Yedi ilde nefret cinayetleri kınandı

13:49

JINHA


HABER MERKEZİ – İzmir Kuşadası’nda öldürülen trans kadın Dora için ve diğer tüm nefret cinayetleri ile katledilen LGBT’ler için 7 ilde yürüyüş ve protesto düzenlendi. Etkinlikler ardından yapılan basın açıklamalarında trans cinayetlerinde hükümet ve medyanın rollerine dikkat çekilirken, 2002’den bu yana sadece bilinen 70 trans cinayeti işlendiğine vurgu yaptı.


İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Diyarbakır, Eskişehir ve Adana’da düzenlenen yürüyüş ve protestolarda, “İnsan Öldürmek Ahlaksa Biz Ahlaksızız” ve “Batsın, Batsın LGBT kanlarıyla sulanan ahlakınız batsın” sloganları dikkat çekti. Yapılan açıklamada geçtiğimiz günlerde Barış ve Demokrasi Partisi’nin verdiği LGBT bireylerin sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin, AKP Milletvekili Türkan Dağoğlu’nun “homofobik ve transfobik” sözlerine tanıklık edip reddedildiği hatırlatıldı. Trans cinayetlerinin durdurulmasını isteyen LGBT örgütleri öfkelerini LGBT Blok adı ile yaptıkları bir basın açıklamasında dile getirdi.


İstanbul’da LGBT Blok çatısı altında yapılan basın açıklamasında sadece 2012 yılında 18 trans bireyin nefret cinayetlerinde katledildiğini ifade eden LGBT bireyler, “2002'den bu yana sadece bildiğimiz rakamlara göre 70 trans kadın öldürüldü” dedi.


“30 Mart 2012 sabahı İzmir'in Karabağlar ilçesinde Tuğçe arkadaşımız, yine 5 Nisan günü başından vurularak, 50 bıçak darbesiyle öldürülen ve sevgilisi tarafından makatına kırık bir şişe sokulmuş şekilde bulunan Nükhet'i unutmuş değiliz, unutmayacağız” diyen LGBT Blok, 9 Temmuz Salı gecesi Kuşadası'nda Dora isimli trans kadının da ölümüne transfobinin neden olduğunu belirtti.


Dora gibi yüzlerce LGBT’nin devletin sistematik şiddeti yüzünden can verdiğine işaret eden LGBT Blok, erkek egemen devletin topluma şiddeti, küfrü, ayrımcılığı ve ötekileştirmeyi bir yaşam biçimi olarak dayattığına vurgu yaptı.


‘Trans cinayetleri sistematik ve politiktir’


Dora’nın katledilmesinin ne ilk ne de son olmayacağını ifade eden LGBT bireyler, yaptıkları açıklamada, “Sokaklarda, meydanlarda, alanlarda yıllardır söylüyoruz: Trans cinayetleri sistematik ve politiktir. Devlet, katillere verdiği her türden taviz ve teşvikle trans katliamlarına kapı aralamaya devam etmektedir. Adeta öfke ve umutsuzluğa boğulmuş topluma, ‘Bunlar stres topudur, tüm hıncınızı translardan çıkarabilirsiniz’ denilmektedir. İktidar sahipleri, egemenler, efendiler! Sesimizi duymayanlar, bizi üçüncü sayfalardan, yandaş medyanın taraflı haberlerinden tanıyanlar. Ardı ardına yaşanan bu cinayetlerin ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz” ifadelerine yer verdi.


Kayıpların, tutukluların, gözaltıların takipçisiyiz’


Cinayetlerin önüne geçme kararlılıklarının gün geçtikçe arttığının altını çizen LGBT Blok, yaşanan hukuksuzlukların sadece translara yönelik olmadığını kaydederek “Gezi Parkı direnişi başladığı günden beri kaybettiğimiz 5 canı, onlarca tutuklunun, kaybın ve gözaltının da takipçisiyiz. Artan kadın cinayetleri, savaşa kurban giden gençler, tecavüz dahil her türden erkek eziyetini yaşayan ve yaşamaya devam eden kadınlar ve çocuklar aynı kıyımın farklı yüzleridir. Transseksüeller ise olağanlaştırılmaya çalışılan bu kıyımın en kolay hedefidir” açıklamasında bulundu.

“Hayatlarımız ve canlarımız bu kadar ucuz değildir” vurgusunun yapıldığı açıklamada, tüm muhaliflerle, sosyalistler, feministler, çevreciler, siyasal partiler, heteroseksüeller, anneler, kardeşler, komşular ve dostlarla tüm saldırılara direnmeye devam edeceklerine dikkat çekti.


Açıklamada AKP hükümetinin LGBT’lere yönelik şiddeti körüklediğinin farkında olduklarını dile getiren LGBT Blok, meclis kürsülerinden LGBT’leri “hasta, sapkın ve yozlaşmanın sonucu üremiş yaratıklar” olarak hedef gösterildiklerine işaret ederek bu söylemleri lanetledi.


Ana akım medyanın da AKP hükümetinin söylemlerini destekleyici transfobiyi kışkırtan bir dil kullandığı açıklamasında bulunan LGBT bireyler, LGBT cinayetlerinin bir diğer nedeni olarak medyayı da gösterdi.


Nefret suçları mevzuatı oluşturulmalı


LGBT Blok, yaptığı basın açıklamasında taleplerini şöyle dile getirdi:


“- Eşcinsel, biseksüel, trans ve intersekslere yönelen nefret suçları ile mücadelede, ‘Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği’ ibarelerini de bünyesinde barındıran bir nefret suçları mevzuatı oluşturulmalıdır.


- Transseks işçilerini güvenliksiz çalışma alanlarına iten ve bizzat şiddetin mağduru olmalarına vesile olan ‘fuhuş’ ile ilgili mevzuat değiştirilmelidir. Herkesin istediği işi yapabildiği bir hayat garanti edilmeli ve LGBT bireylerin istihdamıyla ilgili iyileştirici uygulamalar yapılmalıdır.


Kolluk kuvvetleri ve yargı birimlerinin trans bireylere yönelik önyargılı ve ayrımcı tutumuyla mücadele edilmeli, katillerine ‘haksız tahrik’ veya ‘iyi hal’ gerekçeleriyle verilen ceza indirimleri derhal son bulmalıdır, cinayetlerin nefret boyutuna mutlaka vurgu yapılmalıdır.”


LGBT Blok, hala devam etmekte olan, aileleri tarafından öldürülen Ahmet Yıldız ve Roşin Çiçek'in davalarının da takipçisi olduklarına vurgu yaparken, translara yönelen şiddetin, eşcinsellere, kadınlara, engellilere, HIV pozitif bireylere, Kürtlere, Ermenilere, Alevilere, Romanlara, işçilere, emekçilere, sığınmacı/mültecilere, doğaya, hayvanlara yönelen şiddetin bir başka yüzü olduğunun altını çizdi.


(üm/gk)