‘Dersim kadın modeli, Besê, Zarife, Beritan ve Sakine’dir’
19:14
JINHA
DERSÎM – 13’üncü Munzur Doğa ve Kültür Festivali, yapılan "38’den Sakinelere Kadın Özgürleşmesi" konulu panel ile devam ediyor. Panelde konuşma yapan Gültan Kışanak, “Özgürlük mücadelesinde yer alan Dersimli Beritan, Sakine, Besê ve Zarife sembolleştiriliyor fakat yaşanmıyor. Sembolleştirmeden ziyade onları yaşayın, bu mücadeleci kadınların kadın duruşunu bilin” derken, Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin ise, Dersim kadın modelinin Besê, Zarife, Beritan ve Sakine olduğunu vurguladı.
Dersim Belediyesi tarafından her yıl düzenlenen Munzur Doğa ve Kültür Festivali'nin 13'üncüsü, "Dersim'de kültürel ve ekolojik kırıma hayır, diren Dersim" sloganı ile, "38’den Sakinelere Kadın Özgürleşmesi konulu panel yurttaşların yoğun katılımıyla devam ediyor. Moderatörlüğünü Gazeteci Yazar Esra Çiftçi’nin yaptığı panele; Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin, BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak ve HDP Dersim İl Eş Başkanı Fatma Kalsen konuşmacı olarak katıldı. Esra Çiftçi, Paris’te Katledilen Sakine Cansız’a ilişkin duygularını dile getirerek, “Sakine’nin en büyük özelliği bütünleştirici olmasıydı. Her zaman kırgınları barıştırır, barışın elçisi olurdu. Sakine, ölümüyle de aynı görevini yerine getirdi. Paris, Amed ve Dersim cenaze töreninde, aynı görüşü savunmayan birçok insan Sakine için bir aradaydı. Sakine uzun çiçekli elbiseleri giymeyi çok severdi. Bu gün ben de onun için Dersim’de çiçekli elbise giydim” dedi.
‘Örgütlü kadın, demokratikleşerek özgürleşir’
“Kadının kimliksizleştiği bir aile hiçbir zaman mutlu olmaz” diyen HDP Dersim İl Eş Başkanı Fatma Kalsen, Türkiye’de ve dünyada kadın sorununa bakıldığında erkek zihniyetinin sistematikleşerek yönetime girdiğinin görüldüğünü ileri sürdü. Kadın sorununa çözüme dayalı yaklaşılması gerektiğini dile getiren Fatma, sorunun üzerine giderek mücadelenin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Fatma, kadınların özgün kimliğiyle örgütlenmesi gerektiğini söyledi. Kadın katliamlarına, taciz ve tecavüzlere karşı egemen sistemin sessiz kaldığına işaret eden Fatma, “Başbakanın taraf olduğunu göstererek yorum yaptığını her kes biliyor. Fakat başbakan taciz ve tecavüzlere karşı eleştirilerde bulunmuyor. Başbakan bu davaları sürdüren yargının geç ilerlemesini ve erkekten yana taraf olduğunu da eleştirmiyor” şeklinde konuştu.
‘Sakine, kadın mücadelesinin öncüsüdür’
Konuşmasına Sakine Cansız’ı anarak devam eden Fatma, “Sakine, kadın mücadelesinin öncüsüdür. Kürt kadınları yıllarca sokaklarda özgürlük mücadelesinin yanı sıra eşitliğin mücadelesini de sürdürmüştür. Kürt kadınlar, Türkiye’de mücadele edemeyenlere ve Ortadoğu’daki kadınlara örnek model olmuştur. Bu anlamda Sakine’yi Sakine yapan verdiği kadın mücadelesidir” dedi.
38’in modern cumhuriyet kadınları (!)
Fatma’nın ardından Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin Zazaca konuşarak, kadın konulu panele kadınlardan daha çok erkeklerin ilgi göstererek katılım sağladığını görmenin kendilerinin doğru yolda olduğunu gösterdiğini dile getirdi. Kadınların dünyada eşit olmadığını dile getiren Edibe, bu eşitsizliğin Dersim’de inanç ve kültür bağlamından kaynaklı daha az olduğunu ifade etti. Kızılbaş Aleviliğinde kadının önemli ir yerde olduğunu ileri süren Edibe, “Cem ve semah tutulurken kadın olmazsa o cem ve semah tutulmaz çünkü orada eşitlik olmaz” diye kaydetti.
Dersim 38’e işaret ederek konuşmasını sürdüren Edibe, “Bütün savaşlarda olduğu gibi kadınlar Dersim Katliamında da en çok zararı görenler oldular. Kadınlarımız, asker tarafından taciz ve tecavüze uğradılar. Aynı kadınlarımız kendilerini bu defa direnişte silah kuşanarak gösterdi. Bunları Bese ve Zarife örneğinde görebiliriz. Dersim kadını mücadele etmesinin yanı sıra arka planda örgütlenmeyi sağlayan ve düzene koyan kişilerdi. Hepimiz biliriz Dersim kadının acısını. Çocuklarıyla kaçan kadınlar çocuklarını ağlama seslerinin toplumu ele vereceği korkusundan bebeklerini boğmak zorunda kaldılar. Yine aynı kadınlar ele geçememek için kendilerini kayalıklardan attılar” şeklinde konuştu. Dersim 38’inde kız çocuklarının subaylar tarafından ailelerinden zorla koparıldığını dile getiren Edibe, “3 ve 5 yaşları arası kız çocukları ailelerinden zorla kopartıldı. Subaylar, ‘Daha modern bir hayatta cumhuriyetin kadınlarını yaratmak için’ bizi çocuklarımızdan ettiler. Daha büyük kız çocuklarını Elazığ’a yatılı okullara gönderdiler. Daha modern bir kadın adı altında Arapça din dersleri verilen ve evde daha iyi ütü yapabilen modern hizmetçiler yarattılar. Bu acılar unutulmayarak kadının örgütlü mücadelesini daha güçlü bir şekilde vermeliyiz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Panelin moderatörlüğünü yapan Esra Çifti de Paris’te Katledilen Sakine Cansız’a ilişkin duygularını dile getirerek, “Sakine’nin en büyük özelliği bütünleştirici olmasıydı. Her zaman kırgınları barıştırır, barışın elçisi olurdu. Sakine, ölümüyle de aynı görevini yerine getirdi. Paris, Amed ve Dersim cenaze töreninde, aynı görüşü savunmayan birçok insan Sakine için bir aradaydı. Sakine uzun çiçekli elbiseleri giymeyi çok severdi. Bu gün ben de onun için Dersim’de çiçekli elbise giydim” dedi.
‘Sakine, Besê, Zarife ve Beritan’lar sembolleştiriliyor fakat yaşanmıyor’
Esra’nın ardından konuşan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak ise, Dersim’in kadına verdiği değerin ve kadının toplumdaki yerinin sürekli dillendirerek ileriye götürülmemesinin tehlikeli olduğunu ileri sürdü. Gültan, “Kadına karşı eril zihniyetin sistematikleşmiş hali kendini Dersim de de gösteriyor. Alevi inancında kadının yeri önemlidir. Aynı zamanda doğayla bütünleşen Dersim halkının kadını değerli kıldığı da açıktır fakat bu Dersim’de eril zihniyetin hüküm sürdürmediğini göstermez. Dersimliler, kadına karşı duruşu daha ileri safhalara götürebilir. Dünyada, kadına karşı eril zihniyetin uyguladığı politikalar söz konusu iken, dün ile övünerek, bu günün de üzerinden atlayarak yarına hazırlık yapmamak bizleri tekrar kapitalist modernitenin tuzağına düşürür ve sömürür” ifadelerinde bulundu.
Alevi derneklerinde kadın sayısının az olduğuna dikkat çekerek konuşmasına devam eden Gültan, “Ay içinde Alevi yurttaşlarla birçok toplantılarda bulunuyorum. Fakat bu toplantılarda hiç kadın yok. Alevi inancında kadına verilen değer bu kadar söz konusu iken, topluma yön veren, toplum adına konulan ve politika yürüten kurumlarda kadınlarımız neden yok? Kadınlara neden alan açılmıyor? Eril zihniyet sizce burada kendini göstermiyor mu? Kadınlara alan açmadan geleceğin zemini sağlam oluşturamayız” dedi. Gültan ayrıca Dersim örgütlü kadınların sembolleştirildiğini de dile getirerek, “Sakine, Besê, Zarife ve Beritan’lar sembolleştiriliyor fakat yaşanmıyor. Onlar, özgürlük mücadelesinde büyük mücadele vermiş kadınlardır. Bu kadınlar Dersim toprağında büyüdü, Munzur’da yüzdü ve aynı havayı soludu. Onlar sizin kardeşleriniz. Onları sembolleştirmeyin yaşayın” şeklinde konuşarak konuşmasına son verdi.
(rç/zd)

