DTK’lı kadınlar: Kürdistan Halkı ve Kadınları sessiz kalmamalı
12:45
JINHA
AMED – DTK Kadın Meclisi Siirt’teki cinsel saldırı olayını kınayarak, “Kürdistanlılar şunu unutmamalıdır: ‘Kadın da olsa, çocuk da olsa vurun’ diyen anlayış savaşı ve soykırımı, Kürdistan üzerinden kadın bedeniyle tarif ediliyorsa kadına namus, kuma, çocuk doğurma aracı, erkeğin yedek gücü, satılacak mal vb. gibi yaklaşımların tümü Kürdistanlı kadınlarca kabul edilmeyecek ve mücadelesi en radikal temelde yükseltilecektir” vurgusu yapıldı.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Kadın Meclisi yaptığı yazılı açıklamada Siirt’teki cinsel saldırı olayını kınadı. Kadın Meclisi, “Özgür, örgütlü mücadelemizin tepkilerini, duruşlarını yükseltmenin zorunluluk haline geldiğini belirtiyoruz. Kürdistan’da kadın mücadelesi boyutlandıkça savaşın sonucu olarak tanımladığımız çocuk istismarı, tecavüz, taciz adeta bilinçli olarak örgütlendirilmektedir” açıklamasında bulundu.
DTK’lı Kadınlar “Çünkü kadın Bedeniyle, Ruhuyla Emeğiyle nasıl ilk sömürülen, köleleştirilen ise Kürdistan’da soykırım politikaları da kadın üzerinden tarif edilmekte ve uygulanmaktadır. Tüm sömürgeci güçlerin aklını başlarına alması gerekmektedir. Kürt kadını ne eski zihniyete uyum gösterir, nede geldiğimiz aşamada Kürt Özgürlük hareketi ve kurumsal dinamikleri bunu kabul eden ideolojik perspektiften yoksundur belirlemesinde bulundu.”
‘Ahlaken, vicdanen ve politik olarak kabul edilemez’
DTK’lı kadınlar, olayın ilk açığa çıktığı andan itibaren Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Kadın Meclisleri, tüm kurum ve bileşenlerin basın ve kamuoyu yoluyla açıkladığı anlayışı, “Kürdistanlı kadınların tavrı ve tutumu” olarak ele aldıklarını belirtti. Kadın meclisi, “Hiç bir Kürdistanlının ahlaken, vicdanen, politik olarak kabul edemeyeceği Abdullatif Çekin olayı ile ilgilenen her Kürdistanlının dersler çıkarması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
DTK Kadın Meclisi yazılı açıklamasında, “Kürdistanlılar şunu unutmamalıdır: ‘Kadın da olsa, çocuk da olsa vurun’ diyen anlayış savaşı ve soykırımı Kürdistan üzerinden kadın bedeniyle tarif ediyorsa; kadına namus, kuma, çocuk doğurma aracı, erkeğin yedek gücü, satılacak mal vb. gibi yaklaşımların tümü Kürdistanlı kadınlarca kabul edilmeyecek ve mücadelesi en radikal temelde yükseltilecektir” ifadelerine yer verdi.
‘Kürdistan’da iddiamız ahlaki ve politik tutumumuzun netliği ve kararlı duruşudur’
“Abdullatif Çekin gibi devletin sosyal ajanlarını bu toprakların kadınları iyi tanıyor” diyen DTK’lı kadınlar, Kürt kadın mücadelesinin bu bilinçle örgütlenmesinden dolayı Kürt kadınlarının katledildiğini, cezaevlerine konulduğunu, işkencelere maruz kaldığını ifade etti. Batman, Van, Mardin, Siirt, Bingöl gibi her olaylar karşısında kadın mücadelesini yükseltmenin örgütlenme gerekçesi olduğunun da altını çizen kadınlar, “Siirt’te de yaşanan bu olaya karşı başta Kürdistanlı kadınlara ve tüm Kürdistan halkına sessiz kalmayacağımızı, onaylamayacağımızı göstermek üzere mücadelemizi yükseltmeye davet ediyoruz. Her yerde kadın öncülüğünde, kadına ve halkımıza yönelik tüm soykırım politikalarının bir devamı olarak gördüğümüzü belirtiyor, özelde kadınları, genelde tüm halkımızı alanlara çıkarak sesini yükseltmeye davet ediyoruz” ifadeleriyle herkesi tecavüzlere karşı sessiz kalmamaya çağırdı.
(pk/gk)

