‘Aslı Baş davasında adalet istiyoruz!’
14:42
JINHA
İSTANBUL – İstanbul Feminist Kolektif kadın cinayetlerinin istatiksel değerinin düştüğünü sürekli dile getiren hükümetin aksine, cinayetlerin artmasıyla beraber faillerin de yargılanmadığını dile getirerek Aslı Baş davası için duyarlılık çağrısı yaptı.
İstanbul Feminist Kolektif (İFK), yaptığı yazılı açıklamada 26 Temmuz günü Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan Aslı Baş davası için katılım çağrısı yaptı. İFK, “Erkeklerin her gün 3 kadını öldürdüğü, “yargı”, “devlet” ve “medya” işbirliğine her gün tanık olduğumuz bu ülkede, cinayetin delilleri, silahları, işlenme biçimleri değişiyor belki ama öldürülenlerin kadınlar, öldürenlerin erkekler ve işbirlikçilerin yargı, medya ve devlet olarak kalmaya devam ettiği bu gerçeklik; karşımızda, tanıklıklarımızda, gazetelerde ve tıpkı Aslı Baş’ın düşmesinin kaydedildiği video görüntüleri gibi ekranlarımızdadır” ifadelerine yer verdi.
‘İntihara eğilimliydi, intihar etti’ savunması
Bugüne kadar Türkiye’nin her bir yerinde kadın cinayetleri zaman zaman hükümetin istatiksel verilerine hiç yansımadığına işaret eden kadınlar, bunun nedeni olarak birçok kadın katliamının “intihar etti” olarak işlenmesi olduğunu belirtti.
Aslı Baş, 21 Temmuz 2010 tarihinde, işadamı ve nüfuzlu Ahmet Bayer’e ait Clup Flipper adlı otelde ölü bulundu. Ahmet Bayer, iki oğlu Hakan Bayer ve Volkan Bayer ile arkadaşları Nilgün Okur ve Beyhan Straessner ve Ahmet Bayer’in yakınında olan insanlar tanıklıklarında, “Zaten psikolojik sorunları olan, antidepresan kullanan, intihara eğilimi olan bir kadındı. Aslı Baş çok alkol alırdı, o gece de çok fazla alkol tüketmişti. Ahmet Bayer’in kendisine ilgi göstermemesi nedeni ile birden koşmaya başlayarak, yüksekliği 1 metre, genişliği 90 santimetre olan süs bitkisinin üstünden balıklama atlayarak intihar etmeyi tercih etti” ifadelerini kullanmıştı.
Aslı’nın antidepresan kullanmadığı ve alkol almadığı otopsi raporlarında belirtilirken, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından atanan, ODTÜ’de görev yapan bilirkişiler ise, sanık ve tanıkların beyanlarında anlattığı gibi bir atlama halinin mümkün olamayacağını ifade etti. Tüm açık çelişkilere, bilirkişi raporlarına karşın sanıklar tahliye edildi.
“Artık tek bir kadının dahi şiddet görmesini, canından olmasını istemiyoruz” diyen İFK, kadın cinayetleri davalarında erkek adaletin, şiddet gösteren erkekleri güçlendireceğini, gerçek adaletin ise caydırıcı olacağının altını çizdi.
(pk/gk)

