Yüzlerce kişi HES’lerin kapatılmasını istedi
18:27
JINHA
AMED – Bugün Kulp’ta DTK Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu tarafından düzenlenen ve yüzlerce kişinin katıldığı HES ve barajlara karşı yürüyüşün ardından komisyon adına konuşan Şehbal Şenyurt, inşaatı tamamlanan HES’lerin kapatılması, proje aşamasında olanların derhal iptal edilmesi ve baraj yapımlarının da durdurulmasını talep ettiklerini dile getirdi.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu, doğa katliamlarına ve baraj ve hidroelektrik santrallerin (HES) neden olduğu kültürel kırıma dikkat çekmek amacıyla bugün Kulp’ta HES inşaatına kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte BDP Amed Milletvekili Emine Ayna da bulunurken, Barış ve Demokrasi Partisi Amed İl Örgütü, kadın kurumları, Hasankeyf’i Yaşatma Platformu, Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H), YDG-H Genç Kadın İnisiyatifi, birçok STK, ilçe belediye başkan ve encümenleri de destek verdi. Yürüyüşe erbaneler de eşlik ederken, ayrıca ‘Ülkemizde baraj istemiyoruz’, ‘Sömürgeciliği yaşama ve yaşatma’, ‘Kürdistan doğası sahipsiz değil” pankartları taşındı.
‘Verimli topraklara mayınlar döşendi’
DTK Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu adına HES inşaatı önünde ilk konuşmayı yapan Zemzem Fedai Bali'nin ardından basın açıklamasını okuyan DTK Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu üyesi Şehbal Şenyurt, yıllardır Bölge’nin hem doğasının hem de insanlarının savaş koşullarına maruz kaldığına dikkat çekti. Yaptığı basın açıklamasında yaşanan savaş boyunca insanların göç etmek zorunda bırakıldığını belirten Şehbal, bu süreçte verimli topraklara mayın döşenerek toprakların kullanılamaz hale geldiğini dile getirdi.
‘Güneşimiz rüzgarımız bize yeter’
Bölge halkının tarihine, kültürüne ve değerlerine her zaman sahip çıktığını belirten Şehbal, “Sermaye güçleri, bu toprakların doğasını, suyunu talan ederek insanlarını iş ile, aş ile, kapitalizmin konfor diyerek pompaladığı tüketim araçları ile sömürü çarklarına esir etmeye çalışacaktır. Güneşimiz, rüzgârımız bize yeterken enerji politikaları adına bize dayatılan HES’ler, barajlar bu köleleştirme araçlarının başında gelmektedir” dedi.
‘Özgürlük talebimiz doğadaki tüm varlıklar içindir’
“Bugüne kadar var oluşumuz, özgürlüklerimiz için unutulmaz ağır bedeller ödeyerek nasıl direndiysek; bundan sonra da, daha da büyük güçle direnmeye devam edeceğiz” diyen Şehbal, özgürlük taleplerinin sadece kendileri için değil, canlı-cansız tüm doğa için olduğunu vurguladı.
HES’lerle ihtiyacın sadece yüzde 5’i karşılanacak
Türkiye’ de yapımı biterek üretime geçen, yapımı devam eden ve yapılması planlanan yaklaşık 2500 HES projesinin mevcut olduğunun altını çizen Şehbal, bu HES projelerin tamamının 2023’de tamamlanmasının öngörüldüğüne işaret etti. Bütün santrallerin ülkenin enerji ihtiyacının sadece yüzde 5’ini karşılayacağına dikkat çeken Şehbal, bu HES’lerin ömrünün ise sadece 25-35 yıl olduğunu kaydetti. Ayrıca Şehbal, “Derelerin getireceği alüvyonlara bağlı olarak ömrü dolan her bir HES’e yeniden işlev kazandırabilmek için, derelerin yönü tekrar değiştirilecek ve şimdiden dur demezsek, bu doğa katliamı, ölüm oyunu kurumayan tek bir dere kalmayıncaya kadar sürecektir. HES’lerin üreteceği bunca küçük bir oran için doğamızın ve canlıların yaşam alanının geri dönülmez biçimde tahrip edilmesi nasıl açıklanabilir?” dedi.
Suyun bütün kullanım hakkı şirketlere veriliyor
HES lisansı alan firmalara, Su Kullanım Hakkı Sözleşmesi ile o suyun tüm kullanım haklarının da devredildiğini açıklamasında belirten Şehbal, yatağında özgürce akan suların, ticari bir metaya dönüştürüldüğünü ifade etti.
“Bütün bu rant politikalarıyla yaşam hakkımızın doğal bir parçası olan suya ulaşım imkanlarımız elimizden alınmakta, sularımız sofralarımıza, satın aldığımız birer pet şişe içinde gelmektedir” şeklinde konuşan Şehbal, toplumun hızla “tüketici toplum” haline getirilmek istendiğine dikkat çekti.
‘Barajlar yeni zorunlu göçe neden olacak’
Barajların yapımı sırasında sular altında kalacak olan köylerin yeni bir zorunlu göçe neden olmasını bir insanlık suçu olarak değerlendiren Şehbal, “Daha önce yaşananlardan da bildiğimiz gibi, insanları yıllarca alıştıkları ve ekonomik etkinlikte bulundukları yerleşim yerlerinden zorunlu göçe maruz bırakmak; halkın kültürel damarları kesilerek gidilen yerlerde sayılamayacak sosyokültürel sorunların yaşanması demektir” ifadelerine yer verdi.
İnşaatı tamamlanan HES’lerin kapatılması, proje aşamasında olanların derhal iptal edilmesi ve baraj yapımlarının da durdurulmasını talep ettiklerini dile getiren Şehbal, doğal dengeyi bozan, halkın suya erişimini sınırlayan ve bölgeyi insansızlaştırmayı hedefleyen HES ve barajları inşa eden şirketlerin bu taleplere ses vermesi gerektiğini kaydetti. DTK Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu adına açıklama yapan Şehbal, açıklamasına şöyle devam etti:
‘HES’lerinizi, barajlarınızı, projelerinizi istemiyoruz!’
“HES’lerinizi, barajlarınızı, bu halka iş diye sunduğunuz tüketim projelerinizi istemiyoruz. Bizim doğamız, toprağımız, suyumuz, kültürel değerlerimizle birlikte sizlerin hayal bile edemeyeceği, etmek de istemeyeceği; binlerce yıldır kendini size rağmen korumuş, dişil, üretken bilgelerimizden süzülen özgür yaşam bilgimiz, bu bilgiyi yaşamsallaştıracak güçlü bir irademiz var.
Bilin ki; Pasur(Kulp)’dan yükselen bu ses, Karadeniz ile, Ege ile Türkiye’nin, Mezopotamya’nın, paranın esareti yerine, dayanışmanın gücünü; talancı enerjinin yerine yenilenebilir enerjiyi seçen, tüketimi değil, emeği yücelterek doğasıyla bütünleşerek üreten toplumu inşa eden bütün dünya sesleri ile buluşuyor. Bu sesler bütün HES ve baraj yapımları, maden işletmeleri, tüm doğa talanları durdurulana kadar ve tüm özgürlüklerimizi elde edene kadar yükselerek direnmeye devam edecek.”
Şehbal Şenyurt'un ardından BDP Amed Milletvekili Emine Ayna ve BDP Amed İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt'ün de konuya ilişkin yaptıkları kısa konuşmaların ardından etkinlik sona erdi.
(gk)

