Kadın bedeninde kontrol yasası

09:47

 


Esra Gültekin / JINHA


AMED – Kişisel sağlık bilgilerinin toplanması ve paylaşılması hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Anayasa Mahkemesi’nce iptali üzerine benzer düzenlemeler Torba Yasası’na eklendi. Başta kadınları etkileyen tasarı, her tür özel bilginin üçüncü şahıslarla paylaşılmasını ve hasta mahremiyetinin yok olmasını neden oluyor.


Hükümetin 2 Temmuz’da TBMM’ye sunduğu ve AKP’li vekillerin oyları ile kabul edilen Torba Yasası’nda birçok değişiklik yapıldı. Torba Yasası’nda hasta bilgilerinin üçüncü şahıslarla paylaşılması, hem hastaları hem de hekimleri tedirgin ederken, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sağlık Merkezi Hekimi Dr. Özlem Sezgin Anlı ve Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şube Başkanı Saliha Aydeniz konuya ilişkin kaygılarını dile getirdi. Özlem, “Özellikle tüm hasta hakları açısından bu bilgilerin paylaşılmasını, hekimlik yemini etmiş hiçbir hekimin kabul etmesi mümkün değildir” dedi.


‘Kadın bedeni üzerinde denetim mekanizması kurmaya çalışan bir sistemdir’


Torba Yasası’nın apar topar meclisten geçmesi ve sağlıkla ilgili yapılan değişiklikler, yine kadınları ve kadın bedenini hedef alıyor. Hasta bilgilerinin üçüncü şahıslarla paylaşılmasının hukuksuzluk olduğunu, yasa ile beraber hasta ve hekim arasındaki güvenin tamamen kaybolacağını belirten doktor Özlem Sezgin Anlı, “Kadının hekimle paylaştığı şeyler çoğu zaman eşiyle, ailesiyle paylaşmadığı konular olabiliyor. Bütün bilgilerin paylaşılması kadınların yoğun toplumsal, ailesel baskılar altında gittikleri polikliniklerde bu bilgilerin bir yerlerde toplandığını bilmesi aradaki güveni tamamen yok edecektir. Hasta hekim arasındaki ilişki sağlıklı yürümeyecektir. Kişisel bilgilerin toplanması aynı zamanda kadın bedeni üzerinde bir denetim mekanizması kurmaya çalışan bir sistemdir” derken, yasanın veri toplamadan çok daha büyük sorunlar doğuracağının altını çizdi.


‘Hekimin, hastanın mahremiyetini korumakla yükümlüdür’


Türkiye’de ve Bölge’de kadının doğurganlığının dahi ailesi tarafından denetim altında olduğuna ve kadının bir kuluçka makinesi gibi görüldüğüne işaret eden Özlem, “Örneğin, istenmeyen gebeliklerde kadının ne yapacağına ilişkin bilgi alması ve bunları hekimle paylaşması mümkün olmayacak. Bu, aynı zamanda kadın bedeni üzerinde bir denetim mekanizması kurmaya çalışan bir sistemdir” dedi. “Kadın sağlığı açısından tehdit oluşturulan ve kadın bedeni üzerinde oluşturulan bunca şiddet, katliam varken buna yasal zemin oluşturmak kabul edilir bir durum değildir” diyen Özlem, hasta bilgilerinin üçüncü şahıslarla paylaşılmasının hem hasta, hem insan haklarına aykırı olmasının yanı sıra Dünya Hekimler Birliği’nin hasta haklarına ilişkin maddesinin de doğrudan ihlali olduğunu ifade etti. Özlem, hekimliğin ilkeleri ve ahlakı olan bir meslek olduğuna dikkat çekerken, şu ifadelere yer verdi:


“Hekimin özellikle hastanın mahremiyetini korumak ve bu mahremiyetin yanında yer alma gibi bir durumu var. Hasta hakları açısından bu bilgilerin paylaşılması, hekimlik yemini etmiş bir hekimin kabul etmesi mümkün değil. Dünya Hekimler Birliği’nin hasta haklarına ilişkin maddesini doğrudan ihlal eden bir yasa. Dünya Hekimler Birliği şöyle der: ‘Hastanın, hastalığı süresince hiçbir bilgi, yapılan hiçbir tetkik başka bir şahısla kesinlikle paylaşılamaz. Hasta hatta hayatını kaybetse bile onamı yoksa bu bilgiler kimseyle paylaşılamaz. Dolayısıyla hasta mahremiyetini, hekim hasta arasındaki güveni tehdit eden bir yasadır.”


‘Devlet, sağlığı ticarileştirdi’


Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şube Başkanı Saliha Aydeniz ise, son Torba Yasası’ndaki sağlık bilgilerinin üçüncü şahıslarla paylaşılması ve devletin “sağlıkta dönüşüm” adı altında sağlığı ticarileştirmesinin, gündemden düşmemesi gereken ciddi bir konu olduğunu ifade etti. Saliha, “Hükümet, 2005’te bütün hastaneleri tek çatı altında topluyoruz deyip SSK’ları kapattı ama öncesinde SKK’lar önünde kuyruklar oluşturarak insanları bıkkınlık durumuna getirdiler. İnsanlarda bu durumdan kurtulduklarını sandılar, maalesef SSK’ların kapanması aslında gerçekten iktidarların işine yaradı. Özellere gidip muayene oluyoruz diye sevindi insanlar. Oysa yüzde 90’a varan katkı katılım payı alıyorlar insanlardan. Sağlığın tamamen ticarethanelere dönüştürülmüş halini yaşıyoruz” açıklamasında bulundu.


‘Kadınlar üzerinde hegemonik bir güç olmanın yolunu açmaktadır’


Saliha, sağlık bilgilerinin üçüncü şahıslarla paylaşılmasına ilişkin ise şöyle konuştu:


“Öncelikle hasta ve sağlık çalışanı arasındaki iletişim veya saygı, güven yok olur. Bizler, en yakınımıza anlatamadığımız sorunlarımızı doktorumuza, sağlık çalışanlarına çok rahat anlatıp çözüm yolları arayıp bunun üzerine giderken, böyle bir yasayla tamamen arada oluşan güveni zedelersiniz. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki cinsel istismarın, tecavüzün yaşanmadığı bir gün yok maalesef. Böylesi durumlardan kadın bir şekilde kurtulmanın yolunu ararken, bu durumun birilerinin kulağına gideceğini bilmesi o kişinin, bir doktora başvurmaktansa farklı şekillerde çözüm arayıp kendi hayatına son verecek düzeye gelmesine bile sebep olabilir. Torba Yasası, tamamen insanların yaşam hakkına müdahaledir ve özellikle kadınlar üzerinde hegemonik bir güç olmanın yolunu açmaktadır.”


(gk)