DTK’dan ekoloji yürüyüşü çağrısı

14:14

 


JINHA


AMED – DTK Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu, yapımı devam eden ve yeni projelerle sürekli gündeme yerleşen HES ve barajlara karşı 29 Temmuz Pazartesi günü düzenlenecek yürüyüş için duyarlılık çağrısı yaptı.


Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu artan doğa katliamları, hidroelektrik santraller (HES) ve barajlara ilişkin olarak 29 Temmuz Pazartesi günü saat 14.30’da yürüyüş düzenliyor. Pasur (Kulp)’ta yapılacak yürüyüşe ilişkin DTK Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu adına komisyonda görev alan Şehbal Şenyurt ve Zemzem Fedai Bali açıklama yaptı.


‘Yeni HES, yeni zorunlu göç demek’


Açıklamasında DTK olarak geçmişte de ekoloji konulu bir çok çalıştay ve konferans gerçekleştirdiklerini belirten Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu üyesi Şehbal Şenyurt, HES’lerin ağırlıklı olarak Pasur’da yapılması nedeniyle orada bir yürüyüş gerçekleştireceklerini dile getirdi. Şehbal, bütün duyarlı kesimlere doğaya, insan yaşamına, kültürel değerlere sahip çıkması, ‘HES’lere ve Barajlara hayır’ demesi için yürüyüşe katılım çağrısında bulundu. Kulp’ta iki HES’in bitirildiği ve 4 tanesinin de şimdilik proje aşamasında olduğunu kaydeden Şehbal, “Yapılan barajlarla birçok köy sular altında bırakılacak. Bu da yeni zorunlu göçler anlamına geliyor. Bu toprakların insanları yaşam modellerinde doğayla iç içe. Sermaye güçleri, bütün modernist yapıları konforlu yaşam adına, iş adına, aş adına bu coğrafyaya bu çözüm sürecinde yıkmaya çalışıyor. Bütün yaşam sermaye tarafından yeniden üretilmeye çalışılacak. Bizlerde diyoruz ki, bu toprakların kendi yaşam akışı içinde insanların kültürel yaşamı ne ise insanlar öyle yaşayacak. HES’ler ve barajlarla, güvenlikçi politikalar çerçevesinde bütün 4 parça Kürdistan’da sınırlardan geçerek insansızlaştırma politikaları yürütülüyor” şeklinde konuştu. Evrendeki her varlığın yaşamını korumak adına özellikle kadınların, erkek egemen, tekçi sisteme karşı yoğun katılımını beklediklerini ifade eden Şehbal, kadınların doğaya karşı verilen mücadeleyi de yükseltmeleri gerektiğini kaydetti.


‘Kendi toprağımızı kendimiz işlemek istiyoruz’


Kadınları 5 bin yıldır doğadan uzaklaştırma çabası verildiğine işaret eden Şehbal, jineoloji bilimi çalışmalarına değinerek, kadının koparıldığı doğaya sahip çıkması için HES’lere karşı mücadeleye çağırdıklarını belirtti. “Yenilenebilir enerji diyoruz. Toprağımızı kendimiz işlemek istiyoruz diyoruz” ifadelerine yer veren Şehbal, tüketim toplumuna karşı üretici bir yaşam modelini öngördüklerini vurguladı. Yapılan ve projelendirilen 2 bin HES’e dikkat çeken Şehbal, bu kadar HES’e ihtiyaç olmadığının altını çizerek, “Sayın Abdullah Öcalan’ın başlattığı bu çözüm sürecinde kadınlar yeni mücadele alanlarında daha güçlü sesle var olacaklar. Çünkü bizim özgürlük mücadelemiz, erkek egemen sistemle olan mücadelemiz ve doğamıza sahip çıkma, doğamızın değerlerini yeniden yaşamsallaştırma süreci, en önce kadınların sahipleneceği bir süreçtir” dedi.


‘Fabrikalar yapılırken halka sorulmuyor’


Çözüm süreciyle birlikte bütün sermaye sahiplerinin Bölge’ye yöneldiğini söyleyen Şehbal, fabrika sahiplerinin bu topraklarda iş alanı planladığını fakat bunu yaparken halka sorulmadığını dile getirdi. Nasıl yaşamak istediklerini halka, kadınlara ve çocuklara sormak gerektiğini belirten Şehbal, açıklamasına şöyle devam etti:


Doğayı incitmeyen bir yaşam talebi


“Bu halk köleci sistemin yeni kötü modelleri ile mi yoksa doğasıyla özgürce yaşayabileceği hayvanlarıyla, ceviz ağaçlarıyla, akan ırmağıyla bir yaşamı mı talep ediyor? Sermaye alanları, bu toprakları talan etmek istiyor. Ama biz katılımcı halkın karar vereceği bir yaşam biçimini savunuyoruz. Yenilenebilir, doğaya zarar vermeyen, incitmeyen insanların birbiriyle daha komünal bir ilişki içinde düşünüyoruz. HES’ler ve barajlar, fabrikalar bize dayatılan köleleştirme yapılarını reddediyoruz. En başta biz kadınlar reddediyoruz. Sadece Kürdistan coğrafyası değil hedef. Bizler, bütün Türkiye, dünya ve Ortadoğu’daki aydın, demokrat, ekolojik, cinsiyet eşitlikçi anlayışlarla ortaklaşmayı hedefliyoruz.


‘Doğa katliamları, zorunlu göçü getirmiştir’


Yıllardır savaş koşullarıyla birlikte köyleri, ormanları yakılarak zorunlu göçe maruz bırakılan halkın tekrar göç etmesine neden olacak koşullara engel olmak amacıyla doğa yürüyüşünü organize ettiklerini ifade eden DTK Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu üyesi Zemzem Fedai Bali, göçün HES’lerle barajlarla hayata geçirilmek istendiğini ve 2 bin bekleyen projesi olan HES sorununun tüm Türkiye’yi ilgilendirdiğine dikkat çekti. Zemzem, insanların yaşamları için ihtiyaç duydukları enerjinin yenilenebilen güneş, rüzgar gibi kaynaklardan da elde edilebileceğine vurgu yaptı.


‘HES’ler Türkiye enerji ihtiyacının sadece yüzde 5’ini karşılıyor’


Ekoloji ve Yerel Yönetimler Komisyonu adına kadınlar ve gençler başta olmak üzere herkesi 29 Temmuz HES yürüyüşüne, Pasur’a davet eden Zemzem, “HES’ler kapatılana kadar mücadele edeceğiz. Şirketler eliyle talan ediliyor doğamız. Şirketlere verildiği zaman suyun kullanım hakkı da bu şirketlere veriliyor. Halkın bu suyu kullanma şansı da kalmıyor. Yani su ticarileşiyor. Diyarbakır’da 60’a yakın baraj düşünülüyor. Biz bunun peşini bırakmayacağız” şeklinde konuştu. Yaptıkları araştırmaya göre 2023 yılına kadar 2 bin tane HES yapılmasının planlandığına işaret eden Zemzem, “Planlanan HES’ler Türkiye enerjisinin sadece yüzde 5’ini karşılıyor. Kürdistan için de Türkiye için de ciddi bir sorun.Bu konuda bütün çevrecilerle ortaklaşa çalışacağız. Kurum kuruluşlarla görüşeceğiz. İlerde bunlarla birlikte ortak eylem gerçekleştireceğiz.” Açıklamasında bulundu.


(pk/gk)