Haksızlıklara karşı ritmik başkaldırı…

11:54

 


Ruken Çelik -  Zehra Doğan / JINHA


DÊRSIM –  Farklı müzik ritimleriyle yürüyüşlerde yer alan ritim grubu, dünyanın her yerinde haksızlığa karşı ses olmaya devam ediyor. Gruplarının isimsiz olduğunu dile getiren ritim grubu üyesi ve Lamdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği aktivisti İrem Güven, Pank, Regi, salsa ve Anadolu ritimleriyle yürüyüş ve etkinliklerde yer aldıklarını söylüyor.


Dersim Belediyesi tarafından her yıl düzenlenen Munzur Doğa ve Kültür Festivali'nin 13'sü farklı fraksiyonların bir araya gelmesiyle renkli görüntülere sahne oldu. Dersim’e gelerek doğa tahribatı ve kültür asimilasyonuna karşı ritimleriyle ses oluşturan ritim grubu, birçok enstrüman sanatçısının bir araya gelmesiyle oluşuyor. Marakas, tef, ritim çırpıcı, bongo ve tef gibi enstrümanları çalarak yürüyüşleri renklendiren grup üyesi ve Lamdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği aktivisti İrem Güven, Pank, Regi, salsa ve Anadolu ritimleriyle yürüyüş ve etkinliklerde yer aldıklarını belirtti.


‘Baraj yapımına ritmimizle karşı duruyoruz’


Dersim’e gelerek yapılan baraj projelerine karşı ritimleriyle karşı çıktıklarını belirten İrem, “İstanbul’da yaşıyoruz fakat Dersim ve Dersim gibi yerlerde baraj yapılarak doğanın tahribata uğramasına karşı ritmimizle duruş sergiliyoruz. Dersim halkı kendi kültürü ve doğasıyla iç içe yaşayan özgün bir halk. Bunun engellenmesi haksızlıktır. Burada insanlar inançlarını yaşamalı, bunda özgür olmalı” diyerek insanların inançlarından kaynaklı ezilerek hor görülmesinin yanlış olduğunu ifade etti.


‘Çoğunlukla kadın kurumları ve LGBTT derneklerin yürüyüşündeyiz’


Ritim gruplarına isim koymayı istemediklerini söyleyen İrem, farklı fraksiyonlardan insanların gruba dahil olabildiğini ve grup sayısının her zaman değiştiğini belirtti. “Çoğunlukta regi, pank, salsa ritimlerini çalıyoruz” diyerek konuşmasına devam eden İrem, “Tarzımızın dışına çıkarak Anadolu ritimlerini de kullanıyoruz. Örneğin Dersim LGBT yürüyüşünde dokuz sekizlik roman havası ve iki dörtlük halay ritimlerini de çaldık. İnsanlar kendinden olan bir şeye daha sıcak bakar ve daha çok katılım gösterir” şeklinde konuştu. İrem çoğunlukta Kadın kurumları ve LGBTT dernekleri yürüyüşlerine katılım gösterdiklerini belirtti.


Taciz ve tecavüze karşı örgütlü mücadele


Son zamanlarda asker ve devlet dairelerinde çalışanların taciz ve tecavüz olaylarına karıştığına işaret eden İrem, “Devlet taciz ve tecavüzlere karşı sessiz kalıyor. Mücadelemizle bunu ortadan kaldırabiliriz. Devletin bu algısını yok etmek bizlerin örgütlü mücadelemizde. İrem, “Bence LGBT’li bireyler ve kadın kurumları beraber mücadele vermelidir. İki tarafta birbirine uzak bir oluşuma sahip değil, aynıdır. Bu tür olaylara da ve süreçlerde beraber mücadele ederek kazanım sağlanabilir” dedi.


‘Kadınlar ve erkekler ortak mücadele etmeli’


PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 21 Mart Newrozu’nda başlatmış olduğu Barış Süreci’ne de değinen İrem, “Bu süreçte kadınlar öncü rol almalıdır. Kadınlar olmadan barış gerçekleşemez. Fakat kadın kırımına, ezilmişliğine ve uygulanan şiddete karşı her zaman kadınların bilinçlenerek mücadele vermesi gerektiği algısı var. Bu algı tamamen yanlıştır. Kadının verdiği mücadelenin içerisinde erkekler de aktif rol almalıdır. Bu konuda bilinçlenen erkeğin üzerine düşen göre, diğer erkekleri de bilinçlendirmektir. Ancak bu şekilde gerçek anlamada değişim sağlanabilir” sözleriyle konuşmasına son verdi.


Foto: Ruken Çelik


Kamera: Zehra Doğan


(rç/zd)