‘Abdullah Öcalan’ın temsiliyeti birey bazında değil, siyasal temelde ele alınmalıdır’

12:10

JINHA   


AMED – PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın sağlık durumuna dikkat çekmek amacıyla Kardelen Kadın Evi önünde bir araya gelen DÖKH bileşenleri konuya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. DÖKH bileşenleri adına açıklamayı okuyan EPİDEM çalışanı Şimel Beğin, “Sayın Abdullah Öcalan’ın sağlığına dönük talepler diğer tutsaklara dönük sağlık taleplerimizden bağımsız değildir” dedi.       


Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) bileşenleri, çözüm süreci ve 14 yıldır tutuklu bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. DÖKH adına açıklamayı okuyan EPİDEM aktivisti Şimel Beğin, “Sayın Abdullah Öcalan’ın iradesiyle başlatılan çözüm süreci ile birlikte yaşadığımız coğrafyada aylardır ölüm haberleri almıyoruz. Gerilla anneleri de, asker anneleri de kan akıtılmamasının, ölüm haberlerinin gelmemesinin huzurunu yaşıyorlar. Bir umut olarak doğan çözüm süreci ise PKK’nin birinci aşamayı başlatmasına rağmen AKP hükümetinin gerekli adımları atmamasından dolayı kaygıları bağrında taşımaktadır” şeklinde konuştu. 


Şimel, kadınların hem Kürt olmaktan kaynaklı hem de kadın olmaktan kaynaklı iki kere bedel ödediklerine değinirek,“Binlerce yıldır eril zihniyetin her türlü zulüm politikalarıyla, her türlü kırımları gören biz kadınlar, Kürt olmaktan kaynaklı da büyük bedeller ödedik. 30 yılı aşan savaşta devlet görevlilerinin asker, polis, korucuların tecavüzüne maruz kalan kadınların sayısı belli değildir. Kürt kadınları olarak ödediğimiz bedellere karşılık kadın özgürlük mücadelemizi yükseltirken, hakikat arayışının, inancın, bağlılığın, umudun takipçisi olduk” ifadelerine yer verdi.           


‘Barış sadece üzerine şiirler yazılan bir sözcük olarak kalacaktır’


Şimel, konuşmasını şöyle sürüdürdü:


“Milyonlarca insanın iradem olarak gördüğü Sayın Öcalan’ın temsiliyeti birey bazında değil, siyasal temelde ele alınmalıdır. Sayın Öcalan’ın sağlığına dönük talepler diğer tutsaklara dönük sağlık taleplerinden bağımsız değildi. Ancak, 14 yıldır boşaltılmış bir adada tek başına 12 metrekarelik rutubetli bir hücrede Kürt sorununun demokratik çözümü için üzerine düşen sorumlulukları yerine getiren Sayın Öcalan, yine 14 yıldır ciddi bir sağlık kontrolünden geçmemiştir. Bir bireyin sağlıklı olsa dahi günümüz koşullarında 14 yıl boyunca doktora hiç gitmemiş olması büyük şaşkınlık yaratabilmektedir.          


En temel haklardan biri olan sağlık hakkından yararlanması için Sayın Öcalan’ın bulunduğu İmralı cezaevine bağımsız bir sağlık heyetinin gitmesi karşılıklı güvenin sağlanması açısından önemli olacaktır. AKP hükümeti eline geçen bu tarihi fırsatı değerlendirmediği takdirde kadınların, Kürt halkının ve Türkiyeli halkların güvenini kazanamayacak ve barış sadece üzerine şiirler yazılan bir sözcük olarak kalacaktır.          


Bu sürecin doğru değerlendirilmesinin bir aşaması da Sayın Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının oluşturulmasından geçmektedir. Çözüm süreci ele geçmeyecek büyük kazanımsa eğer; AKP hükümetini de sürece dair net tavır almaya ve ciddi adımlar atmaya çağırıyoruz.” 


(eg-şa/zd)