MEB’den başörtüye yasak talebi

13:17

 


JINHA


Danıştay’ın, 28 Şubat'ta ihraç edilen başörtülü öğretmen için verdiği göreve iade kararına karşılık Milli Eğitim Bakanlığı yasağın sürmesini talep etti.


28 Şubat sürecinde Samsun’un Vezirköprü İlçesi’ndeki Gazi Pansiyonlu İlköğretim Okulu’nda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olan G.D.’nin kılık kıyafet yönetmeliğine uymadığı yani başörtülü olduğu gerekçesiyle görevine son verilmesi kararı, 12 yıl sonra Danıştay tarafından bozuldu. Soruşturma sonucunda düzenlenen raporda, G.D.’nin derslere başörtülü girmek suretiyle Kılık Kıyafet Yönetmeliği’ne uymadığı, ideolojik amaçlarla kurumun huzur, sükun ve çalışma düzenini bozduğundan bahisle 657 sayılı Kanun’un 125/E-a maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarılması teklif edildi. MEB Yüksek Disiplin Kurulu, 1 Ağustos 2001 tarihinde teklifi kabul ederek, öğretmenin memurluktan ihracına karar verdi. Bunun üzerine G.D., Samsun İdare Mahkemesi’ne işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açtı. Mahkeme işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi.


G.D.’nin temyiz talebinin ardından Danıştay, öğretmenin meslekten ihracını oybirliğiyle hukuksuz buldu. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Hukuk Müşavirliği, binlerce başörtülü öğretmen için emsal nitelikteki kararın, “Anayasa’nın Başlangıç bölümündeki Atatürk İlke ve Devrimlerine bağlılığa ve laiklik ilkesine” atıfta bulunarak “karar düzeltme” yoluyla bozulmasını talep etti. AKP Hükümeti’ne bağlı MEB’in Danıştay’ın örnek kararına itirazı, yıllardır süregelen başörtüsü siyaseti ile çelişir nitelik taşırken, bakanlık, başörtülü öğretmene verilen cezayı savunarak mesleğine dönmesine karşı çıktı.


MEB’den karara itiraz


MEB, nisan ayında “karar düzeltme” yoluyla kararın incelenerek bozulmasını talep etti. Danıştay 12. Dairesi’ne sunulmak üzere yazılan ve MEB Hukuk Müşaviri Harun Kaman imzasını taşıyan itirazda, “1982 Anayasası’nın Başlangıç Bölümünde Atatürk İlke ve Devrimlerine bağlılık ve laiklik ilke olarak benimsenmiş, 2. maddesinde de Türkiye Cumhuriyeti’nin, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir” ifadelerine yer verildi. MEB talebinde, kılık kıyafetle ilgili bazı kanun ve genelgelere de atıf yapılarak şöyle denildi:


“Soruşturma raporunda; davacı öğretmenin Kılık Kıyafet Yönetmeliği’ni ihlal ettiği ve bu tutumunu sürdürdüğü belirtilerek, disiplin yönünden; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-a maddesi uyarınca ‘Devlet Memurluğundan Çıkarma’ cezası ile cezalandırılması önerisi getirilmiştir. Görevi esnasında yönetmeliğe uymadığı soruşturma sonucunda sabit olan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E-a maddesi uyarınca memurluktan çıkarma ile cezalandırılması işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerden dolayı karar düzeltme talebimizin kabulü ile bozma kararının kaldırılarak ilk derece mahkeme kararının onanmasına, karar verilmesini arz ederim.”


(gk)