‘Kadın kırımı politikalarına geçit vermeyeceğiz’

19:39

JINHA 


HABER MERKEZİ -  Son dönemlerde giderek artan taciz, tecavüzlere ve hükümetin kadına karşı cinsiyetçi bakış açısına dikkat çekmek maçıyla Gökkuşağı Kadın Derneği’nin yaptığı basın açıklamasında, “Taleplerimizi yükselterek tecavüzcülerden ve onlara sahip çıkanlardan da hesap sormaya devam edeceğiz.   Kadın kırımı politikalarına geçit vermeyeceğiz” denildi. 


Bingöl, Siirt, Mardin ve Urfa gibi toplumun birlikte yaşam sürdürdüğü açık yerlerde, erkek zihniyetinin çekinmeden uyguladığı taciz ve tecavüzlere dikkat çekmek amacıyla Gökkuşağı Kadın Derneği yazılı açıklamada bulundu. Taciz ve tecavüzlerin kınandığı açıklamada, “Kürdistan’da kadın mücadelesi boyutlandıkça savaşın sonucu olarak tanımlanan şiddet biçimleri devlet tarafından Kürt halkına karşı uygulanan sistemli devlet politikası olarak sürdürülmekte” ifadelerinde bulunuldu.


Kadına yönelik şiddetin, erkek egemen sistemin ve onun sürdürücüsü olan AKP iktidarının, kadın bedeni üzerinden geliştirdiği, derinleştirdiği politikaları ve aynı zamanda kadın düşmanlığında sınır tanımayan tavrı ile hızla devam etmekte olduğunu belirten açıklamada, “  İktidara geldikleri günden itibaren kadınlara karşı ayrımcı, cinsiyetçi, gerici ve ırkçı politikalarından vazgeçmeden yollarına devam ediyorlar. Kadınlarla erkeklerin eşit olmadığı söylemini sık sık tekrar ederek, kadınların kaç çocuk doğuracaklarına, kürtaj olup olmayacaklarına karar vermeye, tecavüze uğradıklarında istemedikleri çocuğu ‘Devlet bakar’ diyerek zorla doğurtmaya,  hatta hastaneye giderek muayene olan kadınları fişlemeye ve hamile kadınlara ‘terbiyesiz’ diyerek hakaret etmeye kadar varan anti demokratik uygulamalarını ‘ileri demokrasi’ diye gösteren bu iktidar, kadının kamusal alana katılımını engelleyerek eve mahkûm etme, kadını değil ‘kutsal aileyi’ koruma gibi muhafazakar politikalarını sürdürmektedir” denildi.


         


Kadına yönelik şiddetin cinsiyetçi tutum sebebiyle artığını, dayak, taciz, tecavüz, çocuk istismarı, ve ölümler halen artmaya devam ettiğinin altı çizilen açıklama şöyle : 


“ Kürdistan’da kadın mücadelesi boyutlandıkça savaşın sonucu olarak tanımlanan şiddet biçimleri devlet tarafından Kürt halkına karşı uygulanan sistemli devlet politikası olarak sürdürülmekte.  Kürt kadınlarına ve kız çocuklarına yönelik asker, polis, din görevlisi, kamu görevlileri, korucu ve devletin sosyal ajanlarının taciz ve tecavüzleri bu gerçeği açıkça ortaya koymaktadır. Devlet,  toplumsal ve siyasi her türlü şiddet ile sindirmek istediği Kürt halkına karşı kadın bedenine saldırma kozunu oynamaktan   geri durmamaktadır. Bireysel boyutu ile mağdur üzerinde şüphesiz en derin yaraları açan cinsel şiddet, Kürt kadınlarına ve kız çocuklarına yöneltilerek mağdurlar özelinde hem bugüne dek direnci ile özgürlük mücadelesinde ön saflarda yer almış Kürt kadınlarını sindirmeyi hem de kadını yaşam kabul eden Kürt halkının değerlerine saldırarak bir bütün olarak Kürt halkının iradesini kırmayı amaçlamaktadır.


Midyat’ta 20 yaşındaki N.F.’nin korucular Veli İnan ve Abdülkerim İşler’in de aralarında bulunduğu kişilerce, Bingöl’de ise 16 yaşındaki E.A.’nın iki yıl boyunca sekiz uzman çavuş tarafından tecavüze uğraması söz konusu sistematik vahşetin en yakın tarihli iki örneğidir. İnsanlık suçu işlemiş olan failler  halen serbesttir ve toplum için tehdit oluşturmayı sürdürmektedir. E.A.’ya iki yıl boyunca tecavüz eden sekiz uzman çavuşun tutuklanması talebi ise ilk etapta reddedilmiş ancak tecavüzcüyü himaye politikası yoğun bir toplumsal tepki ile karşılaşınca devlet tecavüzcülerden birini tutuklamak ve son olarak da diğer yedi uzman çavuşun görevlerine son vermek mecburiyetinde kalmıştır.


Altını çizmek isteriz ki; işlenmiş olan insanlık suçu karşısında devlet ancak mecbur kaldığı noktalarda ve atılabilecek en hafif adımları atarak aslında tecavüzcüleri himaye etmeyi sürdürmekte, öte yandan bu en hafif yaptırımları dahi çok önemli adımlar olarak göstermekten de geri durmamaktadır.  Değil hukuk devleti olmanın gerekleri, yalnızca sağduyu bile bu tecavüzcülerin şikayet anından itibaren derhal yakalanarak tutuklanmasını ve en ağır şekilde cezalandırılmasını gerekli kılar.


       Gökkuşağı Kadın Derneği gönüllüleri olarak tüm taciz ve tecavüz  olaylarının takipçisi olacağımız bilinmelidir. Taleplerimizi yükselterek tecavüzcülerden ve onlara sahip çıkanlardan da hesap sormaya devam edeceğiz.   Kadın kırımı politikalarına geçit vermeyeceğiz.”


 


(zd)