‘Kadınları savunacak devlet hukuku yok’
16:10
JINHA
ÇEWLİG (BİNGÖL) - 16 yaşındaki E.A'ya yapılan cinsel istismar ve tecavüz saldırısına karşı Bölge'deki kadınlar bugün bir kere daha Bingöl Adliyesi önünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Kadınlar adına basın metnini okuyan Şilan Dalgın, "Her kim olursa olsun kadın bedenini istismar eden her türlü eğilimin karşısında kadın özgürlük mücadelesini sürdürecek, tecavüzcüleri kadınların vicdanlarında da yargılayacağımızın sözünü veriyoruz" dedi.
Bingöl’de 8 uzman çavuşun,16 yaşındaki E.A'ya cinsel istismar ve tecavüz saldırısının ardından gelen tepkiler devam ediyor. Bingöl BDP İl Örgütü binası önünde bir araya gelen kadınlar, Çewlikte bir kere daha tecavüzü lanetlemek adına basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Diyarbakır, Hakkari, Bingöl ve Van Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) bileşeni kadınların yanı sıra, DTK Kadın Meclisi, Diyarbakır Barosu, KESK, Diyarbakır TTB, Mezopotamya Aleviler Birliği, Pir Sultan Abdal Diyarbakır Şubesi, TMMOB ve Diyarbakır Kent Kadın Meclisi'nden kadınlar ve Çevligli yurttaşlar katılım gösterdi. Adliye binası önünde gerçekleşen açıklamada kadınlar, “Tecavüz ve savaş insanlık suçudur geçit vermeyeceğiz”, “Tecavüz insanlık suçudur suça ortak olmayalım”, “Sömürgeci uygulamalara son” pankartlarıyla ve “Erkek vuruyor devlet koruyor”, “Jin Jiyan Azadî” sloganlarıyla tepkilerini dile getirdi.
Katılımcı kadınlar adına basın metnini okuyan TMMOB üyesi Şilan Dalgın, " Biz Kürdistan'da yaşayan kadınlar binlerce yıl ahlaki, politik mücadelemizi yükseltmek ve iğrendiğimiz tecavüzcülere karşı ahlaki bir toplum yaratmak için Bingöl'deyiz. Bingöl'de de görüldüğü gibi kadınları savunacak devlet hukuku yoktur" dedi.
'Cezalandırılmazlarsa, biz kadın hukukuyla cezalandıracağız'
Şilan, yargının tecavüzcüleri mahkum etmek yerine koruduğunun altını çizerek, "Devletin, kadının bedeni üzerinden; asimilasyon, inkar, imha ve kirli politikaları halen varlığını sürdürmektedir. Devletin hukuk sistemi içerisinde kadını tecavüz ve cinsel istismara razı göstermekte, erkeği koruyan tutumdan vazgeçmemektedir. Kadın bedeni üzerinden işlenen devlet kaynaklı suçlarda asker, polis, korucu, devlet görevlileri korunmakta bu da hukuk sisteminin cinsiyet özgürlükçü bir politikayla oluşmamasından kaynaklı kadına yaklaşımı ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu.
Şilan, açıklamasına şu sözlerle devam etti:
"Mardin'de 400 askerin tecavüzüne uğrayan Şükran'ın; asker, polis, muhtar, memur, esnafın tecavüzüne uğrayan N.Ç'nin uzman çavuşlar tarafından Bingöl'de bir eve kapatılarak tecavüze uğrayan E.A.'nın hikâyesi, Siirt'te Abdullatif Çekin'in küçük yaştaki iki kadına yönelik cinsel istismarı Kürdistan'da binlerce yıllık savaş kurbanı kadının hikâyesidir. Biz kadınlar olarak Kürdistan'da yürütülen bu kirli savaşta yaşanan suçları savaş suçu sayarak sorumluların açığa çıkmasını istiyoruz. Bu coğrafyanın kültürü haline getirilmek istenen tecavüz kültürüne hiç bir zaman boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Bunun içinde toplumsal hafızamızı hep canlı tutarak kadına karşı işlenen suçların takipçisi olarak hakikatleri araştıracağımızı ve suçluları devlet yargılamaz ve cezalandırmazsa biz kadın hukukuyla cezalandıracağımızı ilan ediyoruz. Her kim olursa olsun kadın bedenini istismar eden her türlü eğilimin karşısında kadın özgürlük mücadelesini sürdürecek, tecavüzcüleri kadınların vicdanlarında da yargılayacağımızın sözünü veriyoruz. Yaşananlara karşı sessiz kalmayacağımızı, mücadelemizi yükselterek kadınların özgürleşmesini saylayacağız.
Kürdistanlı kadınlar olarak; kadına yönelik her türden şiddet uygulayan sömürgecileri, tecavüzcüleri teşhir etmeye devam edeceğiz. Buna karşı mücadelemizi yükselterek örgütlü duruşumuzla tecavüz kültürünü aşacağız. Özgür bir toplumu inşa etmek adına kadına ve halkımıza yönelik her türlü şiddet politikalarına karşı ortak tutum almaya çağırıyoruz"
(eg/zd)

