egemenliğinin din sosuna bulanmış vahşi ve ilkel bir görüntüsüdür. Bütün saldırılara rağmen Rojavalı kadınlar, mücadeleden ve özgürlüklerinden vazgeçmeden direnmeye devam etmektedir. Biz kadınlar da her yerden, bu vahşete ve zulme karşı kadın özgürlüğü için Rojavalı kadınlarla dayanışmayı yükselteceğiz” denildi. 


Kadın Meclisi’nin açıklaması şöyle devam etti: “Biz kadınlar; öncelikle AKP Hükümetine, Başbakan’a sesleniyoruz: El Nusra çeteleri ile kadınların da içinde yer aldıkları, Rojava halkının özgür demokratik özyönetiminin bir parçası olan PYD’yi aynılaştırarak katliamların üstünü örtmekten vazgeçin. El Nusra çetelerine desteği durdurun, El Nusra çetelerine sınırları kapatın. Savaştan zarar gören tüm Suriye halklarına ve Rojava demokratik yönetimine insani ve tıbbi yardım için sınırları açın!


ABD ve Avrupa ülkelerine sesleniyoruz: Suriye’ye ve Rojava’ya El Kaideci ve El Nusracı çetelerle müdahale etmeyi durdurun! Bu insanlık dışı vahşet ve katliamları, demokrasi mücadelesi olarak kabul ettirmeye hiçbir kudretli devletin gücü yetmez. Suriye halkları, baskıcı rejime ve emperyalistlere, bölge gericiliklerine karşı kendi demokratik dönüşümlerini özgürce ve kendi iradeleriyle gerçekleştirecektir.


Rojava demokratik devrimi, aynı zamanda kadın özgürlük mücadelesinin de devrimidir. Dünyanın bütün kadınlarını; tecavüz ve katliamlara, esaret politikalarına karşı, kendi barışçıl devrimi ile demokratik özyönetimini kuran ve temsil gücü kazanan Rojavalı kadınlarla dayanışmak için ses vermeye; kendi Hükümetlerini kadın özgürlüğüne kasteden çetelere karşı tavır almak için zorlamaya çağırıyoruz.


Bayramda dahi bu vahşetin devam etmesi karşısında biz kadınlar bayramda değil sokaktayız, dayanışmadayız.”


(zd)